Dünyanın farklı noktalarına dağılmış Türk iş kadınları ve akademisyenleri KAGİDER Global çatısı altında buluştu. Beyin göçünü beyin gücüne çevirmeyi hedeflediklerini söyleyen KAGİDER Başkanı Esra Bezircioğlu, “Kadınların küresel ölçekte birbirini bilmesi ve görünür olması artık bir tercih değil, zorunluluk” diyor.
Türkiye Kadın Girişimciler Derneği (KAGİDER), tüm dünyaya yayılmış Türk iş kadınlarını ve akademisyenleri bir araya getirmek için KAGİDER Global’i kurdu. Geçtiğimiz yıl New York, Londra ve Brüksel’de yapılan toplantılarda beyin göçünü beyin gücüne çevirmek için bir araya gelen Türk kadınları, artık girişimcilik ekosistemini yalnızca yerel başarı hikayeleri üzerinden geliştirmeyecek. KAGİDER Global’e 800’ün üzerinde iş kadını, girişimci ve akademisyen üye oldu.
KAGİDER Başkanı Esra Bezircioğlu, kadın girişimciliğinin bugün geldiği noktayı, KAGİDER Global’den Ticaretin Kadınları Platformu’na uzanan projeleri ve kamudan özel sektöre uzanan dönüşüm ihtiyacını EKONOMİ gazetesine anlattı.
KAGİDER Global ile ilgili bilgiler veren Esra Bezircioğlu’na göre bu dönüşüm, sadece iyi niyetli bir açılım değil; değişen dünya düzeninin dayattığı bir gereklilik. Bezircioğlu, “Bugün göç gerçeğini, küresel iş yapma biçimlerini ve girişimciliğin dönüşen dinamiklerini görmezden gelerek yol almak mümkün değil” diyor.
12 ŞUBAT’TA DANIŞMA KURULU TOPLANIYOR
Bu dönüşümün temelinde, KAGİ- DER’in her yıl düzenli olarak topladığı danışma kurulları yer alıyor. Akademisyenler, sektör uzmanları ve farklı disiplinlerden isimlerin katıldığı bu toplantılarda, derneğin güçlü yanlarının yanı sıra eksik kaldığı alanlar da masaya yatırılıyor. Bezircioğlu, iki yıl önce yapılan bir danışma kurulunun KAGİDER açısından bir kırılma noktası olduğunu söylüyor. “Bize çok net bir şey söylediler: Türkiye’deki kadın girişimcileri iyi görüyorsunuz ama yurt dışındaki başarılı kadınları kaçırıyorsunuz. Oysa orada da çok güçlü bir potansiyel var” diyen Bezircioğlu, bu eleştirinin ardından önce tüzük değişikliğine gidildiğini anlatıyor. Bu değişiklikle birlikte, yurt dışında yaşayan ve çalışan girişimci kadınların da KAGİDER’e üye olmasının önü açıldı. Bezircioğlu, “Bu yılın ilk danışma kurulu toplantısını 12 Şubatta gerçekleştireceğiz” bilgisini veriyor.
GLOBAL ADIM İÇİN TÜZÜK DEĞİŞTİ
Tüzük değişikliğinin ardından KAGİDER Global platformu hayata geçirildi. Ancak Bezircioğlu’na göre amaç, sayısal bir büyümeden çok daha fazlası. “Bizim meselemiz liste yapmak değil; birbirini tanıyan, birbirine temas edebilen, birlikte iş yapabilen bir yapı kurmak” diyor. KAGİDER Global’in ilk fiziki buluşmaları New York, Londra ve Brüksel’de gerçekleştirildi. New York ve Londra’daki toplantılara 100’ün üzerinde girişimci kadının katılması, beklentilerin de ötesinde bir ilgiye işaret etti. Bezircioğlu, bu buluşmaların atmosferini şöyle anlatıyor: “Birbirlerinin adını duyan ama hiç tanışmayan kadınlar ilk kez aynı odada buluştu. Aynı sektörde çalışanlar, tamamlayıcı iş yapanlar, hatta birbirine müşteri olabilecek kadınlar vardı. Ortaya çıkan sinerji tarif edilemezdi.”
Bugün KAGİDER Global havuzunda yaklaşık 800 yurt dışı bağlantılı girişimci, profesyonel ve akademisyen bulunuyor. Ancak Bezircioğlu’na göre asıl hedef bu sayının artması değil, ağın aktif çalışması: “Birbirimizin ne iş yaptığını bilirsek, ayakta kalma şansımız artıyor. Görünürlük hayati.”
Bu yaklaşımın en somut örneklerinden biri Ticaretin Kadınları Platformu. Dünya Bankası desteğiyle başlayan ve Garanti BBVA’nın yol arkadaşlığıyla büyüyen platform, kadın girişimcilerle satın alma karar vericilerini aynı zeminde buluşturuyor. Platform, Türkiye haritası üzerinden çalışan yapısıyla büyük şehirlerden Anadolu’nun farklı noktalarına kadar uzanıyor. Bu yıl 8 Martta Birleşmiş Milletler’e bu proje ile bir heyet olarak gidecekler. Kadının Statüsü Komisyonu’nda (CSW) Türkiye’de yapılan çalışmaları anlatacaklar. Bezircioğlu, “Biz 8 Martta yapılacak ana toplantının gündemindeyiz. Burada politika yapıcılarından dünyanın önde gelen kadınlarına kadar Ticaretin Kadınları Platformu’nu anlatacağız. Proje belediyelerden özel sektöre, ihalelerden kurumsal satın alma süreçlerine kadar pek çok fırsat, girişimci kadınlar için görünür hale geliyor. Özellikle kamu ihaleleri konusunda kadın girişimcilerin önünde ciddi bir psikolojik bariyer var. Kanunen herkes ihalelere girebilir ama kadınlar teminat, hak ediş ve nakit akışı risklerinden çekiniyor. Bu noktada pozitif ayrımcılığa ve destekleyici mekanizmalara ihtiyaç var.”
SATIN ALMACI–GİRİŞİMCİ BULUŞMALARINDA KAPI AÇIYOR
KAGİDER’in en çok ses getiren çalışmalarından biri de satın almacı– girişimci buluşmaları. Lütfi Kırdar’da düzenlenen son etkinlikte, randevu sistemiyle 1.096 bire bir görüşme gerçekleştirildi. Yıldız Holding’den Koç ve Sabancı iştiraklerine, bankalardan büyük sanayi şirketlerine kadar çok sayıda kurumun satın alma yetkilisi girişimci kadınlarla doğrudan temas kurdu. “Üyelerimizden gelen geri bildirim çok netti” diyen Bezircioğlu, şunları söylüyor: “İki yılda kapısından giremeyeceğim kişilerle bir günde görüştüm, dediler. Bu bizim için ölçülebilir ve çok somut bir başarı.” Etkinliğin neredeyse sıfır bütçeyle gerçekleştirilmiş olması da KAGİDER açısından ayrı bir önem taşıyor.
KADINLARIN İSTİHDAMI ARTMADAN KADIN GİRİŞİMCİ ARTMA
KAGİDER’in kadın girişimci ekosisteminin gelişmesi için çalıştığını kaydeden Bezircioğlu, “Girişimci ekosistemine hizmet edebilmesi için önce istihdamda kadının oranını artırılıyor olması lazım. Çünkü benim gibi birçok kadın Türkiye'de aileden gelen bir şirketi yoksa ne yapıyor, profesyonel iş hayatında deneyim kazanıyor, bir iş fikri oluyor, para biriktiriyor, sermayesini oluşturuyor, ondan sonra girişimci olabiliyor” diyor.
16 YILDIR GELECEĞİN KADIN LİDERLERİ’Nİ YETİŞTİRİYOR
KAGİDER’in 16 yıldır sürdürdüğü Geleceğin Kadın Liderleri (GKL) programı, derneğin etki odaklı yaklaşımının en güçlü örneklerinden biri. Bugüne kadar 1.950 mezun veren programın etki analizi çarpıcı; mezunların yüzde 92’si iş hayatında aktif. Yüzde 97’si programın hayatlarını yönlendirdiğini söylüyor. Bezircioğlu’na göre bu başarı, ölçümleme kültürü sayesinde mümkün oldu: “Artık projelere başlamadan önce neden yaptığımızı, sonunda ne elde ettiğimizi net olarak tanımlıyoruz. Etkiyi görmeden ilerlemek mümkün değil.”
KAGİDER’den kadınların kamu ihalelerinde öne çıkması için 5 öneri
▶ Teminat oranlarının düşürülmesi.
▶ Hak edişlerin öne çekilmesi
▶ Ön ödemeli sistemlerin yaygınlaştırılması.
▶ Satın alma süreçlerinde görünürlük.
▶ Pozitif ayrımcılığı teşvik eden uygulamalar.
“Zaman mevcut girişimleri ayakta tutma zamanı”
Bezircioğlu, girişimcilik kavramının bugün hâlâ romantize edildiğini düşünüyor. Ekonomik koşulların sertleştiği, finansmana erişimin zorlaştığı bir dönemde sıfırdan iş kurmanın ciddi bir risk içerdiğini vurguluyor. Bezircioğlu, “Bugün sıfırdan bir iş kuracaksanız, en az iki yıllık operasyonel gideri gözden çıkarmış olmanız gerekiyor. Sadece paranızın olması yetmiyor; ‘güle güle’ diyebileceğiniz bir para olması lazım” diyor. Bu nedenle KAGİDER’in odağının son dönemde yeni girişim yaratmaktan çok, mevcut girişimlerin ayakta kalmasını sağlamak olduğunu belirtiyor. Üyelerin birbirine hizmet sunabilmesi, indirimler yapabilmesi, tedarikçi–müşteri ilişkileri kurabilmesi bu yaklaşımın önemli bir parçası.
Kandilli Rasathanesi’nden girişimciliğe
Türkiye’yi yasa boğan 6 Şubat depremlerinin üçüncü yıl dönümüne yaklaşırken, Esra Bezircioğlu ile sohbetimizde onun jeofizik mühendisi olduğunu öğreniyorum. Bezircioğlu, ‘deprem dede’ olarak anılan Ahmet Işıkara’nın yönetimindeki Kandilli Rasathanesi’nde bir dönem mesleğini yapmış. Daha sonra akademiden ayrılıp, profesyonel hayata adım atmış. Onu girişimciliğe taşıyan ‘dayanıklığının’ temelinde bu deneyiminin önemli bir yeri var.
