Önceki gün açıklanan Yükseköğretim Kurumları Sınavı (YKS) sonuçlarına bakınca üzülmemek ve karamsar olmamak mümkün değil. Eğitim sisteminin karnesindeki notlar eski tabirle “kırık”. Her yıl olduğu gibi gözler yine dereceye girenlere çevrildi. Oysa asıl bakılması gereken yer ilk 100 değil, tüm katılanların ortaya koyduğu tablo. Çünkü o tablo, Türkiye'nin geleceğine yönelik pek de umut vermiyor.
Tüm adayların girdiği Temel Yeterlilik Testi (TYT) sonuçları alarm zilleri çalıyor. Türkçe’de 40 soruda ortalama 20,5 doğru yapılırken, Temel Matematik'te 40 soruda ortalama yalnızca 6,8 doğruya ulaşılabildi. Sosyal Bilimler'de 20 soruda ortalama 10,2, Fen Bilimleri'nde ise 20 soruda sadece 4,3 doğru yapıldı.
Dört yıllık programlara yerleşmek isteyenlerin girdiği Alan Yeterlilik Testleri (AYT) sonuçları da farklı değil. Matematikte 40 soruda ortalama 6,9 doğru yapıldı. Fizikte 14 soruda 2,5; Kimya'da 13 soruda 1,8; Biyoloji'de 13 soruda 2,6 doğru ortalaması oluştu. Edebiyat-Sosyal Bilimler-1 testinde Türk Dili ve Edebiyatı'nda 24 soruda 6,5; Tarih-1'de 10 soruda 2,3; Coğrafya- 1'de 6 soruda 1,8 doğru yapıldı. Sosyal Bilimler-2 testinde ise Tarih-2'de 11 soruda 1,6; Coğrafya-2'de 11 soruda 2,4; Felsefe Grubu'nda 12 soruda 1,7; Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi'nde 6 soruda 1,4 doğru ortalaması dikkat çekti.
Tabloyu sadece öğrencilerin başarısı ya da başarısızlığı diye okumak büyük hata olur. Bu, eğitim sisteminin karnesi. Yapay zekânın yazılım yazdığı, bilimsel keşiflere katkı sunduğu, ülkelerin teknoloji ve inovasyon yarışında birbirini solladığı bir çağda, temel matematik ve fen bilgisini veremeyen bir eğitim sistemine dayanarak rekabet etmek mümkün değil.
Milyonlarca gencin matematikte 40 soruda ortalama yalnızca 6,8 doğru yaptığı, fen bilimlerinde ise 20 soruda ortalama 4,3 doğruya ulaşabildiği bir ülkede, Milli Eğitim Bakanı Prof. Yusuf Tekin'in son günlerde "Kurtuluş Savaşı mı, Milli Mücadele mi?" tartışmasını gündeme taşıması, eğitim sisteminin asıl sorunlarından ne kadar uzaklaşıldığını gösteriyor. Türkiye'nin ihtiyacı, bu tartışmalar değil; çocuklarına matematiği, bilimi, analitik düşünmeyi ve okuduğunu anlamayı öğretecek gerçek bir eğitim reformu. Ortada başarısız olan milyonlarca genç değil, onları bu tabloya mahkûm eden eğitim sistemi var.
İşte bu yüzden, bu karne hepimizin.