Sabah mutad sosyal medya gezintimi yapıyorum. X’te görseliyle birlikte bir paylaşım dikkatimi çekti. Paylaşımı yapan bir borsacı. Yani parasız bir vatandaş değil. Şunları anlatıyor: “Bir balıkçıya geldik, sahibi 'biz sipariş siteleri ve dükkanda farklı fiyat uyguluyoruz' dedi.
Sipariş sitesinde 250 liralık üründe 155 lira fark var. Çok değil mi diye sordum, 155 liradan hiç kazancımız yok hepsini site alıyor dedi.
Yeryüzünde yüzde 60’ın üzerinde komisyon alınan başka sektör yoktur.
Bu lokantada esnaf farklı fiyat uyguluyor kendi inisiyatifiyle ama biliyoruz ki bir çok yerde tam tersi.
Bu düzen piyasada fiyatlamayı bozar halde. Sipariş sitelerindeki fahiş marjlara Ticaret Bakanlığının dokunması şart.”
Tebliğ hele de küçük restoranlara mesafeli!
Paylaşımı görünce Ticaret Bakanlığı’nın geçenlerde açıkladığı “Elektronik Ticarette, Yemek Sipariş Hizmetlerine Yönelik Yeni Düzenleme” başlıklı tebliği hatırladım. Bakanlığın web sitesine girip tebliği tekrar gözden geçirdim.
Son dönemde elektronik ticaret pazar yerlerinin restoranlarla kurduğu ticari ilişkilere yönelik eleştirilerden bunalan bakanlığın tebliğinde zaten bu sıkıntıları giderecek tek düzenleme yok. Her elektronik ticaret pazar yeri paylaşımdaki kadar komisyon almıyor ama o konuda da bir düzenleme bulunmuyor. Restoranlar hele de küçük olanlar iyice sahipsiz.
Enflasyonla mücadelede minik detaylar önem taşımalı
Bu konuda önemli düzenlemelerin hayata geçirilmesini gerekli gördüğünü ifade eden bakanlık tüketiciyi de hiçbir noktada işin içine dahil etmemiş. Vatandaşın ne kadar kazıklandığını görmesi için mutlaka lokantaya gidip internetten sipariş ettiği yemeği bir de orada ısmarlaması şart.
Eşi benzeri az bulunan “enflasyon canavarı”mızla savaşta bu gibi minik detayları da göz önünde bulundurmak şart. Ancak olayın boyutları gözönüne alındığında detaylar o kadar da minik değil. Çünkü her yıl yüzde 20- 30 büyüyen online yemek siparişinin 2024’teki hacmi 150- 170 milyar TL arasında ve toplam yemek pazarındaki payı yaklaşık yüzde 10–11 civarında.