Prof. Dr. FEVZİ YILMAZ - Fatih Sultan Mehmet Vakıf Üniversitesi Öğretim Üyesi
Ünlü FORTUNE dergisi geçen iki asrın ABD şirket liderlerini tiranlar, hatipler, bozguncular, silik yöneticiler, maaşlı yöneticiler, hesap adamı, nötron bombası ve şöhretli gibi sözcüklerle tanımlamıştır: 19. yüzyıl yönetici yapısı ve liderlik hükmedicidir. Standart Petrol’ün kurucusu David Rockefeller zamanı (1800'lı yılların 2.yarısı) tek adam yönetimi dönemidir (Patron-yönetici). Maaşlı yönetici-patron olmayan yönetici-olgusu, 20. yüzyılın başından itibaren yeni rol olarak ortaya çıkmıştır (GM’den, Alfred P. Sloan Jr. böyledir). 1940-1950 yılları arasında yönetim rutinleşmiştir, liderler ve CEO'ler genellikle siliktir. 1959 sonrası, Harold S. Geneen International Telefon ve Telgrafın (ITT) şapkasını takmış ve finans kökenli lider (CEO) devrini başlatmıştır. Bunu konuşkan, dışa dönük ve lobi yapan yönetici tipi (1970 sonrası, GM'in Thomas Murphy'si) izlemiştir. 1981'de Reginald Jones'un yerine GE liderliğine getirilen John F. Welch dönemi yöneticiliği ise “Nötron Bombası” sözcüğü ile anılır olmuştur.
21. yüzyılın 3. on yıllık periyodu TIME dergisinde (December 8, 2025, p:8,9) analiz edilmiş ve ABD şirket tepe yöneticilerinin kendi yollarını nasıl buldukları tartışılmıştır. Yönetici CV’lerinin incelenmesi ile, 125 üniversite ve 175 şirket arasında insan kaynağı yönüyle ilişkiler yumağı görülmüştür. ABD’de yaşayan 4800 siyasetçi, şirket yöneticisi, eğitimci, bilim insanı, inovatör ve yeni alanlardaki genç yöneticilerle yapılan görüşmeler aşağıdaki sonucu vermiştir:
1- ABD’de şirket liderleri eskiden olduğu gibi hala elit okullardan mezun olurlar.
2- Geleceğin liderleri onlarca yıldır, geçmiş yıllarda olduğu gibi belli üniversiteler tarafından yetiştirilmektedir.
Örneğin Yale Üniversitesi, liderler için en iyi üniversiteler listesinde yer alan üniversiteler arasında en fazla şirket lideri yetiştiren üçüncü üniversitedir. Harvard, Stanford, MIT (Massachusetts Teknoloji Enstitüsü) ve Kolombiya Üniversitesi devamlı ilk beşte yer tutmuş üniversitelerdir; geçmişin şirket yöneticilerini hep eğitmiş ve AI ağırlıklı yeni dalga şirketlerinin (Amazon, Nvidia ve AMD gibi) üst yöneticilerini de yetiştirir olmuştur. NewYork üniversiteleri yöneticileri yaptıkları işi, NY’un endüstrisi ve göçmen kültürleri ile bütünleşik olarak yöneticiliğin süper otobanına benzetmişlerdir. “Yapay zekanın önem kazandığı bu dönemde, yeni liderler, sadece eski itibarlı şirket yöneticilerinin yerini almıyor, bilinmeyen mecralar için adeta yol döşüyorlar.” Bunları söyleyen, Kaliforniya Üniversitesi/Berkeley’den (7. Sıra) mezun olan ve Alphabet (9. Sıra) şirketinin otonom alt şirketi Google’ın önceki CEO’su Eric Schmidt’dir. Bay Schmidt bu günlerde Washington Hükümetinin AI politikalarını yönlendiriyor ve AI startup’lara danışmanlık yapıyor.
“Üretken AI işle ilgili birçok şeyi değiştirecektir, ama büyük liderliğin önemini değiştiremeyecektir.” sözü McKinsey yöneticisi Bob Sternfels’e aittir. Devamla, “Bireyler kesin hedef koymayı öğrenmeleri için ilişkiye yatırım yapmalıdır. İlişkilerin önemine yatırım yapan bireyler kendi görevleri için kendilerini geliştirmiş olurlar. Ayrıca takım arkadaşları önemsenmeli, yaratıcılık tarz yapılmalı ve her meydan okumaya empati duyulmalıdır.’’ demiştir. Devlet ve sanat üniversiteleri genç liderlere farklı yetenekler yüklemektedir. Bunlar, kampüs üniversiteleri mezun arşivi-netwörkü (alumni) sağlamak, çevrimiçi destekler vererek ve ekstra araçlarla kariyer basamağı sayısını yükseltmektir. Mezuniyet sonrası, liderler bağlantıları kullanırlar ve McKinsey, PwC, Ey ve KPMG gibi büyük danışmanlık şirketlerine erişimi de sağlayan netwörk hatları ile iş arkadaşı ve çalışan profillerini erkenden oluşturup gelecekteki yöneticiliğe irişim hızını arttırırlar.
AI bilgiye kişisel erişimi çok arttırmış, danışmanlık hizmet alımını sektör olarak az önemli hale getirmiştir. Şirket yönetim kurulları, her işe el atanları önemsemekten vazgeçtiler, yerlerine derin teknik bilgili ve STEM (bilim teknoloji mühendislik matematik) kültürü almış yöneticileri tercih etmektedir. IBM tepedeki pozisyonunu (9. Sıra) yıllardır muhafaza ederken, GE fabrikaları liste dışına düşmüştür. GE her işi yapan konglomera olmaktan çıkmış otonom üç birime ayrılmıştır artık. En güçlü olan alt grup GE-Sağlıktır ve 2025 listesinde 64. sırada yer almıştır. Diğerleri ise GE-Havacılık ve GE-Vernovadır. Geçen asrın son çeyreğinin en iyisi olan GE, bu asrın ikinci çeyreğinde toparlanabilecektir. Liderlik yönüyle ABD’nin en iyi 5 şirketi: McKinsey and Co, IBM, Mass General Brigham, PwC, Goldman Sachs.
Son yıllarda hayat bilimleri ve sağlık bilimleri şirketleri onlarca organizasyonla tepe basamaklara yerleşmiştir. Bu alanlarda liderliğin ileri noktaya eriştiği açıktır. Diğer yandan COVID pandemi ve muhtelif halk sağlığı problemleri sağlıkta inovasyon boşluğu doğurmuş ve girişimcilik için itici gücü oluşturmuştur. Yeni fikirlerle yeni liderlerin önü açılmıştır. Sadece sağlık sektörü değil, dünyamızdaki jeopolitik gerilimler savunma sanayiini, iklim krizi ise teknoloji, enerji ve çevre konularını da önemli yapmaktadır. Yeni liderler her sektörde yeni inovatif fikirlerle sistemi daha iyi çalışır yapmak durumundadır.
Sonuç olarak, hangi dönem ve hangi idari pozisyon olursa olsun zaaflarıyla, coşkularıyla ve yetenekleriyle insan insandır. Türleri, farklılıkları ve benzerlikleri ile liderlik, taşıyanına (insana) bağlıdır. 1979 Eylül’de Chrysler’e lider olan Lee Iacocca ile günümüz ABD iş dünyasının önde gelen lideri Elon Musk birbirlerine çok benziyorlar. Örneğin, Iacocca ABD Başkanlığına oynadı, Musk ise 2025’te bir süreliğine Trump Hükümetinde görev aldı. Iacocca, medya ve magazini çok önemsedi, Musk da öyle. Bütün bunlar niye? Her dönemde Wall Street güçlü liderler ve yıldızlar istiyor da ondan!