Türkiye iklimlendirme sektörü, son yıllarda hem iç pazardaki güçlü büyüme hem de ihracattaki performansıyla sanayinin en dikkat çekici alanlarından biri haline geldi. Artan sıcaklıklar, enerji verimliliği odaklı dönüşüm, kentsel dönüşüm projeleri ve yükselen yaşam standartları klima talebini artırırken, sektör üretim kapasitesi ve teknolojik yatırımlarıyla Avrupa’nın önemli üretim merkezlerinden biri konumuna yükseldi.
İklimlendirme Soğutma Klima İmalatçıları Derneği'nin (İSKİD) İklimlendirme Zirvesi 2026 kapsamında açıkladığı verilere göre, Türkiye'de split klima pazarı büyümesini sürdürüyor. 2024 yılında yaklaşık 2,5 milyon adet seviyesinde gerçekleşen yurt içi split klima satışları, 2025 yılında 3 milyon adede ulaştı. Böylece yurtiçi klima pazarı bir yılda yaklaşık yüzde 20 büyüme kaydetti. Bu büyümede klimanın klimanın artık yalnızca sıcak bölgelerde kullanılan bir konfor ürünü olmaktan çıkması ve Türkiye’nin büyük bölümünde temel ihtiyaç haline gelmesi etkili oldu. Özellikle yaz aylarında artan sıcaklıklar, uzun süren sıcak hava dalgaları ve değişen tüketici alışkanlıkları satışları destekliyor.
Türkiye Avrupa’nın en büyük split klima üreticisi
İSKİD verilerine göre, Türkiye bugün Avrupa'nın en büyük split klima üreticisi konumunda. Son yıllarda yerli ve yabancı üreticilerin gerçekleştirdiği yatırımlar, üretim kapasitesindeki artış ve gelişmiş tedarik altyapısı sayesinde Türkiye yalnızca iç pazarı değil, Avrupa, Orta Doğu, Kuzey Afrika ve çevre ülkeleri de besleyen önemli bir üretim merkezi haline geldi.
Türkiye beyaz eşya ve dayanıklı tüketim ürünlerinde elde ettiği üretim gücünü iklimlendirme sektörüne de taşımış durumda. Özellikle inverter teknolojili klimalar, yüksek enerji sınıfına sahip ürünler ve akıllı kontrol sistemleri içeren cihazlar, üretimin önemli bölümünü oluşturuyor. Avrupa’da enerji verimliliği odaklı dönüşümün hızlanması da Türk üreticiler için yeni ihracat fırsatlar yaratıyor.
Küresel ısınma talebi artırıyor
Klima sektöründeki büyümenin en önemli nedenlerinden biri ise küresel iklim değişikliği. Son yıllarda Türkiye'de sıcaklık rekorları yaşanması ve yaz mevsiminin daha uzun sürmesi klima kullanımını yaygınlaştırıyor. Özellikle Marmara, Ege, Akdeniz ve Güneydoğu Anadolu bölgelerinde klima satışları hızla yükseliyor. Geçmişte lüks tüketim ürünü olarak görülen klima, günümüzde hem konutlarda hem de iş yerlerinde standart ekipmanlardan biri haline gelmiş durumda. Bu eğilimin önümüzdeki yıllarda da devam etmesi bekleniyor.
Kentsel dönüşüm, satışları destekliyor
Türkiye genelinde hız kazanan kentsel dönüşüm projeleri de sektörün büyümesinde önemli rol oynuyor. Özellikle İstanbul başta olmak üzere deprem riski taşıyan bölgelerde yenilenen konut stoku, iklimlendirme sektörüne yeni talep yaratıyor. Yeni yapılan konutlarda klima altyapısının standart hale gelmesi, yüksek enerji verimliliğine sahip inverter teknolojili cihazların kullanımını artırıyor. Ayrıca merkezi sistemler, multi split çözümler ve akıllı bina uygulamalarına yönelik talep de yükseliş gösteriyor. Önümüzdeki yıllarda milyonlarca konutun dönüşüm sürecine girecek olması, iklimlendirme sektörüne uzun vadeli büyüme fırsatı sunuyor.
Enerji verimli ürünlere yönelim hızlandı
Enerji maliyetlerindeki yükseliş ve çevresel kaygılar tüketici tercihlerini de değiştiriyor. Günümüzde klima satın alırken enerji verimliliği, tüketicilerin en fazla önem verdiği kriterlerden biri haline gelmiş durumda. Bu nedenle üreticiler yatırımlarını yüksek enerji sınıfına sahip ürünler, inverter teknolojileri, akıllı kontrol sistemleri ve çevre dostu soğutucu akışkanlar üzerine yoğunlaştırıyor. Avrupa Yeşil Mutabakatı ve karbon emisyonlarını azaltma hedefleri doğrultusunda üreticiler, enerji verimliliği yüksek ürün geliştirme çalışmalarına daha fazla kaynak ayırıyor.
En çok satış AB ülkelerine
İç pazardaki büyümenin yanı sıra ihracat da sektörün en güçlü alanlarından biri olmayı sürdürüyor. Türkiye İhracatçılar Meclisi verilerine göre, iklimlendirme sektörünün ihracatı 2025'te yaklaşık 7,4 milyar dolarla tüm zamanların yıllık rekorunu kırdı. Sektör, Türkiye’nin toplam ihracatı içinde yüzde 3,2’ün üzerinde pay alırken, Avrupa Birliği ülkeleri en büyük pazar olmayı sürdürüyor. Geçen yıl iklimlendirmede en fazla ihracat 772,8 milyon dolarla Almanya’ya yapılırken, bu ülkeyi 545 milyon dolarla Birleşik Krallık, 368,1 milyon dolarla İtalya, 319,1 milyon dolarla Fransa, 297 milyon dolarla Rusya Federasyonu ve 277,7 milyon dolarla Romanya takip etti. Değer bazında ihracat artışında 104,1 milyon dolarla Almanya zirvede yer aldı. Onu 59,4 milyon dolarla Birleşik Krallık, 48,2 milyon dolarla Fransa, 42,6 milyon dolarla İtalya izledi.
Yatırımların odağında yeşil dönüşüm var
Sektördeki yeni yatırımların önemli bölümü enerji verimliliği, dijitalleşme ve sürdürülebilirlik ekseninde şekilleniyor. Üreticiler hem Avrupa Birliği’nin çevre düzenlemelerine uyum sağlamak hem de küresel rekabette avantaj elde etmek amacıyla üretim tesislerini yeniliyor. Yeni nesil kompresör teknolojileri, akıllı enerji yönetimi sistemleri, düşük karbonlu üretim süreçleri ve çevreci soğutucu gazlar sektörün yatırım gündeminde ilk sıralarda yer alıyor. Küresel iklim krizinin etkilerinin artması, kentleşme sürecinin devam etmesi ve enerji verimliliği odaklı dönüşümün hız kazanmasıyla birlikte Türkiye klima sektörünün önümüzdeki yıllarda da büyümesini sürdürmesi bekleniyor. Avrupa’nın en büyük split klima üreticisi konumundaki Türkiye, güçlü üretim altyapısı ve ihracat kapasitesiyle küresel iklimlendirme pazarındaki ağırlığını artırmayı hedefliyor.