Türk Telekom, Borsa İstanbul'da işlem gören sürdürülebilirlik performansı en yüksek 25 şirketin yer aldığı BIST Sürdürülebilirlik 25 Endeksi'ne girdiğini duyurdu.
Şirket açıklamasına göre, "Gelecek nesillere daha yaşanabilir bir dünya bırakmak" amacıyla sürdürülebilirlik ilkelerini iş stratejilerinin merkezine yerleştiren Türk Telekom, sürdürülebilirlik yolculuğundaki şeffaflık vizyonunu 2020'deki ilk raporuyla başlattı.
Borsa İstanbul'da işlem gören, sürdürülebilirlik performansı en yüksek ilk 25 şirketin bulunduğu BIST Sürdürülebilirlik 25 Endeksi'nde yer alan şirketin, 2023'te ilk Entegre Faaliyet Raporu'nu sunarak, başarı grafiğini güncel Entegre Faaliyet Raporu ile taçlandırdığı bildirildi.
Açıklamada, "Türk Telekom ayrıca Türkiye Sürdürülebilirlik Raporlama Standartları (TSRS) uyumlu ilk Sürdürülebilirlik Raporu'nu da kamuoyuyla paylaşarak, Morgan Stanley Capital International (MSCI), S&P Global (Standard & Poor's), London Stock Exchange Group (LSEG), Financial Times Stock Exchange Sürdürülebilirlik Endeksi (FTSE4Good) ve Sustainalytics gibi dünyanın prestijli uluslararası endekslerinde Çevresel, Sosyal ve Yönetişim (ÇSY) odaklı küresel değer yaratma modelini ve şeffaf raporlama liderliğini bir kez daha tescilledi." denildi.
GES yatırımları sürüyor
Verilen bilgiye göre, Türk Telekom, yeni nesil çevreci iletişim teknolojileriyle güneş enerjisi gibi yenilenebilir kaynaklara yönelerek yeşil dönüşüm adına öncü çalışmalar gerçekleştiriyor.
Şirketin, güneş enerjisi santralleri (GES) yatırımlarıyla enerji tüketimini yenilenebilir kaynaklardan sağlamaya odaklanırken Türkiye'nin enerji bağımsızlığı hedeflerine de katkı sunduğu vurgulandı.
Türk Telekom'un 1300 dönümlük arazi üzerine Sivas'ta inşa ettiği GES, yıllık 128 MWp enerji üretim kapasitesiyle Türkiye'nin en büyük yenilenebilir enerji tesislerinden biri olarak enerji üretimine başladı.
GES yatırımlarını Malatya ve Ağrı'da sürdürecek olan Türk Telekom, toplam 6 bin dönüm arazi üzerinde 530 MWp seviyesinde kurulu güce sahip üç GES'i ilerleyen yıllarda devreye alarak tam kapasite üretim yapmayı hedefliyor.
Bu şehirlerde yapacağı yatırımlarla yıllık 800 GWh enerjiyi yenilenebilir kaynaklardan sağlamayı hedefleyen Türk Telekom'un, yıllık 350 bin ton seviyesinde karbon salımını engelleyeceği ifade edildi.
"Her adımımızı daha yeşil, daha adil ve daha yaşanabilir bir dünya hedefiyle atıyoruz"
Türk Telekom CEO'su Ebubekir Şahin, Türkiye'nin dijitalleşme yolculuğuna öncülük ederken teknolojiyi topluma ve çevreye değer katacak, sürdürülebilir geleceğin anahtarı olarak konumladıklarını belirtti.
Son 4 yıldır sektörlerinin yatırım lideri olduklarına dikkati çeken Şahin, "Dijital geleceğin inşasına yönelik çalışmalarımızı sürdürürken her adımımızı daha yeşil, daha adil ve daha yaşanabilir bir dünya hedefiyle atıyoruz. BIST Sürdürülebilirlik 25 Endeksi'nde yer almamız, başarılı finansal performansımızın yanı sıra altyapıdan veri merkezlerine, akıllı şehir çözümlerinden yenilenebilir enerji kaynaklarına yönelik yatırımlarımıza kadar tüm iş süreçlerimize yansıttığımız sürdürülebilirlik odaklı vizyonumuzun en somut tescilidir." ifadelerini kullandı.
Bu süreçte LSEG performanslarını artırırken, Sustainable Fitch notlarını 3'ten 2'ye yükselttiklerini ve global sıralamada en üst yüzdelik dilimde yer aldıklarını aktaran Şahin, şunları kaydetti:
"CDP (Karbon Saydamlık Projesi) İklim Değişikliği Programı'nda A notumuzu koruyarak Global A Listesi'ndeki konumumuzu güçlendirdik, ilk defa raporlama yaptığımız Su Güvenliği Programı'nda ise A- notu aldık. Son 2 yılda gerçekleştirdiğimiz finansman hamleleriyle yeşil finansman portföyümüzü 1,1 milyar dolara yükselttik. Tüm bu başarılar, sürdürülebilir büyüme vizyonumuzun uluslararası ölçekte de karşılık bulduğunu gösteriyor. Çevreye ve topluma duyarlı yönetim yaklaşımımız Türk Telekom'a uluslararası alanda duyulan güveni artırırken operasyonel nakit akışımız ve uluslararası finansman kaynaklarına erişimimiz uzun vadeli stratejik yatırımlarımızı güvence altına alıyor. Güçlü altyapımız ve teknoloji birikimimizle Türkiye'nin her köşesinde ve herkes için eşit bir dijital gelecek inşa ederken gelecek nesillere daha yaşanabilir bir dünya bırakma sorumluluğuyla çalışmaya devam edeceğiz."