Türkiye, elektronik vergi uygulamalarında bugün dünyada önde gelen ülkeler arasında yer almaktadır Yakın zamanda KDV beyannamelerinin kaldırılması bile gündeme gelebilecektir.
2026 ile birlikte vergi mükelleflerinin çok büyük bir kısmı durumlarına göre e-arşiv fatura veya e-fatura düzenleyecekler.
Hem ticaret ve vergi dünyası için önemli belgelerin başında gelen fatura düzenlenmesinde 2008 yılında başlayan dijital fatura düzenlemelerinde son aşamaya geçildi. 1 Ocak 2026’dan itibaren artık gerçek usulde vergilendirilen gelir vergisi mükellefleri ile kurumlar vergisi mükellefleri herhangi bir surette kâğıt ortamında fatura düzenleyemeyecekler.
Ticari kazançları basit usulde tespit edilenler ile işletme hesabına göre defter tutan mükellefler ise bu yıl içinde vergiler dahil toplam tutarı 3 bin TL’yi aşmayan satışları için 1 Ocak 2027’ye kadar e-arşiv fatura düzenlemek zorunda olmayacaklar, kağıt ortamında perakende satış vesikası veya fatura düzenleyebilecekler.
İş dünyasında ve gündelik hayatta önemli bir yere sahip olan faturaya ilişkin temel açıklamalar iki ayrı kanunda yer alır. Bunlardan birincisi Türk Ticaret Kanunu’dur. Bu kanuna göre; ticari işletmesi bağlamında bir mal satmış, üretmiş, bir iş görmüş veya bir menfaat sağlamış olan tacirden, diğer taraf, kendisine bir fatura verilmesini ve bedeli ödenmiş ise bunun da faturada gösterilmesini isteyebilir.
Faturanın yer aldığı diğer kanun ise Vergi Usul Kanunu’dur (VUK). Buna göre fatura; satılan emtia veya yapılan iş karşılığında müşterinin borçlandığı tutarı göstermek üzere emtiayı satan veya işi yapan tüccar tarafından müşteriye verilen ticari belgedir.
VUK’a göre fatura, kâğıt ortamında en az iki nüsha olarak düzenlenerek ilk nüshası (aslı) müşteriye verilen, ikinci nüshası ise yine kâğıt ortamında aynı kanunun muhafaza ve ibraz hükümlerine göre mükelleflerce saklanılan bir belgedir.
2005 yılında Gelirler Genel Müdürlüğü’nün Gelir İdaresi Başkanlığı’na dönüştürülmesi sonucunda vergide dijital dönüşüm anlamında önemli adımlar atıldı. Bu kapsamda kâğıt faturanın yerini alan elektronik faturanın alması, elektronik beyannameye geçişten sonra ikinci sırada gelmektedir.
İlk elektronik fatura uygulaması: e-arşiv fatura
İki tür elektronik fatura bulunmaktadır. Bunlar e-arşiv fatura ve e-fatura olarak adlandırılmaktadır.
E-arşiv uygulaması, GİB tarafından belirlenen standartlara uygun olarak faturanın elektronik ortamda oluşturulması, elektronik ortamda saklanması, inceleme vb. nedenlerle vergi incelemesine yetkili olanlara ibraz edilmesi ve raporlanmasını kapsayan uygulama olarak adlandırılmaktadır.
Her ay milyonlarca fatura düzenleyen çoklu müşteri grubuna sahip şirketlerin bir kısmı için başlatılan e-arşiv fatura uygulamasının özelliği faturanın dijital ortamda düzenlenmesi, alıcının talebine göre kâğıt ya da dijital ortamda aktarılması ve faturanın ikinci nüshasının dijital ortamda saklanmasını sağlıyordu.
Bu kapsamda pilot uygulama ile Avea İletişim Hizmetleri AŞ, Bursa Şehiriçi Doğalgaz Dağıtım Ticaret ve Taahhüt AŞ, TTNET AŞ, Turkcell İletişim Hizmetleri AŞ, Türk Telekomünikasyon AŞ ve Vodafone Telekomünikasyon AŞ, 2008 yılında e-arşiv faturaya geçen ilk şirketler oldular.
Zamanla kapsam genişleyerek diğer mükelleflerin de aşamalı olarak sisteme girişleri sağlandı.
Örneğin aracı hizmet sağlayıcıları, internet ortamında ilan yayınlayanlar, internet reklamcılığı hizmet aracıları ile kendilerine veya aracı hizmet sağlayıcılarına ait internet sitelerinde veya diğer her türlü elektronik ortamlarda mal veya hizmet satışını gerçekleştirenler tutara bakılmaksızın e-arşiv fatura uygulamasına dahil edilmişlerdi.
Son olarak 31 Aralık 2025’e kadar vergiler dahil 3.000 TL’yi aşan mal ve hizmet teslimleri için e-arşiv fatura düzenleme zorunlu iken 1 Ocak 2026’dan itibaren tutar ne olursa olsun işletmeler e- arşiv fatura düzenleyecekler. Böylece 3.000 TL (vergiler dahil) altında kağıt fatura düzenleme imkanı ortadan kalktı ve kağıt fatura Türkiye’de tarih oldu.
İkinci elektronik fatura türü: e-fatura
İlk olarak 2010 yılında hayata geçen elektronik fatura (e-fatura), VUK gereğince bir faturada bulunması gereken bilgilerin içerisinde yer aldığı, satıcı ve alıcı arasındaki iletiminin merkezi bir platform (GİB) üzerinden gerçekleştirildiği elektronik bir belgedir. Bu sistemde satıcı da alıcı da mükellef olmak zorunda ve aynı zamanda da bu sisteme dahil olmak zorundadır.
Başlangıçta sadece tüzel kişi vergi mükellefleri (Kurumlar vergisi mükellefleri) e-fatura uygulamasından yararlanabilirken Haziran 2012’de gerçek kişi vergi mükellefleri de (gelir vergisi mükellefleri) sisteme girebilme imkanına kavuşmuştur.
Satıcının vergi mükellefi olduğu ancak alıcının nihai tüketici olduğu ya da e-fatura sistemine dahil olmadığı durumda faturanın e-arşiv fatura olarak düzenlenmesi gerekiyor.
Genel olarak brüt satış hasılatı (veya satışları ile gayrisafi iş hasılatı);
- a) 2018, 2019 veya 2020 hesap dönemleri için 5 Milyon TL,
- b) 2021 hesap dönemi için 4 Milyon TL,
- c) 2022 veya müteakip hesap dönemleri için 3 Milyon TL
ve üzeri olan mükellefler e-fatura uygulamasına geçmek zorundalar.
Ayrıca bazı sektörler itibariyle de herhangi bir tutara bağlı olmaksızın e-faturaya geçiş mecburidir (Örneğin Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu'ndan lisans alan (bayilik lisansı dâhil) mükellefler, alkollü içecek ve tütün mamulleri üreten veya ithal edenler, Sosyal Güvenlik Kurumu ile sözleşme imzalayan sağlık hizmeti sunucuları ile medikal malzeme ve ilaç/etken madde temin eden tüm mükellefler…)
|
2024 yılı sonu itibarıyla e-arşiv ve e fatura verileri |
|
|
e-Arşiv Fatura Uygulamasında kayıtlı kullanıcı sayısı 1.549.138’ |
Yıllık düzenlenen e-arşiv fatura adedi 10.703.021.420 |
|
e-Fatura Uygulamasından yararlanan mükellef sayısı, 1.565.603 |
Yıllık düzenlenen e-fatura adedi 1.028.833.506 |
Kaynak: GİB, 2024 Faaliyet Raporu
Değerlendirme
Türkiye, elektronik vergi uygulamalarında bugün dünyada önde gelen ülkeler arasında yer almaktadır. Elektronik fatura uygulamasındaki bu gelişmeler kayıt dışılığı, sahte belge kullanımını ve haksız vergi iadesi alınmasını önleme adına Maliye için çok önemli araçlardır.
Denetimin geriden geldiği bu nedenle de vergi kayıp veya kaçağının önlenmesinin neredeyse imkansız hale geldiği ortam yerine güncelin takip edebildiği ve müdahale edebildiği bir sistem oluşmaktadır. Nitekim Vergi Denetim Kurulu’nun 1 Ekim 2025’te devreye aldığı KURGAN (Kuruluş Gözetimli Analiz) sistemi de tamamen dijitalleşmenin sağladığı imkân ve fırsatlar üzerine inşa edilmiş durumdadır.
Yakın zamanda KDV beyannamelerinin kaldırılması bile gündeme gelebilecektir. Eşzamanlı bildirim mükellefleri de uyum maliyetinden kurtarmış olacaktır. Dolayısıyla da hem vergicilikte hem de muhasebecilik ve mali müşavirlik dünyasında çok ciddi mesleki dönüşümler beklemeliyiz.
Bu bağlamda Maliye’nin yapacağı geliştirmeler ile e-arşiv fatura ve e-fatura şeklindeki ikili elektronik fatura yapısını da teke indirmesi işlemlerde kolaylık ve hız sağlayacaktır.
Son dakikada geçici olarak kapsam dışına alınan mükellefler
Resmi Gazete’nin 31 Aralık 2025 tarihli 5. mükerrer sayısında yayınlanan 509 sıra no.lu V.U.K. Genel Tebliği ile Türkiye Esnaf ve Sanatkârları Konfederasyonu’nun kamuoyuna yansıyan talepleri karşılandı. 2026 yılı içinde vergiler dahil toplam satış tutarı 3 bin lirayı aşmayan işlemler için ticari kazançları basit usulde tespit edilenler ile işletme hesabına göre defter tutan mükellefler, kağıt ortamında belge (Perakende satış vesikası veya fatura ) düzenleyebilecekler. 3 bin lirayı aşan işlemlerde ise onlar da e-arşiv fatura düzenlemek zorunda olacaklar.