Yılbaşından bu yana BİST 100 Endeksi yüzde 25 değer kazandı. Tüm hisseler bu kadar değer kazanmamış olsalar bile geçen yılı genelde enflasyonun altında getiriyle kapatan yatırımcı memnun ve bu yıl için umutlu. Yeni halka arzların sayısı şimdiden 7’yi buldu ve bu şirketlerin hisseleri de değer kazanıyor. Bu da eşit dağıtımda üç beş yüz liralık hisse almayı başaran ve bunun getirisiyle pazar harçlığını cebine koyabilen küçük yatırımcıları da sevindiriyor.
Gelişmeleri ellerini ovuşturarak izleyen bir kesim daha var. Onlar da kötü yöneterek sıkıntıya soktukları şirketlerine bankalardan da gereken krediyi bulamayan bazı iş insanları. Bu halka arz furyasında kendilerince işin kolayını buldular: Halka açılıp parayı bulacaklar.
Geçtiğimiz hafta aralarında bu tür kişilerin de bulunduğu bir grup iş insanıyla yemekteydim. Hepsi keyifle Sermaye Piyasası Kurulu’na (SPK) yaptıkları halka açılma başvurusuna izin bekliyorlardı. Kulağıma gelenlere göre SPK’ya halka arz için başvuran 132 şirket var. İçlerinde birçokları tabii ki işlerini daha da büyütmek için yeni ortaklar almak istiyor. Ancak bazılarına da küçük yatırımcının mağdur olmaması için çok dikkat etmek gerektiğini düşünüyor ve X’te “Mad Men” adıyla paylaşım yapan bir broker’ın görüşlerini aktarıyorum:
“Burası 'Borsa İstanbul', burası sermaye piyasası. Burası, yoğun bakımdaki şirketlerin hayata döndürüldüğü bir 'Acil Servis' veya borç batağındaki şirketlerin nefes aldığı bir 'Banka Şubesi' DEĞİLDİR!
Tabloya bakıyorsunuz; nerede bilançosu bozuk, nerede gırtlağına kadar borca batmış şirket var, arz için sıraya girmiş.
Amaç ne? Yeni fabrika mı kurmak? AR-GE mi yapmak? İstihdam mı yaratmak? HAYIR. Amaç net: Halktan (sizin cebinizden) faizsiz parayı toplayıp, götürüp bankaya yatırmak ve geçmişteki finansal hatalarını temizlemek. Bu bir 'Yatırım' değil, bu bir 'Borç Transferi'dir.
Yatırımcı şunun farkına varmalı: Siz o şirketin geleceğine mi ortak oluyorsunuz, yoksa şirketin bankaya olan borcunu ödeyen 'Gönüllü Sponsor' mu oluyorsunuz?
Borsa İstanbul, vizyoner şirketlerin ligidir; finansal beceriksizliklerin faturasının halka kesildiği yer olmamalıdır. Borçlu şirket bankaya gitsin, borsaya değil.”