TÜRKİYE İş Bankası Genel Müdürü Hakan Aran’la, önceki hafta Pazartesi sabahı CNBC-E’de katıldığı yayın öncesi Genel Yayın Yönetmeni Servet Yıldırım’la birlikte sohbet ederken ön daveti iletti:
- Hatay, Malatya ve Adıyaman’da personelimiz için lojmanlar yaptırdık. Hatay’dakini 19 Kasım 2025’te teslim ettik. Malatya’da da anahtar teslimi yapacağız. Bizimle Malatya’ya gelir misiniz?
Önceki gün Malatya’da Servet Yıldırım ve 3 meslektaşımla birlikte İş Bankası’nın kentteki 3 şubede görev yapan çalışanları için inşa edilen lojmanların anahtar teslim törenine katıldık. Yeşilyurt Belediye Başkanı Prof. İlhan Geçit’in de katıldığı tören sonrası Hakan Aran’la sohbet ettik.
Hakan Aran’a Genel Müdür Yardımcısı Suat Sözen de eşlik etti. Aran’la sohbet, İş Bankası Grubu’nun güçlü sanayi kuruluşu Şişecam’ın dikkatleri çeken Paşabahçe arazisi satışıyla başladı:
- Şişecam, söz konusu arsayı 171.5 milyon dolara sattı. Yani, Şişecam bu satışla 7 milyar liralık bir nakit girişi sağlıyor. Boğaz’a yakın konumda, emsalsiz bir arsa. Böyle bir arsa hangi fiyata giderse gitsin, “Ucuza satıldı” diyenler olabiliyor.
Bankacılar olarak reel sektöre sıkıntılı ortamda yaptıkları tavsiyeyi anımsattı:
- Reel sektöre sıkıntılı dönemlerde, finansmana erişimin zorlaştığı zamanlarda hep gayrimenkulleri ellerinden çıkarmalarını tavsiye ediyoruz. Şişecam’ın bu arazisi de 25 yıldır boş duruyor. Bu dönemde nakit yaratmak için kullanmış oldu.
Şişecam’ın bu dönemde daha fazla borçlanmak yerine gayrimenkulünü nakde çevirmesinin daha doğru olduğunu kaydetti:
- Satmak yerine o arsa üzerinde proje de geliştirilebilirdi. Ancak, proje geliştirmek de yatırım gerektiriyor. Nasıl bir proje geliştirilir? Ne kadar yatırım gerektirir? Sonrasında o yatırım ne kadar sürede geri dönebilir?
Şişecam’ın o arsayı satmasının rasyonel bir karar olduğunu vurguladı:
- Şişecam’ın bilançosuna bakarsanız borç yükünü görürsünüz. Dolayısıyla arsa satışı Şişecam’ın bilançosuna pozitif katkı sağlayacak kayda değer bir işlemdir.
Arsa satışıyla ilgili sosyal medyada dolaşan yorumlar üzerinde durdu:
- İşin içinde olmasak, gerçekleri ve doğruları bilmesek, insanın o yorumlara inanası geliyor. Oysa Şişecam’ın arsa satışı oldukça rasyonel bir adım ama sosyal medyada bilgi kirliliği de had safhada.
İş Bankası Grubu’nda, Şişecam’da her kararın matematiğine, tekniğine en ince ayrıntısına kadar bakıldığının altını çizdi:
- Bizde teknik dışı hiçbir işlem olmaz. Arsa satışıyla ilgili yorumların hepsi masa başı, gerçekliği olmayan söylemler.
Hakan Aran, bir soru üzerine böylesi önemli gayrimenkul satışında izlenen aşamaları anlattı:
- İş Bankası’nın geniş bir müşteri portföyü var. Söz konusu arsa ile ilgilenebilecek tüm müşterilere, “Falanca arsayı satışa çıkarıyoruz, ilgilenir misiniz?” şeklinde bilgi dosyası gönderiliyor.
- Akla gelebilecek tüm kuruluşlara dosya gönderildikten sonra ilgilenenlerin teklifleri alınıyor. Gelen tekliflerin hepsine bakılıyor, değer yaratacak nokta bulunuyor.
- Bu işlemleri yürüten ekip, ilgilenenleri ve ilgilenmeyenleri yönetim kuruluna sunuyor. Yönetim kurulu, teklifleri değerlendirip kararını veriyor.
- Teklif verenlerin parasının kaynağı da mutlaka araştırılıyor. Kara para mıdır, terörün finansmanında kullanılan para mıdır, her türlü şüphe dikkate alınarak inceleme yapılıyor.
Aran, ardından şu mesajı verdi:
- Şişecam’ın arsa satışıyla sağladığı bu likit, bizim için son derece kıymetlidir.
Şişecam’ın 171.5 milyon doları nerede, nasıl kullanacağını sorduk, yanıtladı:
- Finansal borçlarını azaltmada kullanılacak…
Şişecam’ın 171.5 milyon dolarlık arsa satışıyla ilgili durum böyle… İş Bankası Grubu yönetimi, satışı “Rasyonel ve son derece kıymetli” görüyor…
Tartışma yaparken İş Bankası Grubu’nun açıklamalarını, bakışını, yaklaşımını da dikkate almak gerekiyor…

Faiz yüzde 28’e inerse bankalar 10 yıldır ilk kez özkaynak kârlılığı yakalar
TÜRKİYE İş Bankası Genel Müdürü Hakan Aran, Malatya’daki sohbette beklentileri aşan Ocak ayının ardından enflasyonun Şubat ayında da yüksek çıkmasının beklendiğini belirtti:
- Bu durumda Merkez Bankası’nın Mart ayındaki Para Politikası Kurulu’nda faizi pas geçmesi söz konusu olabilir. Gerçi son enflasyon raporu açıklamasında verilen mesajlar PPK’nın Mart ayı toplantısında faizi 50-100 baz puan indirebileceği ihtimalini de masada tutuyor.
İş Bankası’nın yıl sonu enflasyon beklentisinin yüzde 25 olduğunu kaydetti:
- Bu oranı daha önce belirlemiştik. Değiştirmedik. Şu andaki patika enflasyonu oraya doğru götürüyor. Merkez Bankası da beklenti aralığının üst sınırını yüzde 21’e çıkardı zaten. Ocak ayı enflasyonu yüzde 3.40-3.50 gelseydi, yıl sonunda yüzde 19’a inme ihtimali olabilirdi.
Merkez Bankası’nın politika faizinin de yıl sonunda yüzde 28-30 bandına inmesini beklediklerini vurguladı:
- Enflasyonla mücadele kapsamında “yönetilen kur” politikası devam eder. Dolayısıyla dolar kuru yıl sonunda 51-52 lira dolayında olur.
Hane halkının enflasyon beklentisinin yüzde 50’nin altına yeni yeni inmesini de şöyle değerlendirdi:
- Hane halkı sepette canını yakan ürünleri dikkate alarak enflasyon beklentisini ortaya koyuyor. Hane halkını en çok etkileyen gıda, kira ve eğitim harcamaları gibi kalemler.
Bankaların özkaynak kârlılığının enflasyon karşısında ekside olduğunu anımsattı:
- Merkez Bankası’nın politika faizi yıl sonunda yüzde 28’e inerse, bankaların özkaynak kârlılığında artıya geçmesi, yani enflasyonun üstüne çıkması söz konusu olabilir. Eğer bu olursa, bankaların özkaynak kârlılığı 10 yıl sonra ilk kez enflasyonun üstüne çıkabilir.
2027 yılı pandemiden çıkışa benzeyecek, talebe yetişememe söz konusu olabilir
TÜRKİYE İş Bankası Genel Müdürü Hakan Aran, bankaların kredi faizlerinin Merkez Bankası politika faiziyle aynı tempoda düşmemesini iki nedenle açıkladı:
- Dezenflasyon süreci çerçevesinde bankaların kredi kullandırmasına sınırlamalar getirilmişti. Limitler dolunca bankaların faizi aşağı çekmesi söz konusu olamıyor.
- Ayrıca yine bankaları TL mevduat toplamaya yönlendirmek üzere de rasyo belirlenmişti. Rasyoyu tutturmak için bankalar mevduat faizini indirmede yavaş hareket ediyor.
Ardından ekledi:
- Makro ihtiyati tedbirler değişmedikçe, yani sınırlamalar kaldırılıp normale dönülmedikçe kredi faizindeki aşağı yönlü hareketin yavaşlığı da devam eder.
Sonra bu konudaki beklentisini paylaştı:
- Makro ihtiyati tedbirlerde normale dönüşün yıl sonundan önce olmayacağını düşünüyorum.
Bu noktada Sanayi ve Teknoloji Bakanı Fatih Kacır’ın açıkladığı 100 milyar liralık KOSGEB destekli kredi paketine işaret etti:
- Ekonomi yönetimi kredideki kısıtlamaların işletmelere, reel sektöre olumsuz etkisini azaltmak üzere nokta atış uygulamaları devreye alıyor. 100 milyar liralık KOSGEB destekli paket de onlardan biri. 50 milyon liraya kadar kullandırılacak kredinin faizi yüzde 23 olacak.
Yatırım kredilerinin kısıtlama kapsamında olmadığına dikkat çekti:
- Yalnız makine teçhizat alımı ile fabrika binası yapımı muafiyetin dışında tutuluyor.
2027 yılına ilişkin şu beklentisini paylaştı:
- 2027 yılında pandemiden çıkışta olduğu gibi bir canlanma yaşanacak. Bu durumda reel sektörün mevcut üretim temposuyla talebe yetişememesi gündeme gelebilir.
Reel sektörde yatırım iştahıyla ilgili izlenimini sorduk, yanıtladı:
- Sanayide yatırım iştahı görmüyoruz. Sıkıntı hafifleyip ayakta kalabileceklerini görürlerse yatırım iştahı da açılabilir.
En büyük banknot 200 lirada kalınca kredi kartına her dokunuşu vatandaş tartışır
TÜRKİYE İş Bankası Genel Müdürü Hakan Aran’a Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu’nun (BDDK) kredi kartı limitlerine 400 bin liralık sınırlama getirmeye dönük adımı, sonrasındaki gevşetme kararlarını sorduk, önce kararın gerekçesiyle ilgili saptamasını paylaştı:
- BDDK, bankaların vatandaşın gelirlerini dikkate almaksızın kredi kartı limitlerini yükselttiği gibi bir izlenimi dikkate aldı sanıyorum. Yani, limiti yüksek olan kredi kartı sahiplerinin gelirini çok aşan düzeyde borçlandığı düşünüldü.
- Yüksek limitli kredi kartlarının dolandırıcıların hedefinde olduğu da dikkate alındı açıklamadan gördüğümüz kadarıyla.
- BDDK ayrıca kredi kartlarında çok fazla boşta duran limit olduğunu da düşünüyor.
BDDK’nın daha sonra sağlık ve eğitim, ardından da turizm harcamalarını limit kısıtlamasının dışında tuttuğunu anımsattı:
- Şimdilik uygulama 3 ay ertelendi. Belki de BDDK kararı gözden geçirir.
Şu noktanın altını çizdi:
- En büyük banknotun 200 lira olduğu bir ortamda kredi kartına ilişkin her karar, vatandaş arasında tartışma yaratabilir.
