Barışın tesis edilmesi, petrol fiyatlarındaki gerileme ve dezenflasyon sürecinin yeniden tesisi ile getirilerdeki yükselişin yaklaşık yarısının önümüzdeki bir kaç ayda geri gelmesini bekliyoruz. Ancak savaş öncesi seviyelere geri dönmemiz 3-4 çeyrek sürer.
ABD Başkanı Trump’ın barış için ön koşullar üzerinde anlaşma yapmaya yakınız açıklaması üzerine haftaya pozitif bir havada başlıyoruz. Enerji piyasası Hürmüz Boğazı’nda çatışmalar sırasında gördüğü tepe noktasına göre 10 dolar gerileme ile barış ümidini kısmen satın aldı. Ama daha düşecek çok yeri var.
Son açıklamalar, “zenginleştirilmiş uranyum, Hürmüz’ün kontrolü, yaptırımların kaldırılması” gibi temel konularda ABD ve İran arasında anlaşmazlık olduğunu gösteriyordu. Bu konularda mutabakat sağlandı mı, yoksa sorunlar ötelendi mi? Bu soruların cevabını henüz bilmiyoruz.
Bildiğimiz tek şey, Başkan Trump’ın kısa sürede Hürmüz Boğazı’nı açmak zorunda olduğu. Cumhuriyetçilere halk desteği savaş nedeniyle çok zayıfladı. Pompa fiyatlarındaki artış ve ekonomideki yavaşlama kamuoyunun üçte ikisini savaş karşıtı yaptı.
Trump, İran ile anlaşıp Hürmüz Boğazı’nı açmak zorunda
Yeni Fed Başkanı Warsh’ın enerji şokunun ikincil etkilerini görmeden faiz indirme ihtimali düşük. Fed vadelileri 2026 Aralık veya 2027 Ocak toplantısında 25 baz puan faiz artışı fiyatlamaya başladı. Dolayısıyla süvarilerin ekonominin yardımına gelme şansları yok.
Hürmüz Boğazı’nın açılmadığı bir senaryoda Cumhuriyetçiler Senato ve Temsilciler Meclisi’nde çoğunluğu kaybedebilir. Topal ördek konumuna düşmek istemeyecek Başkan Trump bir an evvel İran ile anlaşma yapıp, Hürmüz Boğazı’nı açmak zorunda.
Kısa vadede piyasaların yönünü belirleyecek temel konu Hürmüz’ün açılıp açılmayacağı. Enerji piyasasında mevcut fiyatlamalar kısa vade için 30-35 dolar, orta-uzun vade için 20-25 dolar jeopolitik risk primi içeriyor. Hürmüz’den akışın güvenli bir şekilde başladığı senaryoda fiyatların ilk aşamada kısa vadeli kontratlarda 10-15 dolar, orta-uzun vade için 5-10 dolar gerilemesini bekleriz.
Hürmüz’ün açılmasının enerji dışı piyasalarda etkisi ne olur? Ortadoğu şokunu sert fiyatlayan tahvil piyasaları muhtemelen iyimser havadan en çok yararlanacak varlık grubu olur. Uzun vadeli ABD, İngiltere, Japonya 30 yıllık tahvil getirileri savaş döneminde 50 -70 baz puan yükseliş ile en çok değer kaybeden varlıklar. Olası barış senaryosunda en sert fiyatlamayı bu varlık grubunda görürüz.
Savaşı umursamadan yeni zirve yapan hisse senedi piyasaları barış haberine daha az tepki verir. Yükselişte başrolü oynayan yapay zeka teması savaştan bağımsız yatırımcıların ilk tercihi olmaya devam eder. Jeopolitik risk ve ekonomide yavaşlama endişesiyle sert değer kaybeden dayanıklı tüketim malları, gayrimenkul, havacılık, otomotiv gibi döngüsel sektörler tepki alışı ile toparlanır. Enerji, petrokimya gibi savaş döneminden yararlanan sektörler bu süreçte negatif ayrışır.
Türkiye varlıklarında savaşı en sert fiyatlayan varlık grubu devlet iç borçlanma senetleri. Ortadoğu şoku ve enflasyondaki yükseliş ile gösterge tahvil getirisinde 800 baz puan, 10 yıllık tahvil getirisinde 600 baz puan yükseliş görüldü. Mutlak butlan kararı, hiç şüphesiz, bu sürece katkıda bulundu.
Borsa İstanbul’da ‘K Tipi’ ayrışma ile yeni zirve
Barışın tesis edilmesi, petrol fiyatlarındaki gerileme ve dezenflasyon sürecinin yeniden tesisi ile getirilerdeki yükselişin yaklaşık yarısının önümüzdeki bir kaç ayda geri gelmesini bekliyoruz. Ancak savaş öncesi seviyelere geri dönmemiz 3-4 çeyrek sürer.
Borsa İstanbul savaş döneminde “K tipi” bir ayrışma ile yeni zirve yaptı. Enerji, petrokimya, savunma yeni zirveye ulaşılmasında etkili olan sektörlerdi. Banka, gayrimenkul, havacılık, otomotiv gibi döngüsel sektörler negatif ayrıştı.
Barış olursa geçtiğimiz üç ayın tam tersini yaşarız. Enerji, petrokimya, savunma değer kaybederken, banka, gayrimenkul, havacılık, otomotiv gibi jeopolitik riskin sönümlenmesinden, dezenflasyon sürecinin ve faiz indirim döngüsünün yeniden başlamasından yararlanacak sektörler pozitif ayrışır. Kısa vadeli negatif tepki hareketi sonrası yenilenebilir enerji ve savunma orta-uzun vadeli tema olarak yatırımcıların radarında yer almaya devam eder.