Mayıs ayı yatırım fonları açısından ilginç bir dönemi geride bıraktı. Küresel tarafta yapay zeka ve teknoloji hisseleri yükselişe öncülük ederken, içeride siyasi gelişmeler ve enflasyon beklentileri yatırımcıların karar vermesini zorlaştırdı. Buna rağmen fon piyasasında risk iştahının tamamen kaybolmadığını, sadece daha seçici hale geldiğini gördük.
Fon türleri bazında baktığımızda mayıs ayında en yüksek ortalama getiriyi hisse ve borçlanma araçlarını beraber taşıyan karma fonlar sağladı. Onları değişken fonlar ve para piyasası fonları takip etti. Karma, değişken ve fon sepeti fonlarında ilk 3 sırada hep teknoloji temalı fonlar yer alıyor. Yılbaşından bu yana ise hisse senedi ve değişken fonlar hala liderliği koruyor.
Mayıs ayının açık ara kazananı teknoloji teması oldu. Yabancı teknoloji hisselerine yatırım yapan NTI, GUH ve YAY gibi fonlar çift haneli getiriler sağlarken, yarı iletken ve çip teknolojilerine odaklanan IJC, CPT ve benzeri fonlar da yatırımcı ilgisini çekmeye devam etti. Nitekim mayıs ayında yatırımcı sayısında en büyük artışlardan biri 17 binden fazla yeni yatırımcıyla IJC fonunda gerçekleşti.
Teknoloji hikâyesi sadece çipten ibaret değil
Bu performansın arkasında küresel piyasalarda yapay zeka, çip teknolojileri, donanım ve veri merkezi yatırımlarına yönelik güçlü beklenti var. Nvidia başta olmak üzere yarı iletken şirketlerinden gelen sonuçlar, AI yatırımlarının hız kesmeden sürdüğünü gösterdi. Bu nedenle teknoloji teması yalnızca kısa vadeli bir fiyatlama değil, orta-uzun vadeli bir büyüme hikayesi olarak yerini koruyor. Ancak bu hikayeyi sadece çip olarak okumamak gerekiyor. Yapay zekâ büyüdükçe enerji talebi, veri merkezi yatırımları, bakır, gümüş ve altyapı ihtiyacı da artıyor. Bu nedenle teknoloji fonlarının yanında enerji ve emtia (bakır, gümüş, nadir elementler) fonlarının da daha dikkatli izlenmesi gerektiğini düşünüyorum. Yayınlarda da teknoloji tarafında momentum sürdükçe pozisyonların korunabileceğini, ancak kar realizasyonu ve portföy dengelemenin ihmal edilmemesi gerektiğini vurgulamaya çalışıyorum.
Borsa İstanbul tarafında mayıs ayında daha çok teknoloji, halka arz, BIST100 dışı ve görece küçük ölçekli hisselerde hareket gördük. Haziran ayında enflasyon beklentisi iyileşirse ve faiz indirimi beklentileri yeniden güçlenirse, bu kez bankacılık, BIST30 ve holding tarafı yeniden öne çıkabilir. Ancak burada temkinli olmak gerektiğini düşünüyorum. Çünkü içeride hikaye çok hızlı değişiyor. Bu nedenle doğrudan hisse senedi fonları yerine, hisse ağırlıklı değişken fonlar daha dengeli bir alternatif olabilir. Geçen ay da bu fonları anlatmıştım, örneğin IAE – İstanbul Portföy Agresif Değişken Fon aylık %3,2 ve yılbaşından bu yana %43,8 getiri ile dikkat çekiyor. ICH – Pardus Portföy İkinci Değişken Fon da yılbaşından bu yana %34,1 getiri ile öne çıkan fonlar arasında. Borsanın %5 üzeri negatif performansına rağmen bu fonlarda getiri pozitif. Ayrıca, %51 hisse senedi taşımaları nedeniyle bir yıl elde tutulduğunda stopaj avantajı da bulunuyor.
Para piyasası fonları hâlâ ana taşıyıcı konumda
Benim haziran için dengeli fon dağılımımda para piyasası fonları hâlâ ana taşıyıcı konumda. Mayıs ayında %45 olan para piyasası ağırlığını haziranda %40’a indirirken, hisse oranını %10’dan %15’e, yabancı hisse oranını %10’dan %15’e çıkarıyorum. Altın/gümüş tarafını %10’da korurken, borçlanma araçlarını %0’da bırakıyorum. Değişken fonları ise %20 ile portföyün önemli denge unsurlarından biri olarak görüyorum. Değişken fonların farklı varlık sınıfları arasında esnek geçiş yapabilmesi, piyasanın yönünün net olmadığı dönemlerde önemli bir avantaj sağlıyor.
Haziran ayında piyasaların odağında yine üç başlık olacak: ABD-İran hattındaki gelişmeler, Fed'in vereceği mesajlar ve teknoloji hisselerindeki momentumun sürüp sürmeyeceği. İçeride ise enflasyon verileri ve TCMB'nin değerlendirmeleri belirleyici olacak. Burada yerli ve yabancı hisse tarafında haber akışına göre yukarıda saydığım alternatiflere bakmak değerli olabilir.
Mayıs ayında teknoloji kazandı. Haziran ayında ise tek bir tema yerine doğru kurulmuş bir portföyün kazanma ihtimalini daha yüksek görüyorum. Çünkü bu dönemde başarı, en hızlı yükselen fonu bulmaktan çok, farklı senaryolara hazırlıklı bir portföy oluşturabilmekten geçiyor.