Türk Sanayisinin Enerji Verimliliği Raporu’nun 3. versiyonundaki sektörel analizlere bu hafta kâğıt sektörüyle devam edelim. Kâğıt sanayisi, ambalajdan matbaacılığa, hijyen ürünlerinden endüstriyel kullanımlara kadar çok geniş bir alana girdi sağlayan temel sektörlerden biri. Selüloz hazırlama, hamurlaştırma, rafine etme, eleme, kurutma, fırınlama, haddeleme ve kesim gibi süreçler hem elektrik hem ısı enerjisi açısından yoğun tüketim yaratıyor.
Rapor kapsamında 13 farklı kâğıt işletmesinde enerji etüt çalışmaları gerçekleştirdik. Bu işletmelerin 8’i 5.000 Ton Eş Değer Petrol (TEP) üzeri, 2’si 1.000 ila 5.000 TEP arası, 3’ü ise 1.000 TEP altı tüketime sahip. Aşağıdaki veriler, enerji verimliliğine odaklanan işletmelerdeki çalışmalarımızın sonuçlarını yansıtıyor. Sektördeki farklı işletmelerde tasarruf potansiyelinin daha yüksek seviyelere çıkabileceği de göz önünde bulundurulmalı.
Tüketim profili
Analiz edilen işletmelerde toplam enerji tüketiminin %85’i elektrikten, %15’i ise ısı enerjisinden -fosil yakıt ağırlıklı- kaynaklanıyor. Toplam enerji verimliliği potansiyeli %26,6 seviyesinde. Bunun %18,9’u elektrik tüketiminden, %7,7’si ısı enerjisi tarafındaki iyileştirmelerden geliyor. Bu da kâğıt sektöründe elektrikli sistemlerin verimlilik yol haritasında merkezi bir rol oynadığını gösteriyor.
Pompa sistemleri, fanlar, motorlar, vakum sistemleri, aydınlatma, yardımcı işletmeler ve üretim hattındaki elektrikli ekipmanlar bu nedenle ayrıntılı biçimde ele alınmalı. Kurutma, fırınlama ve diğer ısıl süreçler de toplam potansiyel içinde önemli bir iyileştirme alanı.
İlk üç odak alanı
Sonuçlara göre sağlanabilecek toplam 100 birim tasarruf potansiyelinin %61’i ısı ve üretim süreçleri, %14’ü ile pompa sistemleri, %9’u aydınlatma sistemlerinden geliyor. Bu üç başlıkla ulaşılan toplam %84’lük potansiyel, sektör için önemli bir önceliklendirme sunuyor. İlk bakılması gereken alan, üretim sürecinin enerjiyle nasıl beslendiği ve ısı akışlarının nasıl yönetildiği olmalı. Kurutma ve fırınlama gibi ısıl ihtiyaçlar, atık ısı geri kazanımı açısından dikkatle incelenmeli. Ardından pompa sistemleri ve aydınlatma gibi daha görünür elektrik tüketim noktaları detaylandırılmalı.
Kâğıt üretiminde sürekli çalışan sistemlerin payı yüksek olduğu için küçük verim kayıpları yıl sonunda büyük enerji tüketimlerine dönüşebilir. Gereğinden yüksek debiyle çalışan pompalar, yanlış seçilmiş motorlar, düşük verimli armatürler, yetersiz otomasyon veya bakımı aksayan ekipmanlar toplam maliyeti sessizce büyütür.
Yatırımın geri dönüşü
Kâğıt sektörü etütlerinde 1 TEP enerji tüketimi azaltımı için gereken ortalama yatırım 1.168 dolar. Projelerin ortalama geri ödeme süresi ise 1,92 yıl seviyesinde. Bu süre, ele aldığımız birçok sektöre kıyasla oldukça güçlü bir yatırım gerekçesi sunuyor. Emisyon azaltımı açısından bakıldığında 1 ton karbondioksit eş değeri emisyon azaltımı için gereken ortalama yatırım tutarı 683 dolar. Elektrik tüketiminin toplam enerji içindeki yüksek payı, karbon azaltımı açısından elektrik tüketiminin kaynağını ve verimini birlikte düşünmeyi gerekli kılıyor. Bu nedenle enerji verimliliği ile yenilenebilir elektrik tedariki birbirini tamamlayan iki başlık olarak değerlendirilmeli. Raporun etki düzeyi analizinde de enerji yönetimi faaliyetleri yüksek etki düzeyiyle öne çıkıyor. Bu bulgu önemli. Çünkü kâğıt sektöründe yalnızca ekipman değişimiyle ilerlemek yeterli olmayabilir. Ölçüm, izleme, doğru ayar değerleri, bakım disiplini, üretim planlaması ve performans takibi tasarrufun kalıcı hale gelmesini sağlar.
Sahadan notlar
Kâğıt işletmelerindeki başlıca fırsat alanlarından biri pompa sistemleri. Debi ihtiyacının doğru belirlenmemesi, vana kısma yöntemiyle kontrol, sabit hızlı çalışma, hatalı pompa seçimi ve hidrolik dengesizlikler önemli kayıplar yaratabilir. Değişken hızlı sürücüler, doğru pompa seçimi, hat kayıplarının azaltılması ve işletme noktalarının düzenli izlenmesi bu alanda güçlü sonuçlar verebilir.
Isı ve üretim süreçlerinde ise kurutma, fırınlama, sıcak hava, baca gazı, kondens ve atık ısı noktaları birlikte incelenmeli. Atık ısıdan ısı veya elektrik üretimi sistemleri de yüksek etki düzeyiyle öne çıkıyor. Doğru sıcaklık seviyesindeki atık ısının başka bir süreçte değerlendirilmesi, yakıt tüketimini ve toplam enerji maliyetini azaltabilir.
Son söz
Sektör geri dönüşümlü üretim kapasitesiyle de döngüsel ekonomi açısından stratejik önem taşıyor. Ancak bu avantajın gerçek etkisi, üretim süreçlerinin ne kadar verimli yönetildiği ve karbon yönetimi ile desteklendiği ile doğrudan bağlantılı. Özetle bugünün verimlilik yatırımları, sektörün hem rekabet gücünü hem çevresel performansını belirleyen ana unsurlardan biri.