2027-2029 dönemini kapsayan Orta Vadeli Program (OVP), 6 Eylül’de açıklanacak ve büyüme, enflasyon, istihdam ile diğer temel makro hedeflerin yol haritasını ortaya koyacak. Ancak OVP’yi sadece önümüzdeki üç yılın hedeflerini açıklayan belge olarak görmek eksik. Çünkü 2005’ten bu yana asıl bakılması gereken, konulan hedeflerin ne kadarının gerçekleştiği. Enflasyonda tabloya yıllar yerine dönemler halinde bakmak daha anlamlı.
İlk yıllarda hedeflerle gerçekleşmeler arasında belirgin farklar oluştu. 2006- 2008 döneminde OVP hedefleri yüzde 4-5 bandındayken enflasyon yüzde 8,4 ile 10,1 arasında seyretti. 2009’da küresel krizin etkisiyle hedef yüzde 7,5’e revize edildi ve enflasyon yüzde 6,5 ile bunun altında kaldı.
2010’ların ilk yarısında enflasyon görece daha kontrollü olsa da hedefl er yine her zaman tutmadı. 2011’de yüzde 5,5 hedefe karşılık enfl asyon yüzde 10,4’e çıktı. Sonraki yıllarda kur ve maliyet baskıları belirginleşti. 2018’de Rahip Brunson kriziyle birlikte kurda yaşanan sert hareket enfl asyonu da yukarı çekti. Faiz politikasındaki tartışmaların yoğunlaştığı bu dönem, fiyat istikrarının yalnızca para politikasıyla değil, beklentiler ve kurla da ne kadar yakından bağlantılı olduğunu gösterdi.
2020’lerin başında ise pandemi, küresel emtia fiyatları, kur hareketleri ve ekonomi politikasındaki değişiklikler enflasyonu yeniden hızlandırdı. 2022’de yüzde 64,3’e çıkan TÜFE, 2023’te yüzde 64,8, 2024’te yüzde 44,4 oldu. 2025’te ise yüzde 30,9’a geriledi. Yani son dönemde bir düşüş var ama enflasyon hâlâ hedeflerin oldukça üzerinde. Büyümede de benzer şekilde küresel kriz, pandemi ve iç-dış finansal şoklar nedeniyle hedeflerden sapılan dönemler oldu. Ancak OVP’nin başarısını ölçerken dış şokların varlığını kabul etmek kadar, bu şoklara karşı hangi politikaların uygulandığına bakmak da gerekiyor. Bu nedenle yeni OVP’de yalnızca önümüzdeki üç yılın hedeflerine değil, geçmiş hedeflerin karnesine de bakmak gerekiyor. Hangi hedef tuttu, hangisi tutmadı ve neden?
OVP’nin gerçek bir yol haritasına dönüşmesi için geçmişle hesaplaşma şart. Hedefler değişebilir; ekonomi aynı koşullarda ilerlemiyor. Ama değişiyorsa nedeni açıkça anlatılmalı. Çünkü ekonomiye güven, yalnızca yeni hedef açıklamakla değil, eski hedeflerin ne kadarının tutturulduğunu göstermekle oluşuyor.