Temmuzda 12 şirket halka açılmış olacak. Sermaye Piyasası Kurulu (SPK) son dönemde izinleri kolayca verip “iyi şirketi finansal okur yazarlığı şüpheli(!) yatırımcı seçsin” diyor. Bu durumda hem sermaye piyasasının güçlenmesi, hem de birkaç kuruş kazanmak için gelen küçük yatırımcının yanmaması için esas görev şirket sahiplerine düşüyor.
Para kazanmak için katıldığı halka arzın ilk gününde zararına satacağı aşikar yatırımcıya (!) hisse vermemek, fiyat tespitini ve bilgilendirmeyi doğru yapmak onların görevi. Hisseler düşünülenden az ilgi görmüşse talebi şişirmemek de.
“Hem küçük yatırımcıyı hem de piyasayı düşünen patron nasıl olunur”un cevabını 2004’teki Coca Cola İçecek halka arzı ve şirketin yönetim kurulu başkanı Tuncay Özilhan’ın hikayesini anlatarak vereyim:
Coca-Cola İçecek 2004 yılında 250 milyon dolarlık halka arz için talep topladı. Hisselere 260 milyon dolar talep geldi. Teknik olarak arz yapılabilirdi ama Özilhan, “Talep miktarı halka arzı karşılayacak düzeyde olmasına karşın, şirketimiz halka açılmanın en mükemmel şekilde gerçekleşmesini istediği için erteleme kararı almıştır” diyerek borsa tarihinin ilk iptaline imza attı.
Özilhan basına, “Yurtiçi ve yurtdışından gelen toplam talep halka arzı karşılayacak düzeyde oluştu. Ancak talep miktarının halka arzdan sonra borsada fiyat istikrarını sağlayacak düzeyde olmadığı öngörüldü ve arz ertelendi. Karar, özellikle yurtiçindeki küçük yatırımcıyı korumak amacıyla alındı.” dedi.
İşte böyle adam olunur! Piyasaya mal çakıp kaçmak yerine yatırımcıyı kollayan, paraya değil insana ve güvene değer veren lider duruşudur bu. Toplanan paralar da bir günlük faiziyle birlikte hemen iade edildi. Aradan iki yıl geçti. Şirket 2006'da yeniden yatırımcının karşısına çıktı. 252 milyon dolarlık arza tam 3,1 milyar dolarlık dev talep geldi. O gün hisse alanlar, geçen 20 yılda bedelsizler ve temettülerle Borsa İstanbul'un en kazançlı yatırımını yaptı.
Bugün bazı patronlar yeterli ilgi görmeyen arzları ne pahasına olursa olsun tamamlamaya çalışıyor, arkalarında mağdur yatırımcılar bırakıyorlar. Özilhan ise kısa vadede para toplamayı değil, güveni tercih etti. Bugün dönüp baktığımızda geriye sadece başarılı bir arz değil, sermaye piyasalarına verilmiş çok güçlü bir güven dersi kalmış bulunuyor.