Nasıl Bir Ekonomi Medya Grubu’na bağlı ekonomim.com'un geçen cumartesi günü düzenlediği “Ekonominin Ufuk Turu 2026” zirvesinde, Türkiye’nin önde gelen iş insanları hem Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek’in ekonomiyle ilgili mesajlarını dinleme imkanı buldular, hem de farklı bir iletişimin şahidi oldular.
Şimşek ekonomi programının sonuç verdiğini rakamlarla anlatırken abartmadı, gerçekleşmeleri anlattı ancak risklere dikkat çekerken de işadamlarına “Endişeleri bırakın artık fırsatlara odaklanın” dedi. Yani “Umutsuz durum yoktur, umutsuz insan vardır” demeye getirdi.
Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek’in iletişim dili ocak ayındaki bir başka toplantıyı da akıllara getirdi. Ocak ayında İstanbul’da Halkbank Genel Müdürlüğü’ndeki basın toplantısında Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, 2025’te makroekonomik öngörü ve hedeflerle ilgili bilgilendirme yaparken özellikle reel sektör ve hane halklarının önümüzde 12 aylık enflasyon beklentilerinin hedeflerin çok üzerinde olduğunu gösterdiğini belirterek şunları söylemişti:
“Bu konuda daha etkili bir iletişime ihtiyacımız var. İletişim konusunda hepimize görev düşüyor, kurumlara da görev düşüyor. Reel sektörün çatı kuruluşlarına da görev düşüyor bence. İşte bugün burada yaptığımız da belki bunun bir parçası. Dolayısıyla bütün bakanlarımızın, yine özel sektör çatı kuruluşlarımızın bunu yapması önemli. Sosyal bilimlerde bir kavram var, self-fulfilling prophecy diyorlar. Kendini gerçekleştiren kehanet. Şimdi herkes yarın şöyle bir şey olacak diye beklediğinde olmayacak bir şey ise bile oluyor. Dolayısıyla bu beklentileri iyileştirmek bu anlamda çok kıymetli.”
Şimşek’in zirvede bitişinde bazı işadamlarının tebrik edip “Öğretmeni olsam tebrik edip pekiyi verirdim” demesine neden olan konuşması yalnızca enflasyonla ilgili değil, ekonominin hemen hemen her alanında daha farklı bir iletişim diliyle karşılaşacağımızın işareti oldu: Gerçekçi, verilere dayalı, umut veren ancak, risklere de işaret edip, herkes elini taşın altına koysun diyen.”
Ancak iş Yılmaz ve Şimşek ile bitmiyor. Şimdi sıra bütün bakanların ve bakanlıkların bu iletişim dilini benimsemeleri ve durumu hamaset yapmadan reel sektöre ve hane halkına anlatmaları. Bu konu çok önemli. İşte o zaman ekonominin her alanıyla ilgili beklentiler hızla değişecek.
