Türkiye’nin yeşil dönüşüm gündeminde finansman başlığı giderek daha merkezi hale geliyor. Çünkü enerji verimliliği, yenilenebilir enerji, elektrifikasyon, atık ısı geri kazanımı, döngüsel ekonomi, su verimliliği ve düşük karbonlu üretim yatırımlarının tamamı güçlü bir finansman altyapısına ihtiyaç duyuyor.
Bu nedenle Ulusal Yeşil Finans Stratejisi ve Eylem Planı önemli bir adım. Plan, yeşil finans alanında daha şeffaf, ölçülebilir ve izlenebilir bir ekosistem oluşturmayı hedefliyor. Ancak asıl soru, bu çerçevenin işletmelerin yatırım kararlarına ne kadar hızlı ve somut biçimde yansıyacağı. Çünkü yeşil finansın gerçek sınavı belgelerde, sunumlarda yapılmaz; bu sınav fabrikada, ticari binada, KOBİ’nin yatırım dosyasında, bankanın kredi komitesinde ve projenin ölçülebilir sonuçlarında verilir.
Finansmanın dili değişiyor
İşletmeler açısından bu planın en önemli sonucu, finansmanın dilinin değişecek olması. Önümüzdeki dönemde enerji verimliliği veya dönüşüm projeleri yalnızca yatırım tutarı ve geri ödeme süresiyle anlatılamayacak. Projenin hangi çevresel faydayı sağladığı, ne kadar enerji tasarrufu ürettiği, ne kadar emisyon azalttığı, hangi veriye dayandığı ve bu sonucun nasıl doğrulanacağı daha önemli hale gelecek.
Bu değişim işletmeler için hem fırsat hem hazırlık ihtiyacı anlamına geliyor. Fırsat tarafında, iyi hazırlanmış projelerin yeşil kredi, sürdürülebilirlik bağlantılı finansman, yeşil tahvil veya uluslararası kaynaklara erişim şansı artabilir. Hazırlık tarafında ise işletmelerin enerji, emisyon, üretim, su, atık ve yatırım performansı verilerini daha düzenli ve güvenilir biçimde toplaması gerekecek.
Taksonomi neden kritik?
Planın en kritik başlıklarından biri Türkiye Yeşil Taksonomisi, yani hangi ekonomik faaliyetlerin ve yatırımların yeşil kabul edileceğini tanımlayacak sınıflandırma sistemidir. Bu sistemle enerji verimliliği projesi, yenilenebilir enerji yatırımı, düşük karbonlu üretim teknolojisi veya bina iyileştirmesi daha anlaşılır hale gelir. Bu ölçütler netleştiğinde, piyasanın güveni artar. Böylece hem finans kuruluşlarının risk değerlendirmesini kolaylaştırır hem işletmenin doğru projeyi önceliklendirmesine yardımcı olur. Taksonomi gecikirse bankalar, yatırımcılar ve işletmeler aynı dili konuşmakta zorlanır.
KOBİ’ler dışarıda kalmamalı
Yeşil finansın sahadaki başarısı için KOBİ’lerin bu dönüşüme dahil edilmesi şart. Çünkü büyük şirketler raporlama, danışmanlık ve finansman kaynaklarına daha kolay erişirken KOBİ’lerde insan kaynağı, veri altyapısı ve proje hazırlama kapasitesi daha sınırlı.
Bu nedenle KOBİ’lerin yeşil finansmana erişimini kolaylaştıracak ortak veri şablonları, basit raporlama setleri, standart enerji etüdü formatları, ölçme ve doğrulama yaklaşımı, proje hazırlama desteği ve uygun koşullu finansman araçları gibi mekanizmalar hızlı biçimde hayata geçirilmeli.
Tedarik zincirindeki KOBİ’lerin enerji ve karbon performansı, ana firmaların rekabet gücünü de doğrudan etkiliyor. Bu yüzden yeşil finans stratejisinin tedarik zinciri programlarıyla buluşması önemli.
Bankaların kapasitesi belirleyici olacak
Yeşil finansın sahaya inmesinde bankacılık sistemi kritik rol oynayacak. Ancak bunun için bankaların enerji verimliliği ve düşük karbonlu yatırım projelerini klasik kredi değerlendirmesinin ötesinde okuyabilmesi gerekiyor. Çünkü enerji verimliliği projelerinde temel mesele yalnızca teminat değildir. Projenin yaratacağı tasarruf, nakit akışı, performans garantisi, ölçme ve doğrulama disiplini, emisyon azaltımı ve işletme riski birlikte değerlendirilmelidir. Banka bu dili ne kadar iyi anlarsa iyi projelerin finansmana erişimi o kadar kolaylaşır. Bu nedenle finans sektöründe teknik kapasitenin artırılması planın en önemli uygulama alanlarından biri olmalı.
Hangi adımlar hızlanmalı?
Bana göre sahada en hızlı karşılık üretmesi gereken dört alan var:
1) Yeşil sınıflandırma sisteminin netleşmesi.
2) Veri ve doğrulama altyapısının güçlenmesi.
3) KOBİ’lerin proje hazırlama kapasitesinin artırılması.
4) Bankaların enerji verimliliği ve dönüşüm projelerini daha doğru değerlendirecek kapasiteye ulaşması.
Son söz
Plan doğru yönde atılmış önemli bir adım. Ancak başarısını belirleyecek olan, sahada yatırım kararlarını hızlandırıp hızlandırmayacağıdır. İşletmeler açısından mesaj net: Daha iyi veri hazırlayan, projesini ölçülebilir faydayla anlatan, tasarrufunu doğrulayan ve yatırımını karbon etkisiyle birlikte sunabilen işletmeler daha avantajlı olacak.
Yeşil finansın gerçek sınavı sahada verilecek. Bu sınavın başarı ölçütü de yayımlanan belge sayısı değil, hayata geçen verimli, düşük karbonlu ve ölçülebilir yatırım sayısı olacak.