ONUR ÜNLÜ
Karbon azaltımı gündeme gelince önce teknoloji isimleri öne çıkıyor; kararlar çoğu zaman ‘duyduklarımızın’ etkisiyle hızla veriliyor. Oysa sahada farkı yaratan, seçtiğiniz teknolojiden önce hangi sırayla ilerlediğinizdir. Ölçmeden, analiz etmeden, girdi-çıktı dengeleri oluşturmadan yapılan yatırım pahalıya patlar; doğru analiz yapıldığında ve sırayla gidildiğinde ise sağlanacak tasarruflar dönüşümü finanse eder. Bu yaklaşım ile karşı karşıya kalınan maliyet oynaklığı, arz güvenliği ve tedarik zinciri baskısı gibi ticareti derinden etkileyen başlıklar da adreslenir ve ön alınır. Bugün bir yönetici için mesele, emisyon azaltımı, enerji dönüşümü ya da atıkların değerlendirilmesinin ötesinde, tüm bunları şirketin nakit akışını bozmadan ve hatta mümkünse güçlendirerek hayata geçirmek. Bu nedenle doğru reçete, bir teknoloji listesi değil, adım adım ilerleyen bir yönetim programıdır.
İlk adım: Ölçüm & Analiz
Atılması gereken ilk adım, mevcut durumunuzu net bir resim olarak masaya yatırmak. Bunun için enerji etüdü ile ‘nerede, ne için, nasıl ve hangi yoğunlukta tüketiyorum’ sorularını ortaya koymanız şart. Enerji etüdü tüm süreçlerinizi görünür kılar ve size tüm çalışmalarınız için bir başlangıç seviyesi (baz çizgi) verir. Bu noktada hem işletme bazında hem de prosesler kırılımında kullanabileceğiniz en temel metrik ‘Spesifik Enerji Tüketimi’dir (SET). Örneğin bir süt tesisinde SET’i ‘kWh/ton süt’ gibi birim başına izleyip, aynı yaklaşımı kritik proseslerde de uyguladığınızda, iyileştirmenin ve yatırımın performansını net görürsünüz. SET düşerse rekabet gücü yükselir. SET ile beraber enerji yoğunluğu (enerji gideri/ciro-%) ve spesifik emisyon (tCO2e/ürün) parametrelerini de izlerseniz daha kapsamlı bir analiz ve takip sağlarsınız. Bu çalışmaların sonucunda hızlı kazanımlar belirlenir ve yatırım portföyü doğru sıraya dizilir.
İsrafı önle: Tasarruf
İkinci adım yatırım yapmadan operasyonel iyileştirmeler ile işletme disiplini sağlama ve israfı ortadan kaldırmadır. İşletmenizdeki su, buhar ve basınçlı hava kaçakları, yanlış proses SET değerleri, gereksiz veya boşta çalışmalar, yalıtım eksiklikleri vb. konuların üzerine giderek yatırım yapmadan ölçülebilir iyileştirmeler sağlayabilirsiniz. Hatta sektöre ve tesise göre değişmekle birlikte, disiplinli operasyonel iyileştirmelerle ilk aşamada yüzde 4–11 bandında tasarruf elde edebilirsiniz. Bu iyileştirmelerin kalıcı olabilmesi için yazılı takip, sorumluların belirlenmesi ve periyodik kontrol önemlidir. Örneğin basınçlı havada 1 bar düşüş tasarruf getirir fakat kontrol mekanizması yoksa bir ‘tek proses ihtiyacı’ gerekçesiyle ayarlar geri alınır ve kazanım kaybolur.
Verimlilik ve dönüşüm yatırımları
Artık sıra, enerji etüdü ve detay analizlerle öncelik sırasına koyduğunuz verimlilik ve dönüşüm yatırımlarında. Kritik kural şudur: Verimliliği artırmadan ve dönüşüm seçeneklerini görmeden kapasite seçmeyin. Örneğin ısı pompası ile fosilden çıkış mümkünse kazanı ‘kalan ihtiyaç’ kadar kurgulamak yeterlidir. Aksi durumda gereğinden büyük yatırım ortaya çıkar. Proses iyileştirmeleri, yardımcı tesis dönüşümleri, ısı geri kazanımı, iklimlendirme optimizasyonları ve otomasyon gibi yatırımlarda tek bir göstergeye değil, tasarruf (kWh/TL), CAPEX, finansman maliyeti ve yatırımın kendini amorti etme süresine (payback) birlikte bakmak kritiktir. Teşvikler (VAP kapsamında %30 hibe gibi) doğru kurgulanırsa geri dönüş süresini kısaltan bir kaldıraç etkisi yaratır. Projenin sağlayacağı faydaların garanti altına alınabilmesi için ‘ölçme ve doğrulama’ yönteminin de baştan tasarlanması ve ortaya konulması önemlidir.
Yenilenebilir final
Enerjiyi minimize ettikten ve enerji dönüşüm yatırımlarıyla fosil yakıttan elektriğe döndükten sonra artık ihtiyacı yenilenebilir enerjiden karşılamanın vakti gelmiştir. Bu aşamada tek metrik yeter: Toplam elektrik tüketimi içinde yenilenebilir payı… Pay yükseldikçe karbon etkisi kalıcılaşır ve arz riskine dayanıklılık artar. Tüm bu süreçte en büyük yanılgı da şudur: Yenilenebilir ‘ilk adım’ sanılırsa gereğinden büyük kapasiteye yatırım yapılır. Bu da finansal kaynağı kilitleyip sonraki verimlilik projelerini zorlaştırır.
Unutulmamalıdır ki tedarik zincirleri sizden bugünden yarına karbon nötr olmanızı beklemiyor. Bu bir süreç; sizden beklenen önce planınızı paylaşmanız, sonrasında ise şeffaf bilgi paylaşımıyla bu yolculuğu raporlamanız. Bugün bu köşede paylaştığımız reçete dahilinde doğru sırayla ilerlendiğinde her adım bir sonrakini kolaylaştırır ve finanse eder. Bu yüzden karbon azaltımını bir maliyet kalemi değil, iyi yönetildiğinde rekabetçiliği güçlendiren bir dönüşüm yatırımı olarak görmek gerekir.