Türkiye'de zeytinyağında tağşiş ve taklit ürünlerle mücadele yıllardır gündemde. Tarım ve Orman Bakanlığı'nın açıkladığı listeler büyüdükçe tüketicinin kafası daha da karışıyor. Bir yanda laboratuvar analizleri, diğer yanda evde yapılan "donma testi", "yanma testi" gibi bilimsel temeli olmayan yöntemler... Sonuçta tüketici güveneceği bir referans arıyor.
Akhisarlı zeytinyağı üreticisi Mustafa Alhat da yıllardır bu mücadelenin en görünür isimlerinden biri. Geçtiğimiz günlerde yaptığı dikkat çekici sosyal medya paylaşımında ise bugüne kadar birçok kişinin gözden kaçırdığı önemli bir noktaya işaret etti.
Alhat'ın dikkat çektiği konu, ambalajların üzerinde yer alan ve çoğu tüketicinin "üretim izni" sandığı işletme kayıt numarası. Oysa bu numara bir kalite onayı ya da güvenilirlik belgesi değil; yalnızca işletmenin resmi kayıtlarda yer aldığını gösteren bir kayıt kodu. Başka bir ifadeyle, tüketicinin ürünü gönül rahatlığıyla almasını sağlayacak bir garanti sunmuyor.
Bu nedenle belki de bugüne kadar yanlış soruyu sorduk. "Bakanlık neden üretim iznini iptal etmiyor?" diye eleştirirken aslında ortada iptal edilecek bir üretim izni bulunmadığını fark edemedik. İşletme kayıt sistemi, denetim açısından gerekli olsa da tek başına kalite güvencesi oluşturmuyor.
Asıl tartışılması gereken ise Alhat'ın önerdiği çözüm. Bugün hayvansal gıda işletmeleri için uygulanan ve belirli teknik yeterlilikleri zorunlu kılan onay mekanizmasının, zeytinyağı dahil tüm gıdaları kapsayacak şekilde genişletilmesi. Çünkü onay belgesi, sadece kayıt altına almakla kalmıyor; işletmenin belirli standartları sağlamasını şart koşuyor ve ihlal halinde askıya alınabiliyor ya da iptal edilebiliyor. Bu belgeniz olmayınca da üretim yapamıyorsunuz.
Yeni bir belge sistemi elbette tek başına tüm sahteciliği ortadan kaldırmaz. Etkin denetim, ağır yaptırımlar ve düzenli laboratuvar kontrolleri yine vazgeçilmez olacak. Ancak mevcut sistemin yalnızca kayıt tutmaya dayalı yapısı, sahteciliğin önüne geçmekte yetersiz kalıyor. Zeytinyağında güven yeniden tesis edilecekse, tartışmanın evde yapılan testlerden ya da etiket üzerindeki numaralardan çıkıp denetlenebilir ve yaptırımı olan bir onay sistemine taşınması gerekiyor. Belki de gerçek mücadele tam da burada başlıyor.