FİKRİ CİNOKUR/ANTALYA
Antalya Valiliği tarafından uygulamaya konulan Antalya Mavi Akdeniz İnisiyatifi Proje Koordinatörü Ebru Şahin, Antalya Ticaret ve Sanayi Odası (ATSO) Meclis üyelerine Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Konferansı (COP31) süreciyle ilgili bilgi verdi.
Antalya’nın iklim diplomasisinin merkezi olacağını belirten Şahin, COP31 kapsamında Antalya’nın dünyanın dört bir yanından gelecek binlerce katılımcıya ev sahipliği yapacağını, bu etkinliğin kent tanıtımı açısından büyük önem taşıdığını söyledi.
Birleşmiş Milletler himayesinde düzenlenen ve dünyanın en önemli iklim etkinlikleri arasında gösterilen COP31 hazırlıkları hakkında bilgi veren Şahin, 9-20 Kasım tarihleri arasındaki organizasyonun Antalya’nın uluslararası tanıtımına sağlayacağı katkılar, sürdürülebilirlik hedefleri ve iş dünyasının süreçte üstlenebileceği roller hakkında ATSO meclis üyelerine bilgi verdi.
COP31’in, çevresel dönüşüm, yeşil ekonomi ve iklim odaklı yatırımlar açısından Antalya için önemli fırsatlar sunacağına dikkat çeken Şahin, şunları kaydetti:
‘’Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı’nın COP31 hazırlıklarını çevreye duyarlı şekilde yürütüyor. Etkinlik alanı Blue Zone (Mavi Alan) ve Green Zone (Yeşil Alan) olmak üzere iki bölümden oluşacak. Devlet başkanları ve diplomatik heyetlerin yer alacağı Blue Zone sınırlı erişime sahip olacak. Green Zone ise akredite katılımcılara açık bir alan olarak kullanılacak. Her iki alandaki insan hareketliliği Antalya’nın tanıtımı açısından büyük önem taşıyor. COP31 süresince günlük ziyaretçi sayısı Green Zone’da 100 bin, Blue Zone’da ise 50 binin üzerine çıkması bekleniyor. Antalya’ya yönelik yoğun ilgi nedeniyle katılım önceki COP organizasyonlarının üzerine çıkacak. 100’den fazla devlet ve hükümet başkanının etkinliğe katılması bekleniyor. COP 31 Antalya’ya önemli bir küresel görünürlük sağlayacak.’’
"Antalya için yeni fırsatlar yaratılacak"
Antalya Mavi Akdeniz İnisiyatifi Proje koordinatörü Ebru Şahin, COP31’in Antalya için önemli bir tanıtım fırsatı olduğunu, kentin yalnızca turizm potansiyelini değil, sürdürülebilirlik ve çevre koruma alanındaki çalışmalarını da dünyaya anlatma olanağı bulacağını vurguladı. Şahin, ‘’Organizasyon konaklama, gastronomi, ulaşım, yerel üretim ve yaratıcı sektörlerde ekonomik hareketlilik yaratacak. Yeni projelerin hayata geçirilmesi açısından da bu süreç önemli bir fırsat sunacak’’ dedi.
COP31 hazırlıkları kapsamında kurulan Antalya Mavi Akdeniz İnisiyatifi’nin temizlik, ekolojik koruma, farkındalık ve iş birliği başlıkları üzerine kurulduğunu anlatan Ebru Şahin, özellikle denizlerdeki kirliliğin kaynağında önlenmesine odaklandıklarını, akarsular ve tarımsal faaliyetlerden kaynaklanan kirliliğin azaltılması gerektiğine dikkat çekti. Şahin, deniz ekosisteminin korunması ve çevre bilincinin genç kuşaklara aktarılmasının öncelikli hedefleri olduğunu söyledi.
Tek kullanımlık plastiklerin azaltılması amacıyla içme suyu çeşmeleri kurduklarını da ifade eden Şahin, şu ana kadar 17 çeşmenin hizmete alındığını, akarsu bariyer sistemleri, biyoçözünür sera ipleri, depozito iade makineleri, Üç Adalar Bilimsel Koruma Projesi, deniz süpürgesi ve çöp kapar gibi projeler üzerinde de çalıştıklarını bildirdi.
ATSO Yönetim Kurulu Başkanı Yusuf Hacısüleyman da, COP31’in yalnızca bir iklim konferansı olmadığını, gelecek nesilleri doğrudan ilgilendiren önemli bir sürecin de parçası olduğunu belirtti.
İnsanlığın doğayla mücadelesinin tarih boyunca farklı aşamalardan geçtiğini belirten Hacısüleyman, “Bugün geldiğimiz noktada artık doğaya hükmetmekten değil, onu korumaktan söz ediyoruz. Antalya'da sıkça kullandığımız bir kavram var; koruma-kullanma dengesi. Ancak artık koruma tarafına biraz daha ağırlık vermemiz gereken bir döneme giriyoruz. Çünkü gelecek nesillere tükenmiş bir dünya bırakmamak zorundayız” dedi.