İstanbul’da su artık yalnızca barajlar, borular ve arıtma tesisleriyle değil; veri, yapay zekâ ve anlık karar alma kapasitesiyle yönetiliyor. Her gün 3 milyon metreküp suyu 20 milyonu aşkın insana ulaştıran İSKİ, dijital dönüşümle arıza müdahale süresini 24 saatten 5 saate indirirken, SmartWater360 projesiyle su yönetimini “kamusal teknoloji” meselesine dönüştürüyor. İklim krizi, kuraklık ve nüfus baskısı büyürken, İstanbul’un su güvenliği artık fiziksel altyapı kadar dijital akla da emanet.
İstanbul’da suyun hikâyesi artık yalnızca baraj doluluk oranlarıyla, yağış beklentileriyle ya da yeni hat yatırımlarıyla yazılmıyor. Su güvenliği, giderek daha fazla veri merkezlerinde, yapay zekâ destekli analizlerde, akıllı şebekelerde ve sahaya saniyeler içinde yön veren dijital sistemlerde şekilleniyor. Çünkü 20 milyonu aşkın insanın yaşadığı bir şehirde suyu yönetmek, artık sadece altyapı işletmek değil; iklim krizine, kuraklığa, nüfus baskısına ve kentleşmenin hızına karşı stratejik bir dayanıklılık inşa etmek anlamına geliyor.
Her gün 3 milyon metreküp suyu 7 milyondan fazla aboneye ulaştıran İSKİ için teknoloji, bir destek fonksiyonu olmanın çok ötesine geçmiş durumda.
İstanbul’un suyu; barajlardan arıtma tesislerine, 23 bin kilometrelik içme suyu hattından 19 bin kilometrelik atık su ağına uzanan dev sistem içinde akarken, bu sistemin görünmeyen omurgasını artık veri oluşturuyor. İSKİ Bilgi İşlem Dairesi Başkanı Tayfun İşbilen’in ifadesiyle su, bugün yalnızca borularla değil, veriyle yönetiliyor. İşbilen’in yorumları şöyle:
Teknoloji, kamusal faydayı büyüten en güçlü araç
“İSKİ, Avrupa’nın en büyük ve dünyanın kendi alanında ilk sıralarında yer alan devasa bir organizasyonu. Yılda 3 milyon çağrı alan, 1 milyonun üzerinde iş emri üreten ve her gün 6 Olimpiyat Stadı’nı dolduracak hacimde, 3 milyon metreküp suyu yöneten bu yapı, 20 milyonu aşkın insanın hayatına doğrudan dokunuyor. İstanbul’un suyu, 7 barajdan başlayıp 24 arıtma tesisinden geçerek 23 bin kilometrelik dev bir hatla halka ulaşıyor. Aynı zamanda 19 bin kilometrelik atık su hattı ve 90 arıtma tesisi ile bu döngü tamamlanıyor. Böylesine karmaşık ve hayati bir yapıda bilişim altyapısını kesinlikle sadece bir destek birimi olarak değil, su yönetiminin stratejik omurgası olarak tanımlıyoruz. Bugünün dünyasında su yönetimi; veriye dayalı, öngörücü ve yapay zekâ destekli bir yapıyı zorunlu kılıyor. Klişe bir söz var hepimizin bildiği; su hayattır. Elektriksiz yaşarız, internetsiz yaşarız ancak susuz yaşayamayız. Bilgi işlem açısından 686 farklı lokasyonda, 7 milyon sistem kullanıcısı ve 23,3 TB büyüklüğündeki veriyle günde yaklaşık 18 milyon işlemi yönetiyoruz. Bizim için teknoloji bir amaç değil; gıda güvenliğinden toplumsal istikrara kadar uzanan bu stratejik alanı yönetmek için kamusal faydayı büyüten en güçlü araç. Bu nedenle kamucu bir bakış açısıyla dijital dönüşümü, kurumun karar alma mekanizmalarını akılla ve veriyle yöneten ana merkez, yani İSKİ’nin bizzat yaşayan omurgası olarak konumlandırıyoruz.”
İstanbullular baraj doluluk oranlarını borsa endeksi gibi anlık takip ediyor
“Bugün İstanbulluların baraj doluluk oranlarını bir borsa endeksi gibi anlık takip etmesi, suyun yaşam kalitemiz üzerindeki doğrudan etkisinin en somut göstergesi. Bu bilinçle, arıza müdahale süresinde sağladığımız yüzde 80’lik devasa iyileşme, aslında içeride kurduğumuz dijital dünyanın sahadaki fiziksel yansıması. Artık arızaları bir vatandaş ihbarının gelmesini ya da hantal bürokratik süreçlerin tamamlanmasını beklemeden, sistem üzerinden gelen anlık uyarılarla tespit ediyoruz. Yenilenen Coğrafi Bilgi Sistemleri (CBS) ve SCADA entegrasyonu sayesinde ekiplerimiz, arızanın tam koordinatını ve şebeke üzerindeki etkilerini daha yola çıkmadan biliyor. Eskiden ‘tespit’ ile geçen saatler, bugün yerini doğrudan ‘çözüme’ bırakmış durumda.
İSKİ, kentin en önemli stratejik dayanıklılık merkezi
“İçme Suyu ve Kanalizasyon Master Planı kapsamında İstanbul’un artan su ihtiyacını karşılamak üzere su arz kapasitesinde yüzde 50 artış hedefleniyor. Bu doğrultuda yeni içme suyu depoları, pompa sistemleri ve yüzlerce kilometrelik iletim hatları hayata geçirilecek. Ancak bu dönüşüm yalnızca fiziksel altyapı yatırımlarıyla sınırlı değil. İSKİ’nin asıl hedefi, tüm süreçlerin veriyle yönetildiği, kararların analitik çıktılarla alındığı ve operasyonların uçtan uca dijitalleştiği bir yönetim modeline geçmek. Bu kapsamda İSKİ Dijital İkiz ve İSKİ AI projeleriyle, şehrin su altyapısı gerçek zamanlı olarak izlenebilecek, senaryolar önceden test edilebilecek ve krizlere karşı proaktif çözümler geliştiriyoruz. Bir kamucu teknolojist olarak teknolojiyi yalnızca sistemleri işletmek için değil, insanı ve geleceği korumak için kullanmak gerektiğine inanıyorum. Bu amaçla İstanbul’un köklü su medeniyeti mirasını, veri ve yapay zekâ ile yeniden yorumlayarak dijital çağın ihtiyaçlarına uygun bir yönetişim modeline dönüştürmeye çalışıyoruz. Çünkü İSKİ, İstanbul için yalnızca bir hizmet kurumu değil; iklim krizine karşı kentin en önemli stratejik dayanıklılık merkezi olmaya devam edecek.
"SmartWater360 projesi, tasarruf anlayışımızı kökten değiştirdi
“Suyun kaynağından abonenin musluğuna kadar geçen tüm süreci; miktarı, kalitesi, basıncı ve şebekenin sağlığı açısından milimetrik bir doğrulukla yönetmek zorundayız. SmartWater360 projemiz, tasarruf anlayışımızı kökten değiştirdi. İstanbul gibi bir megakentte sağlanacak sadece yüzde 10’luk bir verimlilik artışı, Anadolu’daki birçok büyük şehrin toplam tüketiminden daha fazla suyun geri kazanılması demek. Biz bu tasarrufu artık sadece yeni hatlar döşeyerek değil; akıllı şebekeler, yapay zekâ destekli kayıp-kaçak analizleri, akıllı sayaçlar ve enerji optimizasyonu ile yani ‘veriyi yöneterek’ sağlıyoruz. İSKİ’nin SmartWater360 projesiyle dünyanın en prestijli teknoloji platformlarından biri olan Gartner Eye on Innovation Awards’ta, 268 küresel proje arasından EMEA bölgesi ikinciliğine layık görülmesi, sadece bir başarı değil, bir ‘küresel tescil’ niteliğinde. Bu ödül ile İSKİ Türkiye’den bu seviyede derece alan ilk kamu kurumu yaparak tarihe geçti.”
“Suyun Dijital Rönesansı”
“DSÖ’nün 2050 projeksiyonları, Türkiye’nin ‘su kıtlığı’ sınırına dayanacağını gösteriyor. Mevcut su kaynaklarımızı fiziksel olarak artırmak artık mümkün değil; ancak sahip olduğumuz her damlayı bilim ve teknolojiyle koruyabiliriz. Biz buna ‘Suyun Dijital Rönesansı’ diyoruz. İSKİ’de başlattığımız dijital dönüşüm, her şeyden önce kuruma bir ‘refleks hızı’ ve ‘stratejik akıl’ kazandırdı. Bu dönüşümün somut kazanımları şu şekilde: Veri transfer hızımızı 5,9 kat, veri merkezi bağlantı hızımızı ise tam 160 kat artırdık. Bu teknolojik şahlanış, ödeme işlemlerini 7,9 kat hızlandırarak vatandaşın zamanını koruma altına aldı. Online işlemler 3,5 kat, dijital sözleşmeler 2,6 kat artarken; dijital fatura sayımız 800 bine ulaştı. Vatandaşlarımız artık 7/24 kesintisiz hizmete ve gerçek zamanlı uyarılara parmak uçlarıyla erişebiliyor. En hayati kazanımımız ise arıza yanıt süresinde yaşandı. Dijitalleşme sayesinde müdahale süresini 24 saatten 5 saate düşürerek yüzde 80’lik bir iyileşme sağladı
