FİKRİ CİNOKUR/ANTALYA
Başta Türkiye olmak üzere yurt dışından eskiyen, kirlenen halıların temizlenmesi ve onarımı Antalya’nın Döşemealtı ilçesi Killik köyünde gerçekleştiriliyor.
El dokuması halı ve kilimler temizlenip onarıldıktan sonra renklerinin açılması amacıyla biçilmiş ekin tarlalarında güneşe seriliyor. Tarlalara serilen binlerce halının büyük ilgi çektiği, özellikle hafta sonlarında gezginlerin uğrak yeri haline geldiği belirtildi.
Topkara Halı Yıkama şirketi sahibi Hasan Topkara da halı tarlalarını oluşturan işletmecilerden biri. Topkara, 1978 yılında babası Ali Topkara’dan aldığı işi severek yapıp bugünlere getirdiğini söyledi.
Halı Tarlası sezonun 20 Haziran’da başlayıp 20 Eylül’de sona erdiğini ifade eden Topkara, el dokuması ile ünlü Antalya’nın Döşemealtı Halısının artık üretiminin yapılmadığını kaydetti.
Sadece Türkiye’den değil yurtdışından da temizlenmesi ve bakım onarımının yapılması için halı ve kilim gönderildiğini belirten Topkara, Rusya-Ukrayna, hem de ABD-İsrail ile İran savaşlarının halı sektörünü çok olumsuz etkilediğini söyledi.
Yurt dışından yıkanmak, temizlenmek ve onarılmak üzere gelen kilim ve halıların yüzde 80’inin ABD, diğer kalan kısmının da Almanya, Fransa, Bulgaristan ve Moldavya’dan ‘Geçici ithalat’ karşılığı geldiğini belirten Hasan Topkara, ‘’ABD’den gelen halıların çoğu İran halısı. Bulgaristan’dan göçmen kilimi, Moldavya’dan da Moldov kilimi geliyor. Sektör bu aralar çok zayıfladı. Rusya ve Ukrayna savası zaten iki sezondur kötü gidiyordu. ABD-İsrail ile İran savaşı büyük olumsuzluk yarattı. Avrupa’ya halı satışı düştü’’ dedi.
300 dönüm tarlada 44 bin adet halı
Her iki savaş öncesi 44-45 bin adet halı ve kilim yıkayıp onardığına dikkat çeken Topkara, şöyle devam etti:
‘’Türkiye’den temizlenmek ve onarılmak üzere gelen halıların yüzde 95’i İstanbul olmak üzere, Kayseri ve Konya ile diğer şehirlerden geliyor. Halı ve kilimlerin kullanımı 30 ile 60 yıl arasında değişiyor. Geçmiş dönemde 300 dönüm tarlada 44-45 bin adet halı serip güneşe sererdik. Ancak savaşlar nedeniyle şu anda 7-8 bin adet halı ve kilim serebiliyoruz. Savaşlar nedeniyle son iki sezondur büyük düşüş yaşanıyor. El dokuma halı ve kilim yıkanmaz ise güve yer. Nemli ortamlarda kullanılan halılarda da çürüme olur. Yıkanan halı ve kilimleri güneşe sererek bakterilerden kurtulmasını sağlıyoruz.’’
"Afgan halısı Türk halısına darbe vuruyor"
Son yıllarda Türkiye’ye çeşitli yollardan Afgan halısı girdiğini, bunun da Türk halı sektörüne darbe vurduğunu söyledi. Topkara, ‘’Sıkıntıların çoğu yurtdışından gelen Afgan halıları. Kalitesi çok düşük. Satıcılar 20 dolardan Afgan halısı getiriyor. El dokuma boya ve dokuması daha kaliteli olan Türk kilim ve halısı rekabet edemiyor’’ diye konuştu.