Beş yeni ürünün lansmanını yaparak fintek sektörünün boynuna bir “beşi bir yerde” daha takan Midas, yapay zekânın sonuçlardan hâsıla yaratma çağında bu yeni normale en uygun yükselişlerden birini gerçekleştiriyor. ABD’nin ardından Avrupa borsalarına da açılmaya başlayan Midas’ı, Türkiye’nin milli hâsılasına katkıda bulunan bir şirket olarak görmeli miyiz?
Bu soru biraz fantastik bir soru çünkü Midas’ı finans ve teknolojinin birleştiği noktada anlatmak çok kolay. Grafik gösterim ve araçları tek bir ekranda birleştirerek etkili bir yatırımcı aracı oluşturan Midas, kullanıcıya ne yaptığını anlayarak yapma konusunda dikkat çekici bir kolaylık sağlıyordu. Bunu, en yaygın kullanılan kişiselleştirilmiş araç olan akıllı telefon ile başlatması hızlı bir yaygınlaşmaya neden oldu. 4 milyona yaklaşan kullanıcı sayısıyla Türkiye'nin en hızlı büyüyen yeni nesil yatırım uygulamalarından biri olan Midas, Borsa İstanbul’da (BİST) en fazla bireysel yatırımcıya hizmet veren platform durumunda. Buradaki rakam 1 milyonun üzerindeyken Midas kısa süre öncesine kadar kendisini Borsa İstanbul (BİST) ve Amerikan borsalarında işlem yapılabilen ve düşük komisyon oranlarıyla özellikle bireysel yatırımcılar arasında popülerlik kazanan bir platform olarak tanımlarken yakın gelecekte buna başka özelliklerin eklendiğini göreceğiz.
Bunların hepsi birer genişleme aracı olarak karşımda duruyor. Benim açımdan en önemli olan yapay zekâ yardımıyla ve insan süzgeci ile sağlanacak bilgi akışı. Midas’ın ekran tasarımında yapılacak işlem için kullanılan tutar ile yatırımcının varlığının birlikte gösterilmesi ve bakiyenin de görünmesi, kullanıcının kendi durumunu tespit etmesini zaten sağlıyordu. Şimdi yapay zekâ destekli araçlarla büyük resmin içinde nerede durduğunu anlaması daha kolaylaştırılıyor.
Bunun ne anlama geldiğini anlamak için insan yaratısı görsel içeriğe başvurmak istiyorum. Babylon Berlin dizisinde Alman bir sanayicinin aya gidecek bir roket projesinin finansmanını ABD’nin New York Borsası’ndan nasıl sağladığı anlatılıyor. 1929 buhranından önce ABD’de borsanın çökeceğini öğrenen Alman sanayici asıl yönetici olan annesine haber vermeden elindeki kaynakları bu borsada değerlendiriyor ve açığa satış yaparak düşen borsada büyük kazanç elde ediyor. Bu kaynak daha sonra uzay çalışmaları için kullanılıyor ve şaşalı bir gala ile aya gidecek roketini tanıtıyor. Sonrası bu kadar heyecanlı değil: İkinci Dünya Savaşı çıkınca uzay programı, Almanya’nın İngiltere’ye attığı insansız V2 roketlerine dönüşüyor ve yıkım getiren bir araç oluyor. Bizim bu füze savaşlarını bölgemizde fazlasıyla yaşıyor olmamız heyecansız diye nitelememin nedenini oluşturuyor.
Ulaşmak istediğim nokta şu: Bir ülkenin kalkınması için gereken finansman ya devlet yoluyla ya da piyasa ya da borsa yoluyla sağlanıyor. Devlet yatırımları, kimi zaman çok daha büyük bir faydanın altyapısı olarak görünürde büyük bir yatırım dönüşü sağlayamayabiliyor. Borsa ise, halka arz edilmiş şirketlerin ülkenin gücünü oluşturan rekabetçiliğinin finansmanı için bir araç olabiliyor. Burada kullanılan terim olan “public”, İngilizcede “private”ın zıttı olarak halka açıklığı ifade ediyor. “Private” ise özel ya da eski terminolojiyle hususi. Bizde ise, public yani halka açık olanın mülkiyeti ve şeffaflığı her zaman o kadar net tanımlanamıyor. İngilizcedeki speculation ve manipulation gibi terimlerin Türkçeleri bizde de var ama bizdeki asıl çarpıcı terim “keriz silkeleme.” Türkiye’deki bu finansman aracını kullanan şirketler, değerlenecek yerden arsa alma içgüdüsüyle yatırım yapan kitlenin yüksekten hisse almasını sağladıktan sonra hisse değerini düşüren satışlarla kaynak aktarımı gerçekleştiriyor. Bu şekilde sağılan borsa, hâlâ yatırım araçlarını barındırıyor ancak sürekli ve sürdürülebilir bir fonlama mekanizması olmaktan çıkıyor.
“Keriz silkeleme” terimiyle ilk olarak 1996’da kısa süre çalıştığım Global gazetesinde tanışmıştım. Bu terim zaman içinde yok olmadı ancak etkisinin azalmasının yatırımcı sayısının, bilginin şeffaf bir biçimde dolaşmasının ve derinliğin artması ile mümkün olabileceğini düşünüyorum.
Midas’ın benim açımdan en önemli etkisi bu alanlarda toplanıyor. Özellikle sağladığı görünürlük ve akıllı stratejilerle hızlı yaygınlaşması, Midas’ın takip ettiğim boyutu. Ancak 7 Mayıs 2026’daki etkinliğe katılanlara heyecan veren başka konular da vardı. Biz bu kadar mobilite yazarken en fazla alkış alan duyurulardan birinin Midas’ın masaüstüne gelmesi ile ilgili olması dikkate değerdi. Bu, yıllar önce Mobil Dünya Kongresi’nde en büyük alkışı cep telefonları üreticilerinin şarj aletlerinin başlıklarını tek tipe çevirmesi için çalışmaların son aşamaya geldiği açıklamasının alması gibi bir durumdu.
Midas Atlas’ı, “Mobil odaklı büyümesini sürdüren Midas, Atlas ile birlikte ilk kez masaüstü platforma adım attı. Baştan sona uzman yatırımcı ihtiyaçları gözetilerek geliştirilen Atlas; modüler çalışma alanı, gelişmiş grafik araçları ve tek ekrandan emir, pozisyon ve risk yönetimi imkânı sunuyor.” sözleriyle ifade ediyor. Benim dikkatimi çeken bu arayüzün, hem en iyi işlev görecek hem de kullanıcıların kişiselleştirmesine izin verilen bir biçimde sunulması. İlk etapta Borsa İstanbul ve Amerikan borsaları hisseleriyle kullanıma açılan Atlas, 100 gün boyunca düzenli güncellemelerle geliştirilecek. Gelişmiş emir tipleri ve algoritmik işlem araçlarıyla zenginleşecek platform, tüm Midas kullanıcılarına ücretsiz sunulacak.
Masaüstü ortamını da kapsamak, Midas Kurucusu ve CEO’su Egem Eraslan’ın kullanıcıların ihtiyaçlarını karşılamaya dayanan iş modeli tanımlamasının gerçekliğini destekliyor. Bulunduğum noktadan bakınca yapay zekâ ve müşteri odaklılığın Midas’ın gelecekteki sağlıklı büyümesinin güvencesi olduğunu görüyorum.
Midas’ın beşi bir yerde yenilikleri
Midas’ın Esma Sultan Yalısı'ndaki Gelecek Daha Yakın etkinliğinde tanıttığı beş yeni ürün ve servis, yatırım ekosistemini genişletmeyi hedefliyor. Googe’ın AI modu benim için bunları şu şekilde toparladı.
- Atlas (Masaüstü İşlem Platformu): Midas'ın ilk masaüstü uygulamasıdır. Uzman yatırımcılar için modüler çalışma alanı, gelişmiş grafik araçları ve tek ekrandan risk yönetimi imkanı sunar. İlk etapta Borsa İstanbul ve ABD hisseleriyle kullanıma açılmıştır.
- Avrupa Borsaları: Yatırımcıların global şirketlere doğrudan yatırım yapabilmesi için ilk aşamada Almanya borsası eklenmiştir. İlerleyen dönemlerde Hollanda, Fransa ve İtalya borsalarının da eklenmesi planlanmaktadır.
- VİOP (Vadeli İşlem ve Opsiyon Piyasası): Haziran ayında tam kapasiteyle kullanıma açılması planlanan bu servis ile hisse, endeks, döviz ve kıymetli maden kontratlarında işlem yapılabilecektir.
- Yapay Zeka Destekli Piyasa Rehberi: Yatırımcıların piyasa verilerini ve gelişmeleri yapay zeka yardımıyla daha hızlı analiz etmesini sağlayan bir rehberlik servisidir.
- DeFi (Merkeziyetsiz Finans) Çözümü: Kullanıcıların ayrı bir cüzdan oluşturmasına veya karmaşık ağ süreçleriyle uğraşmasına gerek kalmadan, doğrudan Midas üzerinden merkeziyetsiz finans araçlarına erişmesini sağlayan bir çözümdür.
“Tanıttığımız ürünler, Midas’ın yatırım deneyimini daha kapsamlı ve erişilebilir hale getirme yolculuğunda önemli bir dönüm noktası. Yatırım dünyasının sınırlarını ortadan kaldırarak, kullanıcılarımızı yatırım fırsatlarıyla Midas’ın sade ve kolay deneyimiyle buluşturmayı amaçlıyoruz. Teknoloji, sade deneyim ve güven odağında geliştirdiğimiz bu yeni ürünlerle yatırımın geleceğini bugünden erişilebilir kılmaya devam edeceğiz.” diyen Eraslan’ın bahsettiği erişilebilirlik, Midas, kullanıcılarının yatırım evrenini genişleten Avrupa borsaları, VİOP, DeFi ve yapay zekâ destekli Piyasa Rehberi ile birlikte ele alınması gereken bir konu. BİST, Amerikan borsaları, yatırım fonları ve kripto varlıkları tek uygulamada buluşturan platform; yeni ürünleriyle farklı coğrafyalara, yeni varlık sınıflarına ve gelişmiş işlem altyapılarına erişimi kolaylaştırmayı hedefliyor. Midas’ın bu dört alanı nasıl tanımladığını da burada aktarmak istiyorum.
Avrupa borsaları tarafında ilk olarak Almanya borsası Midas’a ekleniyor. Böylece kullanıcılar BMW, Mercedes-Benz, Adidas ve Siemens gibi global şirketlere Midas üzerinden doğrudan yatırım yapabilecek. Hollanda, Fransa ve İtalya borsaları ise sonraki fazlarda platforma eklenecek.
Türev ürünlerde ise Midas, VİOP’u Haziran ayında kullanıma açıyor. Hisse, endeks, döviz ve kıymetli maden kontratlarını kapsayan ürün; şeffaflık, kolay kullanım ve teminat yönetimi odağında Midas standardıyla tasarlandı. Midas, son 6 ayda türev ürünlerde 50 binden fazla kullanıcıya hizmet verdi. Platformda toplam türev işlem adedi 2 milyonu, opsiyon işlem hacmi ise 1 milyar doları geçti.”
Kripto tarafında DeFi ürünü, kullanıcıların ayrı cüzdan oluşturmasına, seed phrase saklamasına, ağ ve bridge işlemleriyle uğraşmasına gerek kalmadan merkeziyetsiz finansa erişmesini sağlıyor. Likidite ve güvenlik kriterlerinden geçen projeler platformda listelenirken, kullanıcılar bildikleri kontrat adresleriyle de doğrudan varlıklara ulaşabiliyor.
Yapay zeka destekli Piyasa Rehberi, küresel ve yerel piyasalardaki gelişmeleri gün boyunca analiz ederek öne çıkan yatırım temalarını kullanıcıların önüne getiriyor. Hisse detay sayfalarında kısa ve anlaşılır özetler sunuyor; önemli gelişmelerde ise otomatik bildirimlerle yatırımcıları anlık olarak bilgilendiriyor.
Kullanıcı sayısı 4 milyona yaklaşan Midas, son bir yılda 120 milyona yakın emir iletilmesine aracılık ederken, aylık işlem hacmi 20 milyar dolara yaklaştı. Şirket, yeni ürünleriyle bireysel yatırımcıların başlangıç seviyesinden ileri düzeye kadar tüm ihtiyaçlarını tek platformda karşılamayı hedefliyor.
Şirket bu hedef doğrultusunda “Bu yıl pazar payı bazında Türkiye’nin en büyük bağımsız aracı kurumu konumuna ulaşan Midas, Atlas’ın 100 günlük yol haritası, Avrupa borsalarının yeni ülkelere açılması ve DeFi’ın tüm Midas Kripto kullanıcılarına genişletilmesiyle tek platform vizyonunu derinleştirmeye devam edecek.” taahhüdünde de bulunuyor.
2025 yatırımı taahhütlerin teminatı
2020 yılında kurulan Midas’ın buraya kadar anlattığım hikâyesi, basit bir hikâye değil. “Kullanıcılarına, Türkiye ve ABD borsalarında işlem gören hisse senetlerine, yatırım fonlarına ve kripto varlıklara tek bir platform üzerinden kolayca erişim imkânı sunmaktadır. Midas, yatırım sürecindeki gereksiz maliyet ve karmaşıklığı ortadan kaldırarak bireylerin yatırımları üzerinde kontrol sahibi olmasını sağlayan bir finansal teknoloji şirketidir. Bugün 4 milyondan fazla kullanıcısına sade, şeffaf ve hızlı bir yatırım deneyimi sunarak, kullanıcılarının yatırım kararlarını kolaylıkla hayata geçirebilmesini sağlar.” ifadesi ile “Şirket bugüne kadar 140 milyon doları aşkın yatırım almıştır. Midas’ın yatırımcıları arasında QED Investors, Dünya Bankası’nın yatırım kolu International Finance Corporation (IFC), HSG, Spark Capital, QuantumLight, Spice Expeditions LP, Portage Ventures, Bek Ventures ve Revo Capital gibi dünyanın önde gelen fonları yer almaktadır.” ifadesi arasındaki bağlantı, Midas’a ayırdığım yeri de kapsayan sebep sonuç ilişkisini ortaya koyuyor.
Midas’a ilk girişim sermayesi yatırımını yapan Revo Capital’in CEO’su Cenk Bayrakdar’a Midas’ın nasıl gittiğini sorduğumda olumlu yanıt alıyorum. Bu sadece yatırımcı gözüyle değil, Turkcell zamanında bu teknoloji liderleri arasında yer alan birinin gözüyle de yapılan değerli bir yorum.
Bu yorumu destekleyen bir saha bilgisini, sohbet ettiğim Midas kullanıcısı bir yatırımcıdan alıyorum. Yabancı borsalarında geçen aylarda bir pozisyon almak için geleneksel yolları kullanmanın kendisine maliyetinin 1.200 euro olduğunu söyleyen kullanıcı, Midas’ta aynı işlem için 1,5 dolar ödediğini söyledi. Bu, bir kısmı yatırım, bir kısmı sistem testi olan bir deneyim oluşturmuş.
Bir diğer yatırımcı Midas’ta ABD’li bir mikroişlemci üreticisinin hissesinin çok düştüğünü gördüğünü ve “bu hisseyi burada bırakmazlar” diye satın aldığını anlattı. Daha sonra ABD hükümetinin bu şirkete yatırım yapması ile hisse uçuşa geçiyor ve bu hızlı yükselişin yarattığı yükseklik korkusu ile hisseleri elden çıkaran yatırımcı, bundan pişmanlık duyduğunu gizlemiyor. Türkiye’de elindekinin değerini korumaya odaklanan pozisyonlar, bu tür bir yükselişe adapte olmayı güçleştiriyor. Ancak her coğrafyada yatırım ve değer hikâyeye dayanıyor.
KPMG’nin girişim sermayesi şirketi 212 ile birlikte hazırladığı “Türkiye’de Startup Yatırımları 2025” raporunun internette yayımlanan versiyonunda 212 Kurucu Ortağı Ali Karabey’in “2025’te küresel girişim sermayesi yatırımlarının 512 milyar ABD dolarının üzerine çıkması, işlem sayısı azalmasına rağmen sermayenin daha büyük ve daha olgun şirketlerde yoğunlaştığını gösteriyor. Özellikle 40 milyar ABD dolarlık OpenAI işlemi ve onu izleyen yüksek hacimli yapay zekâ yatırımları, yıl boyunca sermaye akışının hangi alanlarda toplandığını net biçimde ortaya koydu. Bu tablo, yatırımcıların büyüme hikâyesinden ziyade teknolojik derinlik, ölçeklenebilirlik ve küresel pazar erişimine daha fazla odaklandığını gösteriyor. Türkiye tarafında ise erken aşama dinamizmin sürdüğünü görüyoruz. Hacimdeki gerileme, ekosistemin zayıflamasından ziyade mega ölçekli işlemlerin gerçekleşmemesiyle ilişkili. Buna karşılık, büyük ölçekli işlemlerde uluslararası sermayenin ağırlığını koruması, Türkiye’nin doğru hikâyeler üretildiğinde küresel yatırımcı için hâlâ cazip bir pazar olduğunu gösteriyor. Önümüzdeki dönemde, gelirini erken aşamada yurt dışından üretebilen, teknoloji yoğun ve ölçeklenebilir iş modellerine sahip girişimlerin daha fazla ayrışacağını düşünüyoruz.” şeklindeki ifadeleri dikkat çekici. Bu yorumun tamamını buraya alıntılamamın nedeni, ilk bölümde dünya ölçeği ile karşılaştırıldığımızda ne kadar küçük olduğumuzu son bölümde ise Midas’ın aldığı yatırım ile hikâye yaratma arasındaki bağlantıyı anlamamızı sağlayacak ifadelerin bulunması.
Raporda “2025 yılında yatırımcılar, geleneksel ödeme sistemlerinden varlık yönetimi ve yatırım odaklı wealthtech platformlarına kaydı. Bu dönüşüm, Türkiye fintech pazarının sadece harcama değil, biriktirme ve yönetme alanında da varlık göstermeye başladığını ortaya koydu. Bu dönüşüm Türkiye Fintech Sektörünün artık olgunluk dönemine girdiğini kanıtladı. Midas 80 milyon dolarlık, Sipay ise 78 milyon dolarlık erken aşama yatırımlarıyla sektör hacminin yüzde 70'inden fazlasını oluşturdu. Midas yatırımı, aynı zamanda yılın en büyük erken aşama finansmanı olarak kayıtlara geçti. Dördüncü çeyrekte gerçekleşen Onlayer (8,2 milyon dolar) ve TeklifimGelsin (4 milyon dolar) gibi yatırımlar, ilginin yıl sonuna kadar sürdüğünü gösterdi. Ayrıca Flow48 (69 milyon dolar) ve Payrails (32 milyon dolar) gibi girişimlerin başarısı, yerli fintech vizyonunun küresel çapta ölçeklendiğini de doğruladı.” deniliyor.
Bunun üzerine KPMG Türkiye Fintech ve Dijital Finans Lideri Sinem Cantürk, “Türkiye fintech sektörü, geleneksel ödemelerden varlık yönetimi odaklı bir yapıya evriliyor. Bu sürecin Midas’ın 80 milyon dolarlık yatırımıyla daha da pekiştiğini söyleyebiliriz. Yatırımcı iştahı artık yalnızca para transferine değil, uzmanlaşmış ve katma değerli yatırım araçlarına yoğunlaşıyor. Öte yandan SPK düzenlemelerinin netleşmesi, dijital varlıkları kurumsallaşması için gerekli güven ortamını oluştururken, servis modeli bankacılığı çerçevesindeki yeni izinler sektörde heyecan yaratıyor. Önümüzdeki dönemde sermaye akışının, agresif büyüme yerine operasyonel disiplin ve güçlü finansal temellere sahip sürdürülebilir girişimlere yöneleceğini düşünüyoruz. Yatırımcı seçiciliği, teknolojik derinliği olan ve pazar çekişini kanıtlamış nitelikli fırsatları ödüllendirmeye devam edecek.” yorumunu yapıyor.
Riskler ve fırsatlar… Bunlar yatırımcıların kazanç elde etmek için iyi değerlendirmesi gereken boyutları oluştururken Midas’ın hikâyesi, yatırımcılara bu risk ve fırsatları doğru değerlendirerek yatırım yapmayı kolaylaştıran bir platformun da sürdürülebilir bir başarı hikâyesi olabileceğini gösteriyor. Hep yaşlıların hikâyelerinde boynuzların kulağı geçmesine tanık olacak halimiz yok; Midas’ın kulaklarının boynuzları geçmesinin hikâyesi çağımızın normalini anlamamızı sağlıyor.