Z Kuşağı’nın konut finansıyla imtihanını konuşmaya devam edelim. Gençlerin olmayan bütçesi üzerinden konut finansını konuşmak anlamsız görünse de, bu işin “ve fakat” kısmı da var.
Yaşam boyu gelir hipotezi
Yaşam boyu gelir hipotezi, bireylerin tüketim ve tasarruf kararlarını yalnızca cari gelirlerine göre değil, çalışma yaşamları boyunca elde etmeyi bekledikleri toplam gelire göre verdiklerini savunur. Rasyonel bireyin, genç yaşlarda görece düşük gelire sahip olsa dahi ileride artması beklenen gelirini dikkate alarak tüketimini dengelemesi, tasarruf ve yatırım kararlarını zamana yayması beklenebilir. Konut yatırımı da bu yaklaşımın en somut uygulama alanlarından biri. Erken yaşta başlanan birikim ve planlı borçlanma, hem finansman maliyetini düşürebilir, hem de konutun yaşam boyu servet birikimine katkısını artırabilir. Tasarrufa geç başlanması ise, aynı konut için daha yüksek borçlanma, daha uzun vade ve daha kırılgan bir hanehalkı bilançosu anlamına gelebilir. Bu nedenle konut finansmanında zamanlama, fiyat kadar belirleyici bir değişken olarak görülmelidir.
Genç yatırımcılar borsa ve kripto işlerini seviyor
Çalışan gözüyle ülkemiz işgücü piyasasındaki çalışma koşulları pek parlak değil. İşin ilginci sendikasız çok çalışma ve düşük reel ücret üzerine kurulu sistem bazı sektörlerde rekabetçi olmayan maliyet yarattığı düşüncesiyle işveren tarafından da pek beğenilmiyor (Mısır’a göçen nice tekstil şirketini düşünelim). Bu yapıda başlangıç aşamasındaki çalışanlardaki ücret düzeyinin genelde düşük olması özellikle dikkat çekici. Yaşam koşullarının getirdiği zorunlu giderlerin ardından bir ihtimal tasarruf şansı ortaya çıktığında da, bu küçük hacimli birikimlerin yönelebileceği yatırım alanları zorunlu olarak sınırlı oluyor. Ana akım yatırım aracı olarak TL-döviz mevduat ve altın yatırımlarının dışında, gözlemlerimiz gençlerin riskli yatırım aracı olarak hisse senedi ve kripto varlık yatırımına yöneldiğini ima ediyor. Yatırımların bir bölümü de kurumsal yatırım fonu sistemlerindeki (temelde TEFAS ve BEFAS) bilgi altyapısı üzerinden yatırım fonları ve bireysel emeklilik fonlarına yöneliyor. Örneğin COVID-19 döneminde borsada ve kripto varlıklarda artan yatırımcı sayısının bir nedeni de gençlerin bu yöndeki risk alma tercihleriydi.
Sıra konut yatırımına da gelir mi?
“Oynamak” ifadesiyle yan yana anılsalar da hisse senedi ve kripto varlık yatırımları tali nitelikte yatırım faaliyeti olarak görülmemeli. Ancak asıl hedef; özellikle 30’lu yaşların bir noktasında mümkünse düşük riskli kaynaklardan elde edilen birikimin konut finansının ön ödemesini teşkil edecek bir büyüklüğe ulaşması olarak belirlenebilir. İkinci adımda da, ülkemizdeki vade koşulları çerçevesinde yaklaşık 4-10 yıl arası olabilecek konut kredisi borcunun alınması-ödenmesi hedeflenebilir. Kuşkusuz, buradaki kritik nokta konut fiyatlarının ve kredilerin erişilebilir maliyetlerde olması.
Z kuşağı konut fiyatlarını ve kredi faizlerini izlemeli
Değerli Z kuşağı; biz de konut sahipliğinin engelli-engebeli yollarından geçtik, geçiyoruz. Bir noktada (ön ödeme tutarının karşılandığı+kredi finansmanının yapılabildiği o an) sen de dümeni ev sahipliğine kırmak isteyebilirsin. İmkanlarını bu yönde seferber etme zorunluluğunu hissedebilirsin. Tahminen bunun iş hayatının 6-10 yıllık döneminde ortaya çıkması mümkün. O noktaya kadar tasarruf yapmak ve bunu da akılcı yatırım stratejileri ile yönetmek gerekiyor. Finansal okuryazarlık şart. İlk hedef ön ödemenin finanse edilmesi. Bir gözünüz de konut piyasasında olmalı. Konut projeleri, fiyatları ve faizler takip edilmeli. Gezin dolanın ama, Ferrarisini satan bilge moduna girmeden, şu 10 yıllık tasarruf-yatırım-konut finansı planını bir düşünün derim.