Ekonomide öncü göstergeler, ekonominin gelecekteki yönü hakkında erken sinyal veren veriler veya ölçütlerdir. Yani ekonomi henüz büyümeden ya da daralmadan önce bu göstergeler hareket etmeye başlar ve işin ne tarafa gittiğini anlarsınız. Turizmde ise en önemli öncü göstergelerden biri rezervasyonlar ise (ulaşım ve konaklama) ise diğeri de özel güvenlik hizmetleri. Bunu Güvenlik Servisleri Organizasyon Derneği (GÜSOD) Başkan Turgay Şahan ile yaklaşık 2 yıl önce yaptığım bir röportajda öğrenmiştim.
Sektörde istihdam açığının özellikle yaz aylarında daha da büyüdüğüne dikkat çeken Şahan, yaz sezonu gelince güvenlikçilerin Ege’ye, daha çok da sezonun uzun olduğu Akdeniz Bölgesi’ne gittiklerini anlatmıştı. Bunun nedeni ise o bölgelerde alacakları nispeten yüksek ücretlerin yanı sıra bahşiş gibi “takviyelerle” ceplerine girecek paranın artmasıydı. İstihdam edenlerin konaklamayı, yeme içmeyi de karşılaması hayatı güvenlikçiler için epey kolay hale getiriyordu. 5-6 ay sonra “Nasıl olsa işim hazır” dedikleri eski işyerlerine geri dönüyorlar ve hele çalıştıkları işyeri Marmara Bölgesi’nde ise hiçbir sıkıntıyla karşılaşmıyorlardı. Ancak geçen hafta hem Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy’un hem de THY yöneticilerinin bilgilendirme toplantılarında “Savaş bitmezse ikinci çeyrek zor olabilir” demeleri üzerine Şahan’ı aradım “Bizim öncü gösterge ne diyor?” diye sormak için.
Şahan da turizmde ikinci çeyreğe ilişkin sıkıntı işaretlerinin geldiğini doğruladı ve şunları anlattı:
“Özel güvenlik elemanları her yıl Akdeniz’e ve Ege’nin güneyine giderlerdi. Ancak bu yıl eskisi gibi büyük göç yok. Çünkü nisanda Almanya ve Avrupa’dan gelen turist azaldı. Uçuş sayısında düşüş var. Bu nedenle otellerin en azından kalıcı bir ateşkese kadar her yılki gibi full olması beklenmiyor. Tesis sahipleri de belirsizlik nedeniyle tedbirli davranıyor. Eskiden otellerden bize mart sonunda “Bize nisanda şu kadar özel güvenlik elemanı gönderin” talebi gelirdi. Şimdi o talep dörtte üçe hatta kimi yerlerde yarıya indi. Bu işaret önümüzdeki dönemin sıkıntılı geçeceğini gösteriyor.”
Öyle görünüyor ki “bir delinin attığı ancak kırk akıllının çıkartamadığı taş” turizmi de vurmaya başladı.