Kocaeli, Türkiye sanayisinin kalbi. Tersaneleri, organize sanayi bölgeleri ile üretim gücünü kanıtlamış bir şehir; aynı zamanda da nitelikli insan kaynağı ihtiyacının en net hissedildiği merkezlerden biri. Bu güçlü sanayi altyapısı, Türkiye’de istihdam meselesinin aslında “işsizlikten” çok nitelikli iş gücüne erişim sorunu olduğunu net biçimde ortaya koyuyor.
Stajyerlerin mezun olduktan sonraki süreçleri gözardı ediliyor
Şehirde, gençleri sektöre hazırlamak için sanayi ve üniversite iş birliği ile staj ve eğitim programları yürütülüyor. Bu programlar, teoriyi pratiğe dönüştürmek ve üretim süreçlerini deneyimlemek için fırsat sunuyor. Ama asıl soru şu: Bu programlar ne kadar etkili? Mezunlar sektöre adapte olabiliyor mu? İş hayatı gerçekten takip ediliyor mu? Stajyerler bir ay veya üç ay fabrikalarda çalışıyor, ancak sonrasında mesleki gelişimleri ne kadar izleniyor, işverenler ve eğitim kurumları arasında geri bildirim mekanizması ne kadar işliyor? Stajyerlerin yüzde kaçı istihdam ediliyor. Programlar güzel ama “mezun olduktan sonra nitelikli eleman hâline gelme süreci” çoğu zaman göz ardı ediliyor.
Bir tarafta iş arayan genç mühendisler, diğer tarafta “aranan eleman” bulmakta zorlanan bir sanayi gerçeği var; Kocaeli gibi üretim üssü bir şehirde bu çelişki çok daha görünür. TMMOB Gemi Mühendisleri Odası Katılım Grubu’nun sözcüsü, Gemi Mühendisi ve HKTM İcra Kurulu Başkanı İlham Çelebi’den dinlediğim 5 kolon yaklaşımının ilk kolon modeli, tam da bu kırılmayı onarmaya odaklanarak eğitimden istihdama uzanan hattı veri temelli ve ölçülebilir bir yapıya kavuşturmayı hedefliyor. “Eğitim, Öğrenci ve İlk İş Modeli” Ulusal Gemi Mühendisliği Eğitim Çalıştayı ile tüm paydaşları aynı zeminde buluşturmayı amaçlayan model, her yıl yayımlanacak “Eğitim ve İstihdam Raporu” ile süreci sadece tartışan değil, ölçen ve yön veren bir mekanizma haline getiriyor.
Bu çabaların kritik bir yönü, öğrenciyi mezuniyet sonrası süreçle yalnız bırakmamak. Eğitim sürecinde kazanılan bilgiler ve beceriler, sanayi ortamında uygulanabilirliğe dönüştürülüyor ve genç mühendislerin gelişimi iş hayatında yakından takip ediliyor. Staj deneyimleri, mentörlük destekleri ve düzenli geri bildirim mekanizmaları sayesinde, sadece teorik bilgi değil, gerçek üretim ve problem çözme yeteneği de kazanılıyor. Böylece, “aranan eleman” profili, mezun olduktan sonra da sürekli şekillendirilen bir süreçle ortaya çıkıyor. Yukarıda sormuş olduğum sorular sanki bu projede cevap buluyor.
Kocaeli, doğru yetişmiş nitelikli mühendisleri kazanmak istiyor
İşte bu takip ve destek mekanizmaları, öğrenciyi merkeze alan modelin de temel taşlarını oluşturuyor. Kampüs temsilcilikleri, anketler ve öğrenci komisyonlarıyla gençlerin sesi yönetime taşınırken; staj, barınma ve burs gibi temel sorunlara somut çözümler üretiliyor. “Staj Ağı Platformu”, konaklama modeli, mentörlük ağı, “Gelecek Fonu” ve “İlk 1000 Gün Programı” gibi adımlar, mesleğe geçiş sürecini güçlendirmeyi hedefliyor. Sorun daha fazla mezun vermek değil, doğru yetişmiş nitelikli mühendisler kazandırmak. Kocaeli bu dengeyi kurabildiğinde, Türkiye’nin mezun olmuş genç mühendislerine daha çabuk istihdam sağlanarak üretime katkıda bulunmalarının yolu açılacak.