Birleşmiş Milletler’in en büyük iklim finansmanı araçlarından Yeşil İklim Fonu (GCF), gelişmekte olan ülkelerin iklim finansmanına erişimini kolaylaştırmak için beş yeni bölgesel merkez kurma kararı aldı.
Panama City, Amman, Suva, Nairobi ve Abidjan’da açılacak ofisler, fonu sahaya yaklaştırmayı hedeflerken; Filistin’den bir kurumun ilk kez doğrudan erişim akreditasyonu alması da dikkat çeken kararlar arasında yer aldı.
Songdo’daki 44. Yönetim Kurulu toplantısında alınan kararla fon, yıllardır merkezden yürüttüğü yapıyı kısmen dağıtarak bölgesel bir varlık oluşturmaya yöneldi. Amaç; iklim finansmanını başkentlerde konuşulan bir başlık olmaktan çıkarıp, ihtiyaçların hissedildiği coğrafyalara daha yakın bir noktadan yönetmek.
Karara göre yeni bölgesel ofisler Latin Amerika ve Karayipler için Panama City’de, Doğu Avrupa, Orta Asya ve Orta Doğu için Amman’da, Pasifik için Suva’da kurulacak. Afrika yapılanması ise iki ayaklı olacak: Doğu ve Güney Afrika Nairobi’den, Orta, Kuzey ve Batı Afrika ise Abidjan’dan yönetilecek. GCF merkezi Güney Kore’de kalmayı sürdürecek ve Doğu, Güneydoğu ile Güney Asya’yı buradan kapsayacak.
Fon yönetimi bu adımı, gelişmekte olan ülkelerle daha yakın çalışmak, hazırlık desteğini ülke ihtiyaçlarına daha iyi uyarlamak, proje hazırlık süreçlerini hızlandırmak ve sonuçların izlenmesini güçlendirmek için atılmış bir eşik olarak tanımlıyor.
GCF İcra Direktörü Mafalda Duarte’nin bunu “tarihi bir dönüm noktası” olarak nitelemesi de boşuna değil. Çünkü iklim finansmanında uzun süredir en büyük eleştirilerden biri, kaynağın varlığı kadar o kaynağa erişimin de yavaş, karmaşık ve merkezileşmiş olmasıydı. Fiji’den gelen “Daha az gecikme, daha çok eylem” mesajı da aslında bu kararın sahadaki karşılığını özetliyor.
Ciddi bir ilgi ve rekabet var
Bu kararın arkasında ciddi bir ilgi ve rekabet de var. Toplam 43 ülke yeni ofislere ev sahipliği yapmak için başvurdu; bunlardan 16’sı kısa listeye kaldı. Değerlendirmede maliyet, bağlantı imkânları ve nitelikli iş gücünü çekebilme kapasitesi gibi ölçütler dikkate alındı. Yeni merkezlerin kurulmasının ilk aşamada 6.5 milyon dolarlık bir maliyet yaratması bekleniyor. Ancak fon yönetimi, daha düşük seyahat ve operasyon giderleri sayesinde bu maliyetin zaman içinde dengeleneceğini öngörüyor.
Toplantının en dikkat çekici kararlarından biri de Filistin’den bir kuruma ilk kez doğrudan erişim akreditasyonu verilmesi oldu. Batı Şeria’da Filistin Yönetimi tarafından kurulan Municipal Development and Lending Fund, bu kararla birlikte GCF kaynaklarına doğrudan başvuru yapabilecek. Kurumun yerel altyapı ve belediye hizmetleri alanında çalıştığı, ortaklarıyla birlikte kuraklık ve aşırı sıcaklık gibi büyüyen iklim risklerine karşı projeler geliştirdiği belirtiliyor. Bu karar, iklim finansmanında ülke sahipliğini artırma yönündeki yaklaşımın da sembolik açıdan güçlü bir göstergesi.
18 yeni iklim projesine toplam 960.3 milyon dolar onay
● Yönetim Kurulu toplantısı yalnızca yönetsel yapıda değil, finansman hacminde de dikkat çekici bir tablo ortaya koydu. Toplantıda gelişmekte olan ülkeler için 18 yeni iklim projesine toplam 960.3 milyon dolar onay verildi. Böylece GCF’nin toplam portföyü 354 proje ve programla 20 milyar dolar eşiğini aştı. Yeni finansmanın yaklaşık 441 milyon dolarlık bölümünün Afrika’ya yönelmesi, fonun kırılgan bölgelerdeki etki alanını büyütme arayışını da ortaya koyuyor.
Özetle bu karar, yalnızca yeni ofislerin adreslerini belirleyen teknik bir adım değil. Aynı zamanda iklim finansmanının nasıl işlemesi gerektiğine dair daha büyük bir tartışmanın parçası. Çünkü mesele artık sadece ne kadar para ayrıldığı değil; o paranın ne kadar hızlı, ne kadar doğrudan ve ne kadar adil biçimde sahaya ulaşabildiği. Yeşil İklim Fonu’nun yeni bölgesel yapılanması da tam bu soruya daha inandırıcı bir yanıt verme arayışı olarak görünüyor.
