Hanehalkı kullanılabilir geliri 2024 yılına göre yüzde 76,7 artmış. Bizim hane halkında bu oranda bir yıllık artış yok. Asgari ücret artışları da zaten yıllık yapılıyor, orada da yok.
2026 yılının ilk günlerindeyiz. Yıla nasıl başlarsak öyle gider diye çokça duymuştuk küçükken. O nedenle tüm bir yılın güzel geçmesi için şenlikli, kutlamalı, bol ışıklar içinde yeni yıla girer çoğumuz.
O nedenle olumsuzlukları bir tarafa bırakıp yeni ve güzel şeyler söylemek âdettendir.
Çok şükür Türkiye İstatistik Kurumu yeni yıla daha büyük şevk ve istekle başlamamız için bize harika iki veri sundu.
Bunlardan ilki 26 Aralık 2025 tarihinde yayınlanan ‘Gelir Dağılımı 2025’ istatistikleri. Diğeri ise yine aynı verilerden hareketle ‘Yoksulluk ve Yaşam Koşulları İstatistikleri, 2025’ verileri.
Ancak önce bazı kavramlara açıklık getirmek gerekiyor.
Hane halkı diye sıkça bahsettiğimiz; Tek başına yaşayan kişiler ile aralarında akrabalık bağı bulunsun ya da bulunmasın aynı konutta yaşayan, barınma, gıda vb. ihtiyaçlarını ortaklaşa karşılayan, hane halkı hizmet veya yönetimine katılan kişilerden oluşan topluluk.
Hane halkı ferdi ise; Hane halkını meydana getiren topluluğun bir üyesi. Ancak zorunlu askerlik görevini yapmakta olan er ve erbaşlar, hapiste olanlar, huzurevinde kalan yaşlılar ve yurtta kalan öğrenciler vb. ki bunlara kurumsal nüfus adı veriliyor, bunlar hane halkı ferdi olarak kabul edilmiyorlar.
Güzel olan artış oranı
Şimdi gelelim güzel haberlere. Ancak verileri okurken kendi hanehalkınız ile karşılaştırmayı unutmayın lütfen.
Gelir Dağılımı İstatistikleri, 2025 verilerine göre; yıllık hane halkı kullanılabilir geliri 662.414 TL olmuş. Yani aylık hane halkı kullanılabilir geliri 55.201,16 TL olarak gerçekleşmiş. “Bunun neresi güzel?” diyebilirsiniz. Güzel olan elbette bu rakam değil. Güzel olan artış oranı.
Hanehalkı kullanılabilir geliri 2024 yılına göre yüzde 76,7 artmış. Bizim hane halkında bu oranda bir yıllık artış yok. Asgari ücret artışları da zaten yıllık yapılıyor, orada da yok. Finans ve bankacılık sektörlerinde bu artışın üzerinde artışlar olduğunu bizzat biliyorum. Zaten bu bahsettiğimiz yüzde 76,7 ortalama bir oran. Ona göre bakmakta fayda var.
Yıllık ortalama eşdeğer hane halkı fert geliri ise benzer oranda yani yüzde 77,3 artarak 187.728,00 TL olmuş. Elbette bu gelir de yıllık. Aylığa vurduğumuzda aylık hane halkı fert geliri 15.644,00 TL. Hane halkında çalışmayan nüfus da dikkate alındığı için aylık gelirin düşük olması sizi şaşırtmasın. Ancak yine de hane halkı fert geliri çok ama çok düşük. Burada da sevindirici olan yıllık artış oranı.
Ücretli ve maaşlı çalışanların 2025 yılında yıllık ortalama iş gelirleri yüzde 80,7 artmış gözüküyor. Bu grubun yıllık geliri ortalama 379.047,00 TL. Bunu yine aylığa döndürdüğümüzde ücretli ve maaşlı çalışanların ortalama geliri 31.587,25 TL.
Türkiye’de asgari ücretli çalışan çok az diyenlere en güzel cevap, ücretli ve maaşlı çalışanların ortalama ücretinin asgari ücrete çok yakınsamış olduğu gerçeğini onlara yüksek sesle söylemek olmalı sanırım.
O nedenle asgari ücret sadece bir başlangıç ücreti değil bizde. Asgari ücrete yapılan zam da aslında tüm maaşlı kesimin ücret artış oranını belirlediği için çok ama çok önemli.
Tabi bazı üzücü veriler de yok değil.
Yoksulluk ve Yaşam Koşulları İstatistikleri, 2025 verilerine göre; yoksulluk ve sosyal dışlanma riski altında olanların oranı 0-17 yaş grubunda yüzde 36,8. Epey yüksek bir oran. Çocukların ve gençlerin suça sürüklenme olgusunu biraz da bu verilerde aramak lazım sanırım. Yoksulluk zaten başlı başına epey zor bir durumken, sosyal dışlanma gerçeği özellikle kendini tanıma ve bulma çağında olan, sosyal statü arayan gençlerin, suça yönelmeyi bir statü sağlama yolu görmelerine imkân tanıyor.
Aynı veri grubuna göre; kurumsal olmayan nüfusun yüzde 11,1’i suç ve şiddet olayları ile yoğun bir şekilde karşılaşmış 2025 yılında. 2024 yılında bu oran yüzde 10,7 imiş. Oransal olarak düşük olsa da bir artış söz konusu.
2025 yılında kurumsal olmayan nüfusun yüzde 27,9’u konutun izolasyonundan dolayı ısınamama sorunu ile karşı karşıya kalmışken, sızdıran çatı, nemli duvarlar, çürümüş pencere çerçeveleri sorunu ile uğraşan nüfus oranı yüzde 28,8. Bunlar elbette azımsanmayacak oranlar.
Uçurum çok büyük
2025 yılında Türkiye nüfusunun ilk yüzde 20’lik kesimi (86 milyonun yüzde 20’si) yani 17 milyon 200 bin kişi toplam gelirin yüzde 48’ini almış. 2024 yılında yüzde 48,1’ini alıyorlarmış.
Geçinemiyorum diyen zenginler sanırım bu küçük kayıp içinde olanlar. Ancak yine de en yüksek ikinci, üçüncü, dördüncü yüzde 20’yi toplayınca (yüzde 45,7) toplam gelirden aldıkları pay ilk yüzde 20 kadar bile olmuyor. Uçurum çok büyük.
En düşük gelir grubuna sahip yüzde 20 ise toplam gelirin yüzde 6,4’ünü almış 2025 yılında. 2024 yılında bu oran yüzde 6,3 imiş.
2025 yılından 2026’ya girdiğimiz bugünlerde bu gerçekler sihirli bir değnek ile değişmeyecek.
2026 yılında kuracağımız modellerin içine yukarıdaki gerçeklerle yaşayan insanlarımızı da dahil etmek gerektiğini bir kere daha hatırlatmakta fayda var.
2026 yılı harika bir yıl olsun hepimiz için.