Kamu ihaleleri kamu kaynağının kullanılmasını gerektiren alımlar olduğu için kamuoyunun dikkatini çeken alımlardır.
Birey ve kurumların söz konusu ihalelere katılımıyla ilgili olarak veya yapılan ihalelerde meydana mevzuata aykırılıklar ve usulsüzlüklerle ilgili olarak işin ehli olmayan kişilerce bazı teknik terim ve kavramlar yanlış şekilde kullanılmaktadır.
Kamu ihaleleriyle ilgili doğru bilinen yanlışları aşağıda başlıklar halinde irdeleyebiliriz.
1- İhaleler kurumun en üst yöneticisi tarafından onaylanır
YANLIŞ. İhaleler kurumun en üst yöneticisi tarafından değil, 4734 sayılı Kanun’da ihale yetkilisi adı verilen görevli tarafından onaylanır. Kanuna göre, ihale yetkilisi idarenin, ihale ve harcama yapma yetki ve sorumluluğuna sahip görevlilerini ifade eder. Söz konusu kanuna göre, bir görevlinin ihale yetkilisi olabilmesi için harcama yapma yetkisine ve dolayısıyla harcama yetkilisi sıfatına sahip olması gerekmektedir.
Harcama yetkilisi ise 5018 sayılı Kanun’da “Bütçeyle ödenek tahsis edilen her bir harcama biriminin en üst yöneticisi harcama yetkilisi” şeklinde tanımlanmıştır.
Harcama birimi; kurumların teşkilat yapılarına göre bütçe kanunu veya kararnamesi ile belirlenir. Örneğin, il ve ilçe belediyelerinde her bir müdürlük harcama birimi ve her bir müdürlüğün başındaki kişi ise harcama yetkilisidir. Bu nedenle, söz konusu belediyelerde ihale yetkilisi veya harcama yetkilisi belediye başkanı veya başkan yardımcısı değil, birim müdürleridir. Dolayısıyla, her ne kadar uygulamada ihaleler kurumun en üst yöneticisinin bilgisi dahilinde gerçekleşmekte ise de ihale işlemlerinde meydana gelen yanlışlık ve usulsüzlüklerden doğrudan üst yönetici değil, ihale yetkilisi ve ihale sürecinde görev alan diğer kurum personeli sorumlu olacaktır. Bununla birlikte, üst yöneticinin ihale evraklarında imzasının bulunması halinde üst yönetici harcama yetkilisi ve diğer görevlilerle birlikte ihale işlemlerindeki yanlışlıklardan sorumlu tutulabilecektir.
2- Kamu kurumları tarafından yapılan satın almalara katılmak için belli bir iş deneyimi ve mali güç gereklidir
YANLIŞ. İş deneyimi (mesleki ve teknik yeterlilik) ve mali güç (ekonomik ve mali yeterlilik) sadece ihale yoluyla yapılan alımlarda aranır. Dolayısıyla, doğrudan temin yoluyla ve İstisnalar kapsamında yapılan alımlarda mesleki ve teknik yeterlilik ile ekonomik ve mali yeterlilik aranmaz. Hatta ihale yoluyla yapılan ve belli bir parasal tutarın altındaki ihalelerde de mesleki ve teknik yeterlilik ile ekonomik ve mali yeterlilik aranmaz.
3- Yaklaşık maliyet piyasa rayicini yansıtır
YANLIŞ. Yaklaşık maliyet; idarelerce bütçesinin programlanmasında, ihalede ise isteklilerce verilen tekliflerin karşılaştırılmasında kullanılmak (referans fiyat) üzere tespit edilir.
4734 sayılı Kanun’a göre, yaklaşık maliyetin her türlü piyasa fiyat araştırması yapılarak tespit edilmesi öngörülmüş ise de uygulamada yaklaşık maliyet çeşitli nedenlerle piyasa rayiçlerinden farklı şekilde belirlenebilmekte veya bazen güncelliğini yitirebilmektedir.
Dolayısıyla, yaklaşık maliyetin altında alım yapmak piyasa rayiçlerine uygun alım yapıldığı anlamına gelmediği gibi yaklaşık maliyetin üstünde alım yapmak piyasa rayiçlerine aykırı alım yapıldığı ve kamu zararının oluştuğu anlamına gelmez.
4- Doğrudan temin yoluyla yapılan alımlarda piyasadan teklif toplanır
YANLIŞ. Doğrudan temin bir ihale usulü olmadığı için bu yöntemle yapılan alımlarda piyasadan teklif değil, fiyat bilgisi alınır. Bu nedenle, doğrudan temin yoluyla alımlarda piyasadan belli bir sayıda (genellikle 3) fiyat teklifi veya bilgisi alınması zorunluluğu olmadığı gibi belli bir sayıda fiyat teklifi veya bilgisi alınması o alımın piyasa rayiçlerine uygun şekilde gerçekleştirildiği anlamına gelmez. Zira aşağıda da açıklandığı üzere kamu ihalelerinde önemli olan husus piyasa rayiçlerine uygun alım yapılmasıdır.
Öte yandan, doğrudan temin yoluyla yapılan alımlarda alımın kendisinden fiyat teklifi alınanların birisinden yapılması zorunluluğu da bulunmamaktadır. Bu bağlamda, alım fiyatının piyasa rayiçlerine uygun olması koşuluyla kendisinden fiyat teklifi alınan kişi dışındaki kişilerden de doğrudan temin yoluyla alım yapılması mümkündür.
5- İhale mevzuatına her aykırılık kamu zararını oluşturur
YANLIŞ. Mali mevzuatımıza göre, mevzuata her aykırılık yaptırım gerektirmez. Mevzuata aykırılığın yaptırım gerektirebilmesi için kamu zararı, haksız menfaat veya mağduriyetin oluşması gerekmektedir.
5018 sayılı Kanun’a göre, ihale mevzuatına aykırı her alım değil, piyasa rayiçlerine aykırı alımlar kamu zararını oluşturur.
6- Doğrudan temin yoluyla yapılan alımlarda da ihaleye fesat karıştırma suçu oluşabilir
YANLIŞ. İhaleye fesat karıştırma suçu adı üzerinde sadece ihale yoluyla yapılan alım ve satımlarda oluşur. Dolayısıyla, doğrudan temin yoluyla ve İstisnalar kapsamında yapılan alımlarda meydana gelen usulsüzlükler ihaleye fesat karıştırma suçunu oluşturmaz.
7- Kamu kurumlarınca fatura karşılığı alım da mümkündür
YANLIŞ. Kamu kurumlarınca yapılan alımlarda sadece fatura karşılığı ödeme yapılması kural olarak mümkün değildir. Bu nedenle, hangi yöntem ve usulle olursa olsun kamu idare bütçesinden bir mal ve hizmet karşılığı ödeme yapılabilmesi için mutlaka bir satın alma dosyasının bulunması ve bu dosyada onay belgesi, piyasa fiyat araştırması yapıldığına ilişkin belge, alım kararı, mal ve hizmetin teslim alındığına ilişkin belgeler vs. belgelerin bulunması gerekmektedir.
8- İhale kararının iptalinde belli bir kural yoktur
YANLIŞ. Kamu idarelerince çıkılan her ihalenin yapılması yani belli bir istekli üzerinde bırakılması zorunluluğu bulunmamakta olup, ihale sürecinin herhangi bir aşamasında ihaleden vazgeçilmesi (ihalenin iptal edilmesi) mümkündür. Bununla birlikte, ihalenin iptalinin bir gerekçeye dayandırılması ve bu gerekçenin kamu yararı, hizmet gerekleri ve 4734 sayılı Kanunu’nun temel ilkelerine (rekabet, saydamlık, ihtiyaçların uygun şartlarla ve zamanında karşılanmasını ve kamu kaynaklarının verimli kullanılması vs.) uygun olması gerekmektedir.
9- Kamu idareleri istediği her alımı pazarlık usulü ile gerçekleştirebilir
YANLIŞ. Pazarlık usulü ile yapılan alımlarda ilan zorunluluğu bulunmadığından ve sadece idare tarafından davet edilen isteklilerin teklif verebildiği bir ihale usulü olduğu için pazarlık usulü suiistimale açık bir usuldür. Bu nedenle, hangi hallerde pazarlık usulü ile alım yapılabileceği 4734 sayılı Kanun’da tek tek sayılmıştır. Söz konusu kanun maddesine aykırı şekilde pazarlık usulü ile alım yapılması kamu zararı ve haksız kazanç sağlanması sonucunu doğurabildiğinden görevliler hakkında adli, idari ve mali yaptırım gerektirir.
---
KAYNAKÇA
Ahmet ARSLAN; Temel Kamu İhale Bilgisi, 6. Baskı, 2026, Ankara.