Türkiye Ortadoğu’daki savaşa rağmen yılın ilk çeyreğinde turizmde durumu “en azından şimdilik” kurtarmayı başarmış görünüyor. Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, İstanbul’da Atatürk Kültür Merkezi’nde düzenlediği basın toplantısında 2026 yılı ilk çeyrek turizm verilerini açıkladı.
Ersoy’un verdiği bilgiye göre yılın ilk üç ayında Türkiye’ye gelen turist sayısı geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 4,2’lik artışla 9 milyon 219 bine ulaştı. Özellikle savaşın en yoğun yaşandığı aylardan martta turist sayısının geçen yılın aynı ayına göre yüzde 8,2 artışla 3 milyon 240 bine çıkması iyi bir gerçekleşme. Turizm geliri de ilk çeyrekte yine yüzde 4,2 artışla 9 milyar 896 milyon dolar oldu.
Küresel ölçekte son derece hassas bir dönemden geçildiğini ifade eden Ersoy’a göre bugün Türkiye dahil dünyanın önde gelen turizm destinasyonlarının tamamı başta çatışma bölgelerine olan mesafeleri, bulunduğu coğrafya ve komşuları ile orantılı olarak benzer etkilerle karşı karşıya bulunuyor.
İlk çeyrek verilerinin tüm küresel zorluklara rağmen turizmde yılın artıda karşılandığını gösterdiğini söyleyen Ersoy bu tablonun planlı, koordineli ve sahada aktif şekilde yürütülen bir sürecin sonucu olduğunun altını çiziyor.
Öncelikle tanıtım tarafında çok güçlü bir refleks gösterilmiş. Savaşın başlamasında hemen sonra birçok hedef pazarda tanıtım çalışmalarını 2 katına çıkartılıp Türkiye’nin güçlü, güvenli ve cazip bir destinasyon olduğu mesajı küresel ölçekte verilmiş. ‘Erişilebilirlik’ ve ‘kapasite yönetimi’ konularında havayolu sektörü ve tur operatörleriyle yoğun işbirliği yürütülmüş.
Süreci yalnızca ilk çeyrek verileriyle sınırlı değerlendirmediklerini söyleyen Kültür ve Turizm Bakanı Ersoy şöyle konuştu: “Özellikle zor bir ikinci çeyreğin ve savaşın yarattığı olumsuzlukların da yoğun hissedileceği bir sürecin bizi beklediğini görebiliyoruz. Çatışma sürecindeki belirsizlik, enerji fiyatlarındaki anlık dalgalanmalar ve küresel ekonomiye getirdiği yükler kalıcı ateşkes sağlanana kadar ki süreçte turistik seyahatlerde son dakika rezervasyonlarının yoğun yaşanacağı bir dönemi işaret ediyor. Gerçekleşirse kalıcı ateşkes ile birlikte son derece hızlı bir toparlanmanın olacağını öngörüyoruz.”