Türkiye çimento sektörünün çatı kuruluşu TÜRKÇİMENTO ülke kalkınmasına katkı sağlamak amacıyla bir yanda sektörel projeler düzenliyor. Aynı zamanda uzun soluklu sosyal sorumluluk çalışmalarına da imza atıyor. Kuruluşun etkinlikleri arasında yer alan Betonart Mimarlık Yaz Okulu ise tam 22 yıldır devam ederek pek çok sektör için bir örnek teşkil ediyor.
2002 yılından bu yana farklı kentlerde, mimarlık öğrencilerine yönelik olarak düzenlenen Betonart Mimarlık Yaz Okulu’na bu yıl Elazığ Fırat Üniversitesi Mimarlık Fakültesi ev sahipliği yaptı.
30 Haziran-9 Temmuz tarihleri arasında Türkiye’nin dört bir yanından gelen 16 mimarlık bölümü öğrencisi bir ekip oluşturdu. Öğrenciler, yoğun bir program çerçevesinde beton malzemeyle çalıştılar. Teorik eğitimin yanı sıra atölye çalışmaları, saha uygulamalarıyla bilgi ve becerilerini artırma imkanı bulan genç mimar adayları, eğitimin sonunda Mimarlık Fakültesinin önündeki alanda kalıcı bir eser yaratarak okula armağan ettiler.
Yaz Okulu Mezuniyet törenini izlemek için küçük bir basın grubu olarak gittiğimiz Elazığ’da akademisyenler ve öğrencilerle sohbet etme imkanı bulduk. Betonart projesi hakkında bilgi aldık.
Etkinlikte; Seza Çimento Genel Müdürü Ahmet Tursun, Çimentaş Genel Müdürü Gürol Özer ve TÜRKÇİMENTO CEO‘su Volkan Bozay ve Polisan Yapıkim Satış Yöneticisi Kuddusi Özbek ve Fırat Üniversitesi Mimarlık Fakültesi Dekanı Betül Bektaş Ekici ilham veren konuşmalar yaptılar. Genç mimarların malzemeyle ilişkisini tasarım ve yaratıcılıkla birleştiren projeye verdikleri destekten duydukları mutluluğu ifade ettiler.
Sunumlar ve sertifika takdimlerinden sonra Fırat Üniversitesi’nin yemyeşil bir orman içindeki harika kampüsünde öğrencilerin yarattığı eserin açılışı yapıldı.. Sonra hep birlikte Mimarlık Fakültesi’nin önünde yer alan eserin çevresinde toplandık. Piknik yaptık. Sohbet ettik. Öğrenciler yarattıkları eserle gurur duyduklarını ve yaşadıkları deneyimin unutulmaz olduğunu ifade ettiler. İki haftadan kısa bir sürede, muazzam bir aşama kaydeden gençlerin neşesi bizleri de mutlu etti. Fırat Üniversitesi’nin kampüsünden geleceğe umutla dolmuş olarak ayrıldık
Güvenli bir yapı için malzeme, tasarım, mühendislik, ve uygulama doğru olmalı
TÜRKÇİMENTO CEO‘su Volkan Bozay, basın buluşmasında betonun doğru kullanımının önemine dikkat çekti. Aynı şekilde, mezuniyet töreninde yaptığı konuşmada da betonun insan hayatını koruyan ve şehirlerin geleceğini şekillendiren tarihin en önemli yapı malzemelerinden birisi olduğunu vurguladı. Ve ekledi ancak…. “güvenli yapılar yalnızca malzemeyle değil, doğru tasarım, doğru mühendislik, doğru uygulama ve güçlü bir bilinçle mümkün olur.”
Bozay, betonun dünyada sudan sonra en çok kullanılan ürün olduğunu, dolayısıyla insanlığın gelişiminde, şehirlerin modernizasyonunda, iklim değişikliğine uyum konusunda ve güvenli yapılarda beton ve dolayısıyla çimentonun vazgeçilmez stratejik bir ürün olduğunu ifade etti. Hedeflerini şu cümleyle özetledi:
“Geleceğin mimarlığında sürdürülebilirlik, düşük karbonlu üretim, kaynak verimliliği ve yeni nesil malzeme çözümleri çok daha önemli hale geliyor biz de sektör olarak bu dönüşüm üzerinde çalışıyoruz.”
Gençlerin malzemeyi anlamadan, geçmiş deneyimlerden ders çıkarmadan ve geleceğin ihtiyaçlarını gözetmeden sağlıklı yapılar tasarlamasının mümkün olmayacağını belirten Volkan Bozay, Betonart’ın misyonunu kısaca şöyle özetledi:
“Bugün burada genç mimarlarımızla birlikte geleceğin şehirlerini konuşuyoruz. Onların betonla kurduğu bu bilinçli ilişki, daha güvenli, daha dayanıklı ve daha sürdürülebilir şehirlerin inşasında çok önemli bir rol oynayacak.”
Marmara Depremi sonrasında doğan bir proje
Betonart projesi, 1999’da yaşanan Marmara Depremi’nin ardından, betonun doğru anlaşılması, doğru kullanılması ve mimarlık eğitimiyle güçlü bir bağ kurması amacıyla ortaya çıktı. Zaman içinde genç mimarların beton malzemesini bilimsel, yaratıcı ve sorumlu bir bakış açısıyla ele aldığı önemli bir eğitim platformuna dönüştü.
İlk eğitim 2002 yılında TÜRKÇİMENTO’nun o dönemki adı olan TÇMB Mimarlık Yaz Okulu altında başladı. 2004 yılında Betonart dergisinin yayın hayatına başlamasıyla Betonart Mimarlık Yaz Okulu adını aldı. Farklı kentlerde düzenlenen programlara bugüne kadar 550’nin üzerinde mimarlık bölümü öğrencisi katıldı.
Bu yılki yaz okulunun küratörlüğünü Yüksek Mimar Can Tamirci üstlendi. Akademik danışmanlığını Doç. Dr. Tuba Nur Olğun ve Doç. Dr. Merve Açıkgenç Ulaş yürüttü. “Standart Sapma” temasıyla düzenlenen programda ayrıca Yüksek Mimar Melike Kavalalı, Yüksek Mimar Kadir Uyanık ve Dr. Mimar/İnşaat Mühendisi Doğan Türkkan moderatör olarak yer aldı.
Alışılmış kalıpların dışına çıkma: Standard Sapma
Betonart Mimarlık Yaz Okulu, her yıl mimarlığın güncel meselelerini farklı bir bakış açısıyla ele alan bir platform olmayı hedefliyor.
Küratör Yüksek Mimar Can Tamirci, konuşmamızda “Standart Sapma” temasını seçerken mimarlıkta alışılmış kalıpların dışına çıkmayı, yerle, iklimle, malzemeyle ve kullanıcıyla kurulan özgün ilişkileri tartışmayı amaçladıklarını söyledi.
Mimarlığın gelişimi çoğu zaman farklı düşünme, sorgulama ve yeni çözümler üretme süreçlerinden besleniyor diyen Tamirci, “Standart Sapma” kavramının mimarlık açısından ne ifade ettiği sorusuna ise şu cevabı verdi:
"Matematikte standart sapma, değerlerin ortalamadan ne kadar uzaklaştığını ifade eden bir kavram. Mimarlıkta ise bu kavramı, tek tip çözümler yerine bağlama özgü, yerel ve yenilikçi yaklaşımların önemini vurgulayan bir çerçeve olarak ele alıyoruz. Çünkü her yerin, her iklimin, her topluluğun ve her malzemenin kendine özgü bir hikâyesi var.”
Betonart’ı başarılı kılan 5 öge
Betonart başarılı bir sosyal sorumluluk projesi olarak benzeri arasından öne çıkan bir çalışma.
- Öncelikle, 22 yıldır değişmeyen bir hedef doğrultusunda ilerliyor. Genç mimarların farklı disiplinlerle bir araya geldiği, özgün fikirlerin üretildiği ve mimarlık tartışmalarına katkı sağlayan sürdürülebilir bir platform oluşturarak ilerliyor.
- Üst yönetim bizzat projeye sahip çıkıyor.
- Bilgi düzeyi yüksek TÜRKÇİMENTO ekibi projenin her aşamasında özveriyle çalışıyor.
- Farklı bölgelerde uygulama yapılarak, projenin kapsamı ve kapsayıcılığı artırılıyor..
- Yaz Okulu paylaşım ve üretim ortamı sunarak, akademik kadronun desteğiyle öğrencilerin takım çalışması yetkinliğinin gelişmesine katkıda bulunuyor.
