İhracatçı için bugün en önemli meselelerden biri, müşterisini kaybetmeden üretime devam edebilmek. Siparişin sürmesi, fabrikanın çalışması ve çalışanların korunması için kimi zaman kârdan vazgeçiliyor. Böyle bir dönemde döviz dönüşüm desteğinde yapılan değişiklik, işletmelerin nakit hesabını doğrudan etkiliyor.
Çünkü bir desteğin ekonomik değerini yalnızca açıklanan oran belirlemez. O oranın hangi tutara uygulanacağı da en az oran kadar önemlidir.
1 Ekim 2026’da başlayan yeni uygulamada yüzde 3 oranı korunurken, destek kapsamında satılabilecek döviz tutarı firmanın hesaplanan katma değeriyle sınırlandırılıyor. Bu hesaplamada yıllık faaliyet kârı ile işgücü maliyeti toplanıyor. Faaliyet zararı bulunan işletmelerde ise kâr sıfır kabul ediliyor; işgücü maliyeti hesaplamada kalıyor.
Önceki uygulamada bir ay döviz almama taahhüdü öne çıkarken, yeni sistemde bunun yerini yüzde 10’u aşmaması gereken döviz pozisyon oranı alıyor. Dolayısıyla bazı işletmeler açısından başvuru koşulları kolaylaşırken, bazıları açısından destek alınabilecek tutar daralabiliyor.
Aynı döviz, farklı destek
Farkı görmek için varsayımsal bir üretici düşünelim. Eski uygulamanın koşullarını sağlayarak 100 milyon TL karşılığı uygun dövizini destek kapsamında dönüştürdüğünde, yüzde 3 üzerinden 3 milyon TL destek alabiliyordu.
Yeni sistemde aynı büyüklükteki dönüşüme karşılık kullanılabilir katma değer limiti 20 milyon TL ise destek 600 bin TL’de kalıyor. Böylece toplam 100 milyon TL’lik döviz dönüşümüne göre fiilî destek oranı yüzde 0,6 oluyor.
Kâğıt üzerinde yüzde 3 değişmedi. İşletmenin kasasına giren katkı ise bu örnekte yüzde 80 azaldı.
2026’nın son çeyreğinde hesap daha da önemli
İlk uygulama dönemi olan 2026’nın son çeyreğinde, hesaplanan yıllık katma değerin dörtte biri esas alınıyor.
Yıllık hesaplamaya esas faaliyet kârı sıfır, işgücü maliyeti 40 milyon TL olan bir mobilya üreticisini ele alalım. Son çeyrekte kullanabileceği katma değer limiti 10 milyon TL olur. İşletme bu dönemde 50 milyon TL karşılığı uygun dövizini dönüştürse bile, diğer koşulların sağlandığı varsayımıyla destek 300 bin TL’de kalır.
Eski kurallar aynı işlem büyüklüğüne uygulansaydı destek 1 milyon 500 bin TL olacaktı. Yeni hesapta toplam dönüşüme göre fiilî katkı yüzde 0,6’ya iner.
Aynı işgücü maliyetine ek olarak hesaplamaya esas 20 milyon TL faaliyet kârı bulunan başka bir işletmede ise son çeyrek limiti 15 milyon TL, destek 450 bin TL olur. Aynı miktarda döviz dönüştüren iki firmanın aldığı katkı, faaliyet sonuçlarına göre farklılaşır.
Bu örnekler gerçek firma verileri değildir; diğer şartların sağlandığı, limitlerin daha önce kullanılmadığı varsayımıyla değişikliğin etkisini göstermektedir.
Pazarda kalmanın ekonomik değeri
Katma değerli üretimin ve kayıtlı istihdamın desteklenmesi yerinde bir hedeftir. Bir ay döviz almama koşulunun kaldırılması da dövizle girdi temin eden işletmeler için kolaylık sağlayabilir.
Ancak pazarını korumak için düşük fiyatla çalışan bir üreticinin faaliyet kârı zayıfladığında, destek kapasitesi de daralabilir. Böylece işletme hem satışından yeterli kazancı sağlayamaz hem de önceki sistemde beklediği nakit katkısının altında bir tutarla karşılaşabilir.
Burada ayrıca faaliyet kârı ile net kârın farklı olduğunu unutmamak gerekir. Finansman giderleri nedeniyle net zarar açıklayan her işletmenin faaliyet kârı sıfır değildir. Etki, her firmanın hesaplamaya esas mali verilerine göre değerlendirilmelidir.
Buna rağmen politika açısından temel soru açıktır: Mevcut müşterisini kaybetmemek için kârından vazgeçen, çalışanını koruyan ve ülkeye döviz getirmeye devam eden işletmenin çabası nasıl desteklenecek?
Kayseri’deki bir mobilya üreticisinin bugün koruduğu müşteri, yarının siparişidir. Kaybedilen pazarı yeniden kazanmak ise uzun zaman ve ciddi kaynak gerektirebilir.
Bu nedenle katma değer esaslı desteğin yanında, geçiş döneminde pazarda kalmayı ve istihdamı korumayı gözeten bir asgari destek mekanizması değerlendirilmelidir. Desteğin başarısı, açıklanan oranla birlikte üreticinin nakit akışına yaptığı gerçek katkıyla ölçülmelidir.
İhracatçının hesabında belirleyici olan, yüzde 3’ün ilan edilmesi kadar, ne kadar dövizin bu destekten yararlanabildiğidir.