Yazar: Dr. Tayfun Koçak
Hakem: Doç. Dr. Fatma Nur Parın
İstanbul Teknik Üniversitesi’nde 25–26 Aralık 2025 tarihlerinde düzenlenen girişimcilik etkinliği, yeni kuşağın hayata bakış açısının adeta bir fotoğrafını çekiyordu. Salonun havasında, Z kuşağının aynı anda hem umutlu hem de son derece gerçekçi duruşu hissediliyordu.
1994 doğumlu bir girişimci, bu durumu şöyle özetliyordu: “Artık maaşlı bir yaşam sürdürmek oldukça zor. Koşullar bizi girişimci olmaya itiyor.” Bu cümle, belki de Z kuşağının girişimcilik serüveninin kısa bir özeti niteliğinde. Bu bir “seçim” değil, çoğu zaman bir “zorunluluk”. Ancak bu zorunluluk, kimilerini 25 yaşında olup 35 yaşında gibi görünmeye itecek kadar yoğun bir çalışma temposuna sürüklüyor.
“Yandex bizi satın almak istedi; ama geri çevirdik. Çok çalışıyoruz; bu kadar hızlı yaşlanmamızın sebebi de bu,” diyor Magfi girişiminin sahibi Mustafa Fikret.
Etkinlikte söz alan pek çok girişimcinin memur ailelerden geliyor olması da oldukça dikkat çekiciydi. Girişimciler, rasyonel bir bakış açısıyla girişimci olmanın neredeyse imkânsız olduğunun altını çiziyordu. Memur bir ailenin çocuğu, eğer yalnızca mantıkla hareket ederse girişimci olamaz. Çünkü girişimcilik zor, belirsiz ve sonu görünmeyen bir tünel. Mantıkla değil; içgüdüyle, tutkuyla ve bu yol çoğu zaman da çaresizlikle yürünüyor.
Kazık Yemekten Korkmamak
2020 yılında kurulan Beiji girişiminin kurucusu Doruk Akpek’in insan kaynaklarına dair sözleri ise girişimcilik felsefesinin belki de en kritik noktasını ortaya koyuyor: “Yeni işe alımlarda, ekibe uyum sağlayan ve gerçekten değer katan bir çalışma arkadaşı bulma başarı oranımız %60. Çok kazık yedim; ama yeniden kazık yiyeceğim korkusuyla kendimi koruma moduna almam. 100 kişiden 5’i yanlış kişi olacak diye bu özelliğimi kapatmam.” Doruk Akpek’in tarif ettiği şirket kültürünün özü aslında oldukça net: Kırılganlığı korumak. Hayal kırıklıklarına rağmen açık kalabilmek. Güvenmekten vazgeçmemek.
Kadın Girişimcinin İsyanı
Mindlee adlı girişimin kurucusu Nur Ersan'ın sözleri, salonda en çarpıcı anlardan biriydi. “Kadın girişimci olarak nasıl başarılı oluyorsunuz sorusuna kızıyorum.” Pandemi döneminde girişimini kuran ve kısa sürede 1 milyon takipçiye ulaşan Ersan, kadın girişimciliğinin ayrı bir kategoriymiş gibi ele alınmasına açıkça karşı çıkıyor. Başarının cinsiyetle tanımlanmasını reddeden bu duruş, salonda güçlü bir karşılık buluyor.
Öte yandan, Türkiye Girişimcilik Vakfı Genel Müdürü Mehru Öztürk’ün paylaştığı veriler, bu tabloyu daha da netleştiriyor: Kadınların % 60’ı başarıya ulaşsa dahi bu başarıyı hak ettiğine inanmadığını ifade ediyor. Buna karşın Avrupa’da finansal kaynakların yüzde 91’i erkekler tarafından yönetiliyor. Bu çelişki, sorunun yetkinlikten değil; algıdan, fırsat eşitsizliğinden ve yapısal önyargılardan kaynaklandığını açıkça ortaya koyuyor.
Yapay Zekâ Gerçeği
1995'te Türkiye'nin ilk siber güvenlik mühendislerinden biri olan, sektörün duayenleri arasında gösterilen Devrim Danyal’ın uyarısı ise oldukça netti: “İşimizi yapay zekaya değil, yapay zekâyı daha iyi kullanan birisine kaybedeceğiz.” Aslında bu süreci çoktan yaşamaya başladık. Bu durum, ani bir kırılma değil; uzun süredir devam eden ve giderek hızlanan bir dönüşüm. Podkids girişiminin kurucusu İmran Gündüz’de aynı noktayı vurguluyor: “Yaptığınız işi AI ile ne kadar entegre ederseniz o kadar başarılı olursunuz”.
Bugün Insider gibi uygulamalar, insan kaynakları süreçlerinde aktif rol alıyor; adayların kaç farklı yapay zekâ aracı kullandığını ölçüyor ve değerlendirmelerini buna göre şekillendiriyor.
Travma Bazlı Yatırım
Nur Ersan’ın aktardığı bir detay, yatırım dünyasının yeni tespitini ortaya koyuyor: “Önemli bir girişim sermayesi yöneticisi bize şunu söyledi: Girişimcilerin travmalarına göre yatırım yapıyoruz. Travması olan pes etmiyor veya bu girişimini travmaya göre girişimini yönetiyor.”
Zirve’de anlatılanlar, girişimcilerin deneyimlerini paylaştığı, neden girişimci olmak olduklarını ve yatırımların konuşulduğu bir dünyanın ötesinde, çoğu zaman geri planda kalan ve pek dile getirilmeyen zorlukların hikâyesiydi. Sonuç olarak, girişimci olmak için hiçbir zaman ‘’tam doğru’’ bir zaman olmayacak. Girişimci olmaya mecbur kalmadan, siz girişimci olun.
Zirveden aklımda kalan güzel sözler:
Yemeksepeti’nin kurucusu Nevzat Aydın’ın sözleri etkinlikte yeniden dile getirildi, “Türkiye’de başarılı bir girişimciyseniz, dünyanın her yerinde başarılı olursunuz”
İTÜ’de fizik öğretmeninin öğrencilerine söylediği söz de çok etkileyici idi: “Lütfen İTÜ’yü camlı plazalarda çalışmak için bitirmeyin.”