Sanayi istihdamı daralmaya devam ediyor. Maliyet krizini atlatamaz ise, otomotiv dahil, imalat sanayinin diğer sektörlerinde de tekstilde olduğu gibi, hem rekabet hem de ciddi iş gücü kayıpları yaşanabilir.
Ferda Besli'nin dün EKONOMİ gazetesinde yer alan "Sanayi olumsuz ayrışıyor" konulu makalesi çok çarpıcıydı. Borsa İstanbul'da işlem gören sanayi şirketlerinin 2025 ikinci çeyrek finansal tabloları üzerinden yaptığı analiz, imalat sanayinin durumunu çarpıcı biçimde ortaya koyuyor. Okumadıysanız gidişatı görmek için ekonomigazetesi.com'dan okumanızı şiddetle öneririm. Görünen o ki, sanayi rekabet gücünü kaybediyor. İş gücünü de...
2025 ikinci çeyrekte, sanayide istihdam yılın ilk çeyreğine göre 156 bin kişi azaldı. Negatif etki temmuzda da devam etti. Gözlemlerimiz maalesef bu eğilimin süreceğine işaret ediyor. Maliyet artışlarının getirdiği iş gücü kayıplarından en çok etkilenen tekstil sektörü. Ancak konuştuğumuz sanayiciler, tekstilde son dönemde yaşanan tablonun bir benzerinin tüm sektörlerde yaşanabileceğini söylüyor. Metal iş kolunda sanayicilere göre, "Bir çok firmada sipariş döngüsünün negatif etkileri yeni yeni ortaya çıkıyor." Yüksek katma değerli projelerin 4-5 yıllık dönemlerde gerçekleştiği vurgulanan otomotiv sektöründe ise, "geleceğe iyimser bakış pek akılcı olmayabilir" görüşü hakim.
Otomotiv tedarik sektöründen duayen sanayici; "Şu sırada fabrikalar eski projelerin üretimlerini sürdürüyor. Tabiri caizse geçmişin ekmeğini yiyoruz" dedi ve noktayı şöyle koydu: "10 yıl önce sanayide iş gücü maliyetinin payı yüzde 10'du. Diğer maliyet artışları da cabası. Şimdi yüzde 25. Maliyet krizini atlatamazsak önümüzdeki bir-iki yıl içinde yeni proje almamız çok zor. Aynen tekstilde olduğu gibi... Yeni proje alamazsak da kapanmakla yüz yüze kalabiliriz. Bilmiyorum bunun üretime, ihracata, istihdama vereceği zararlar hesap ediliyor mu?"