HİLMİ GÜVENAL - İŞ İNSANI/YAZAR
Milli takım büyük hayal kırıklığı yarattı. Ardından sadece futbolla ilgilenenler değil iş dünyasının ve akademinin ünlüleri de yazdılar.
Futbolu iş hayatına benzetenler bir şeyi karıştırıyor. Futbolun farkı iyi yönetilmesi değil. Sonucun saklanamaması. Sizin dünyanızda sonuçla gerçek arasına birçok şey girebilir.Kötü geçen çeyrek. Başarısız bir ürün. İşlemeyen bir strateji. Yanlış bir satın alma. Hepsinin bir açıklaması bulunur. Makro koşullar dersiniz. Geçiş dönemi dersiniz. Öğreniyoruz dersiniz. Uzun vadeye oynuyoruz dersiniz. Sonuç değişmez ama hikâyesi değişir. Çünkü birçok kurumda skorla anlatı arasında geniş bir alan vardır. Ve o alanın içinde kariyerler kurulur.
Futbolda ise alan çok dardır. Doksan dakika biter. Tabela yanar. Ne yazıyorsa odur. Atamadığınız golü yeniden çerçeveleyemezsiniz. Yediğiniz golü gelecek çeyreğe taşıyamazsınız. Skorun üzerinde çalıştay yapılamaz. Belki de bu yüzden futbol üzerine konuşanların önemli bir kısmı oyundan değil, insan yönetiminden bahsetmeye başlar.
Liderlik. Motivasyon. Takım kültürü. Performans yönetimi. Yetenek geliştirme. Sanki mesele futbol değil de büyük bir insan kaynakları projesiymiş gibi. Oysa futbolun rahatsız edici tarafı tam burada başlar. İnsan yönetimi önemlidir. Liderlik önemlidir. Kültür önemlidir. Ama hiçbiri skoru ortadan kaldırmaz. Hatta değerleri tam tersinden ölçülür. Çünkü futbolda kültür, skor kötü giderken ortaya çıkar. Liderlik, işler bozulduğunda görünür. Takım ruhu, geriye düştüğünde test edilir. Ve bütün bu kavramlar sonunda tek bir yere çıkar: Tabela.
İş dünyasında kötü sonuç iyi bir sunumla yaşayabilir. Futbolda kötü sonuç sadece kötü sonuçtur. Bu yüzden futbol bana hiçbir zaman yönetim dersi gibi gelmedi. Daha çok hesap verme dersi gibi geldi. Belki de insanları rahatsız eden tarafı budur. Çünkü futbol bize insan yönetiminin sınırını gösterir. Ne kadar iyi konuşursanız konuşun, ne kadar doğru kültürü kurarsanız kurun, ne kadar güçlü liderlik sergilerseniz sergileyin…
Sonunda biri skoru belirleyen golü atar. Ve o kişi siz değilsinizdir.