FİKRİ CİNOKUR/ANTALYA
Antalya Tarım Konseyi (ATAK), Antalya Valisi Hulusi Şahin’in katılımıyla Ticaret Borsasında gerçekleştirildi. Toplantıda, 9-20 Kasım tarihlerinde Antalya’da gerçekleştirilecek BM İklim Değişikliği Konferansı COP31 kapsamında tarım sektörünün beklentileri ve iklim değişikliğine karşı atılması gereken adımlar değerlendirildi.
Toplantıda, Antalya tarımının dönüşüm yol haritasını oluşturacak “COP31 ATAK Mutabakatı” ile Akdeniz şehirlerini tarım, iklim, çevre ve su ekseninde buluşturacak CityMed-AgriNet (Akdeniz Şehirleri Tarım Ağı) önerileri öne çıktı.
ATAK ve ATB Başkanı Ali Çandır, Antalya’nın tarımsal gücünü geleceğe taşımanın doğal kaynakların korunmasından geçtiğini, Antalya’nın Türkiye açısından önemli bir tarım merkezi olduğunu vurguladı.
BM İklim Konferansı COP31’in Antalya için yalnızca uluslararası bir organizasyon olmadığını, kentin bu büyük buluşmadan kalıcı bir mirasla çıkması gerektiğine dikkat çeken Çandır, ‘’Dünyanın Antalya’ya gelmesi kadar, Antalya’nın bu büyük buluşmadan nasıl bir mirasla çıkacağı da bizim için büyük önem taşıyor. Daha önceki COP’larda iklim politikalarında önemli dönüşümlere zemin hazırlandı. COP31 de gıda güvenliği, sürdürülebilir ve dirençli gıda sistemleri, tarım sektörünün dönüşümü, su ve kuraklık gibi başlıkları Antalya açısından önemli bir fırsata dönüştürdü. COP31’i Antalya tarımı açısından kalıcı bir mirasa dönüştürmek için somut adımlara ihtiyacımız var” dedi.
COP 31 ATAK Tarım Sektörü Beklenti Anketi
ATAK tarafından ‘COP31 ATAK Tarım Sektörü Beklenti Anketi’ hazırladıklarını belirten Çandır, anketin Antalya tarımının iklim değişikliğine ilişkin beklentilerini ortaya koyduğunu söyledi. Anket sonuçlarını açıklayan Çandır, şöyle devam etti:
‘’Ankete katılanların yüzde 53’ü iklim değişikliğini suya bağlı olaylarla, yüzde 30’u ise sıcaklık ve hava olaylarıyla hissediyor. Katılımcıların tamamı ise gelecek 10 yılda iklim sorunlarının artacağını öngörüyor. Katılımcıların yüzde 70’i önümüzdeki 10 yılda üretim miktarının azalacağını, yüzde 89’u ise üretim deseninin değişeceğini düşünüyor. Katılımcıların yüzde 63’ü COP31’in Antalya tarımı için fırsat yaratacağını düşünüyor. Ankette, katılımcıların yüzde 36’sı ise suyun COP31’de Antalya tarımı açısından en öncelikli konu olarak öne çıkmasını istiyor. Katılımcıların yüzde 55’i COP31 sonrasında Antalya için uluslararası bir tarımsal iklim ağı kurulmasını öncelikli somut adım olarak değerlendirirken, yüzde 87’si akıllı sulama teknolojileri ve akıllı tarım uygulamalarının öncelikli yatırım alanları olması gerektiğini düşünüyor. Katılımcıların yüzde 70’i de güneş enerjisinin tarımda yaygınlaştırılmasına destek verdi.’’
COP 31 ATAK Mutabakatı ve Antalya tarımının yol haritası
Anket sonuçlarının, Antalya tarımının COP31’den kalıcı bir kazanım elde etmesi gerektiğini açıkça ortaya koyduğuna dikkat çeken Ali Çandır, bu çalışmaların üç ana başlık altında yürütüleceğini bildirdi. İklim değişikliği ve su, Akıllı tarım ve yapay zeka ile İklim finansmanı başlıklarında oluşturulacak masaların yalnızca sorunların konuşulduğu toplantılar olmayacağını vurgulayan Çandır, şöyle konuştu.
‘’Bu masalarda, (Ne yapmalıyız? Kim yapmalı? Nasıl yapmalıyız? COP31 sonrasında nasıl sürdürülebilir hale getirmeliyiz?) sorularına yanıt aranacak. Bu çalışmalarının sonunda ortaya çıkacak öneriler bir araya getirilerek ‘COP31 ATAK Mutabakatı’ oluşturulacak. Mutabakat yalnızca COP31’de sunulacak bir görüş bildirisi olmayacak, COP31 sonrasında Antalya tarımının dönüşümüne rehberlik edecek ortak bir yol haritası olarak tasarlanacak.’’.
Akdeniz Tarım Ağı
Antalya’nın Akdeniz havzasındaki tarımsal işbirliğinde öncü olması hedefi olması gerektiğini anlatan Başkan Çandır, iklim değişikliğinin Akdeniz havzasındaki etkilerine de dikkat çekti. Antalya’nın güçlü tarımsal üretim ve ihracat yapısı, örtüaltı üretimi, meyvecilik, kesme çiçekçilik, tohumculuk ve fidecilik alanlarındaki deneyimiyle bölgesel işbirliği için önemli bir merkez olduğunu vurgulayan Çandır, şunları kaydetti:
‘’Bu kapsamda “CityMed-AgriNet (Akdeniz Şehirleri Tarım Ağı) kurulmasını öneriyoruz. Bu ağ ile Akdeniz şehirleri arasında tarım, iklim, çevre ve su alanlarında bilgi ve deneyim paylaşımının geliştirilmesi, ortak çözümler ve projeler üretilmesi, teknoloji ve iyi uygulamaların paylaşılması hedefleniyor. CityMed-AgriNet’in COP31 sonrasında da çalışmalarını sürdüren ve yeni işbirlikleri üreten kalıcı bir mekanizmaya dönüşmesini istiyoruz. Bir tarafta Antalya tarımının dönüşüm yol haritasını ortaya koyacak COP31 ATAK Mutabakatı, diğer tarafta Antalya’dan Akdeniz’e uzanan kalıcı bir işbirliği hedefi olarak CityMed-AgriNet olacak.’’
Vali Şahin: Yeni tip tarım modeline geçmeliyiz
Antalya Valisi Hulusi Şahin de, Antalya’da son 30 yılda suyun, toprağın, sıcaklığın ve iklimin değiştiğine dikkat çekti. İklim değişikliğinin bazı alanlarda yeni tarım fırsatları da oluşturduğunu belirten Vali Şahin, şöyle konuştu:
‘’30 yıl önce daha ağır kışlar vardı ve bugün ciddi bir ekonomi konumuna gelen egzotik meyveler tarımını Antalya pek bilmiyordu. Ama bugün iklimin daha da yumuşaması ve ısınmasıyla beraber yeni bir tarım fırsatı doğdu ve bu fırsatı da Antalya gayet iyi değerlendiriyor. Bu değişimi yönetmek zorundayız. Pozitif de olsa, negatif de olsa bir şeylerin değiştiği ortada. Değişimi gören, değişimi hisseden ve buna göre reaksiyon gösteren kazanacak; değişimin farkında olmayan, direnen, umursamayan kaybedecek.”
Antalya’daki seraların değişime uyum sağlaması gerektiğini vurgulayan Şahin, İl Tarım ve Orman Müdürlüğü’nün, Antalya'daki tüm seralara yönelik bir çalışma yaptığını bildirdi. Vali Şahin, ‘’Her sera ne vasıfta, hangi standartta? Bunların yeniden dizayn edilmesi lazım ve yeni tip bir tarım modeline geçmemiz lazım” dedi.
Yeni tarım modelinin akıllı tarım ve sürdürülebilirlik anlayışıyla şekillenmesi gerektiğini dile getiren Vali Şahin, şöyle devam etti:
‘’Enerji ve su iyi yönetilmeli. Buna yönelik artık modern çözümler var. Belli bir takvim içerisinde biz tüm tarımsal üretimimizi yeni tip tarıma dönüştüreceğiz. Bu kapsamda yenilenebilir enerji kullanımı, su hasadı, akıllı su kullanımı ile ilacı ve gübreyi daha akıllı kullanacağız diyebilmeliyiz. Antalya’daki tarımsal faaliyetlerden kaynaklanan atıklar da iyi yönetilmeli. Nehirlerden denize ulaşan atıklar önlenmeli. Deniz bizim en kıymetli varlığımız. Denizi kaybettiğimiz zaman sadece turizmden değil, tarımdan da bahsedemezsiniz. Tarım yalnızca seracılıktan ibaret değil. Sürdürülebilir, yenilenebilir, üreten, geliştiren ve sonraki nesillere daha iyi bir şehir, arazi, sektör bırakan bir nesil olmalıyız.”