Bütçe ile ilgili durumu en çarpıcı bir şekilde ortaya koymak adına yukarıdaki başlığı atmak istedim. Meğer daha önce 19 Temmuz 2023 tarihli Nasıl Bir EKONOMİ gazetemizdeki haftalık yazıma da benzer başlığı atmışım: “Yılın yarısında bütçenin hal-i pür-melali”.
İfadenin çok anlamlı ve derin içeriğine rağmen anlaşılabilmesi adına Türk Dil Kurumu’ndan da alıntı yaparak açıklama ihtiyacı duymuşum. TDK bilgileri çerçevesinde genel tanım şöyle: “İçinde bulunulan koşullara ve durumlara hal denir. Farsça kökenli olan pür kelimesi, çok ve aşırı anlamına gelir. Melal ise içler acısı durum demektir. Hal-i pür melal, kaygılandıran ve bıkkınlık veren üzüntü verici durum anlamına gelir.”
Aslında bir bakıma da tevafuk olmuş, yani iki şey birbirine uygun ve denk gelmiş. Bir başka anlatımla 2,5 yıl önceki durum değişmemiş.
Şimdi gelin birlikte 2026 yılı Ocak ayı merkezi yönetim bütçesi toplu sonuçlarına bakalım.

- Bütçe giderleri toplamda bir önceki yıla göre yüzde 28.2 oranında artırılmış.
- Bütçe gelirleri ise yine toplamda 2025 yılına göre yüzde 27 oranında artırılmış.
Şimdi de bu rakamların bütçe büyüklükleri itibariyle oransal açılımlarına ve gelişmelerine bir göz atalım.
- 2026 yılı itibariyle faiz hariç giderler bir önceki yıla göre yüzde 27 artırılmış iken faiz giderlerinde yüzde 40.6 artış öngörülmüş.
- Ama asıl artış personel giderlerinde… 2025 yılına göre personel ödenekleri yüzde 41.2 yükseltilmiş. Çünkü kamunun hemen tüm birimlerine eleman alınmaya devam edilmiş. Yani ücret artışının yerine düşük ücretli sayısının artışı hedeflenmiş. Bu zaten yıllardan beri devam eden bir politika. Hazine ve Maliye Bakanının da bunu engellemeye gücü yetmemiş.
- Bütçenin ana gider kalemlerine bakıldığında, bir önceki yıla göre cari transferler yüzde 11.8, mal ve hizmet alımları yüzde 22 ve sermaye giderleri (yatırım harcamaları) yüzde 19 artırılmış. Bu kalemlerdeki artış, 2026 yılı için öngörülen enflasyon hedefine yakın olarak belirlenmiş.
- Bütçe gelirleri içerisinde vergi gelirleri artışı da 2025 yılına göre yüzde 24.2 olarak öngörülmüş. Bu öngörü de enflasyon hedefiyle olumlu olmuş.
- Özellikle personel ve faiz giderlerinde çok yüksek artışlar yapıldığı için de nihai toplamda bütçe açığı da bir önceki yıla göre yüzde 40.5 olarak öngörülmüş.
Peki 2026 Ocak ayında gelişmeler nasıl olmuş?
Ocak ayı sonu itibariyle yıllık enflasyonun yüzde 30 civarında olduğunu bilerek duruma bakalım.
- Bütçe giderleri bu ayda geçen yılın aynı ayına göre yüzde 54.9 artmış.
Peki ne olmuş da daha bütçenin ilk ayında neredeyse enflasyonun hedefi 2 kat aşılmış?
- Bunun en önemli nedeni, 2026 yılı merkezi yönetim bütçe giderlerinin yüzde 14.4’üne ulaşan faiz giderleri olmuş. Zira faiz giderleri Ocak ayında yüzde 180 artmış.
- Aynı şekilde personel giderleri de geçen yılın aynı ayına göre yüzde 40 artış sergilemiş.
- Bu arada mal ve hizmet alım giderleri de hatırı sayılır şekilde yükselerek yüzde 46.5 oranında artmış.
- Bütçe gelirleri içerisinde de vergi gelirleri geçen yılın aynı ayına göre yüzde 49 yükselmiş.
- Gelir vergisi artışı yüzde 71.4 olmuş,
- Dahilde alınan KDV artışı yüzde 80.6’ya fırlamış, enflasyondaki yükselişi çok güzel bir şekilde sergilemiş,
- Bu arada ithalde alınan KDV artışı da ithalatın artışına bağlı olarak ciddi şekilde yükselmiş.
Sonuç itibariyle:
Bir bütçe düşünün ki ödeneklerinin:
- Yüzde 36’sı hiçbir mal ve hizmet üretimi olmayan cari transferlere,
- Yüzde 14’ü aşan kısmı faiz olarak rantiye sınıfına,
- Yüzde 26’sı da personel deposu konumunda kamu görevlilerine ayrılırsa ve bu şekilde bütçenin dörtte üçü heba edilirse kalanla ne eğitim ve sağlık gibi toplum sosyal altyapısına ne de emekli ve yoksul gibi kesimlere hizmet götürmek zorlaşır.