Türkiye nüfusunun yarısını oluşturan, ancak ekonomik hayatta eşit temsil edilmeyen kadınlar üzerlerindeki cam tavanı kırmak için yoğun mücadele gösteriyorlar. Bu mücadele kapsamında en büyük görev de kuşkusuz sivil toplum örgütlerine düşüyor.
21 Aralık 2016’da Atatürk’ün öngördüğü hedef ve ilkeler doğrultusunda; kadınların ülke ekonomisindeki konumunu güçlendirmek, hem ekonomiyi hem de Türkiye’yi büyütmek amacıyla faaliyet göstermek üzere kurulan Kadın İşveren ve Sanayiciler Derneği (KAİSDER) 10 yılı geride bıraktı.
Kuruluşundan bu yana kadın-erkek eşitliğini, siyaset, ekonomi, eğitim ve hayatın her alanında benimsetmek doğrultusunda faaliyet gösteren KAİSDER, kadın hak ve özgürlüklerini savunarak, inanç ve düşünce özgürlüklerine saygılı, Türkiye Cumhuriyeti’nin çağdaş uygarlık hedef ve ilkelerine sadık kalarak ülke ekonomisine katkı yaratmak hedefleri doğrultusunda her geçen yıl daha da büyüyen bir yapıyla hareket ediyor.
Girişimci İş Kadınları Federasyonu'nun da (GİFED) kurucu üye derneklerinden olan KAİSDER'in üyelerinden, kadınların ekonomik hayata katılımı, ülkemizin sürdürülebilir büyümesi ve kalkınmasına yönelik katkılarını dinledik.
KAİSDER Yönetim Kurulu Başkanı & MG İletişim Ajans Başkanı - Mehlika Gider
‘’KAİSDER sadece STK değil eşitlik kültürünü yaygınlaştıran dönüşüm platformudur”
“KAİSDER bugün yalnızca bir sivil toplum kuruluşu değil; aynı zamanda iş dünyasında eşitlik kültürünü yaygınlaştırmayı hedefleyen bir dönüşüm platformudur. Kadınların yalnızca ekonomik hayatta değil, hayatın her alanında aktif, görünür ve belirleyici aktörler olması için projeler geliştiriyor ve uyguluyoruz”
KAİSDER (Kadın İşveren ve Sanayiciler Derneği), 2016 yılında kadınlar arasında iş birliğini geliştirmek, kadınların ekonomideki statüsünü güçlendirmek ve girişimcilik ekosisteminde daha görünür olmalarını sağlamak amacıyla kuruldu. Amacımız yalnızca kadın girişimcilerin sayısını artırmak değil; aynı zamanda onların ekonomik hayatta, üretimde ve karar alma mekanizmalarında daha etkin rol almalarını desteklemek.
Atatürk’ün çizdiği çağdaş uygarlık hedefi doğrultusunda, kadının özellikle ekonomi içindeki konumunu güçlendirmeye yönelik çalışmalar yürütüyoruz. Kadın işveren ve girişimciler arasında güçlü bir dayanışma ağı kurarken; eğitim programları, mentorluk çalışmaları, iş geliştirme faaliyetleri ve kurumsal iş birlikleri ile kadınların iş dünyasında daha güçlü yer almasına katkı sağlıyoruz.
KAİSDER bugün yalnızca bir sivil toplum kuruluşu değil; aynı zamanda iş dünyasında eşitlik kültürünü yaygınlaştırmayı hedefleyen bir dönüşüm platformudur. Kadınların yalnızca ekonomik hayatta değil, hayatın her alanında aktif, görünür ve belirleyici aktörler olması için projeler geliştiriyor ve uyguluyoruz.
“TSE ile Eşitlik Kültürüne Duyarlı İşyeri Belgelendirmesi için çalışıyoruz”
Bu kapsamda geliştirdiğimiz “Eşitlik Kültürüne Duyarlı İşyeri” yaklaşımı, kurumların yönetim anlayışında ve çalışma kültüründe kalıcı bir dönüşüm yaratmayı hedefleyen önemli çalışmalarımızdan biridir. Bu yaklaşımı daha güçlü ve sürdürülebilir bir yapıya dönüştürmek amacıyla Türk Standardları Enstitüsü (TSE) ile birlikte “Eşitlik Kültürüne Duyarlı İşyeri Belgelendirmesi” kriterlerini oluşturmayı ve bu doğrultuda bir hizmet belgesinin hayata geçirilmesini de önümüzdeki dönem hedeflerimiz arasına aldık. Böylece eşitlik kültürünü benimseyen kurumların bu yaklaşımını ölçülebilir, sürdürülebilir ve yaygınlaştırılabilir bir standart haline getirmeyi amaçlıyoruz.
“Kadın girişimcileri küresel iş ağlarıyla dünyaya açıyoruz”
Öte yandan kadın işverenlerin sanayi ve ticaret odalarında, borsalarda ve farklı sektörlerde daha fazla temsil edilmesi için çalışmalar yürütüyoruz. Finansmana erişim, pazar oluşturma ve iş geliştirme alanlarında kadın girişimcileri destekleyen projeler geliştiriyoruz. Uluslararası ticaret delegasyonları ve küresel iş ağlarıyla kurduğumuz ilişkiler sayesinde kadın girişimcilerin dünyaya açılmasını destekliyoruz.
Tüm bu çalışmalarımızın temel amacı; kadınların üretimde, ekonomide ve karar alma mekanizmalarında daha güçlü yer aldığı, eşitlik kültürünün kurumlarda ve toplumda kalıcı hale geldiği bir gelecek inşa etmektir.
Reyhan Çağla Baykam - KAM Ankara Beton Sanayi A.Ş. Yönetim Kurulu Başkanı
“En büyük şansım kadının değerli olduğu bir ailede yetişmiş olmam”
1980 yılında kurulan KAM Ankara Beton Sanayi A.Ş., endüstriyel yapıların tasarımı ve inşası alanında uzmanlaşmış, Avrupa’nın ve Orta Doğu’nun en büyük prekast betonarme yapı üreticisidir. Kurulduğu günden bu yana yüzlerce fabrika, lojistik merkezi, ticari yapı ve büyük ölçekli endüstriyel projeyi hayata geçiren şirketimiz, güçlü mühendislik altyapısı ve üretim disipliniyle sektöründe lider ve güvenilir bir çözüm ortağı olarak konumlanmaktadır.
Babamız Mahir BAYKAM’ın kaybından sonra şirketimizde Yönetim Kurulu Başkanı ünvanını taşıyan ağabeyim S. Berkan BAYKAM, on yılın ardından bu ünvanı bana devretti. O zamandan beri bu pozisyonda görev alıyorum. Bu rol kapsamında hem şirketimizin stratejik yönünün belirlenmesinde hem de üretim süreçlerinin sürekliliği, verimliliği ve kalite standartlarının korunmasında aktif sorumluluk üstleniyorum.
Özellikle üretim planlaması, kurumsal gelişim, marka konumlandırması ve yeni nesil teknolojilerin iş süreçlerine entegrasyonu konularında çalışıyorum. Geleneksel üretim gücümüzü korurken aynı zamanda yenilikçi ve sürdürülebilir bir vizyonla şirketimizi geleceğe taşımayı önceliklerim arasında görüyorum.
İş dünyasında kadınların daha görünür olması ve karar alma mekanizmalarında daha fazla yer alması, kurum kültürüne çok boyutlu bir bakış açısı kazandırmaktadır. Bu noktada en önemli adımın, kadınların liderlik rollerinde daha fazla temsil edilmesi ve bu rol modellerin görünür kılınması olduğuna inanıyorum.
Kendi yolculuğumda da üretim odaklı ve geleneksel olarak erkek egemen kabul edilen bir sektörde aktif rol almanın, genç kadınlara cesaret verici bir örnek oluşturduğunun farkındayım. Bunun yanı sıra iş dünyasında kadınların görünürlüğünü artıran platformları destekliyor ve bu alandaki farkındalığın artmasını değerli buluyorum.
Benim için üretmek yalnızca fiziksel yapılar inşa etmek değil, aynı zamanda güçlü bir gelecek inşa etmektir. Bu geleceğin ise kadınların daha fazla söz sahibi olduğu, eşit ve ilham verici bir iş dünyasıyla mümkün olduğuna inanıyorum.
Bir kadın olarak en büyük şansım, kadının değerli olduğu ve her biri kendi alanında başarılara imza atmış bir ailede yetişmiş olmamdır. Babam ve ağabeyimin beni desteklemelerinin yanı sıra kendi başarıları ve güçlü duruşuyla rol modelim olan annem Handan BAYKAM; Ankara Noter Odası Başkanı ve Türkiye Noterler Birliği Başkan Vekili görevlerinde ülkemizdeki noterlik sektörüne önemli katkılar sağlamıştır. Bugünkü kişiliğimin gelişmesindeki payı ve hâlâ hemen her önemli karar noktasında kendisine danışabiliyor olmam benim için büyük bir şanstır.
Dijan Kaya - Yusufoğlu Metal Yönetim Kurulu Başkanı
‘’Beyaz yaka çalışanlarımızın yüzde 75’i kadınlardan oluşuyor’’
‘’Kadınların iş dünyasında görünürlüğü artık bir sosyal sorumluluk başlığı değil; ekonomik bir zorunluluk. Kadınlara yönelik pozitif ayrımcılık uygulamamakla birlikte beyaz yakalı çalışanlarımızın yüzde 75’ini kadınlar oluşturuyor. Personel seçiminde; liyakat, disiplin ve yetkinlik odaklı yaklaşım sergiliyoruz’’
Yusufoğlu Metal A.Ş., 1980 yılında kurulmuş, bugün ikinci kuşak yönetimle faaliyetlerini sürdüren; yüksek hassasiyetli sac metal şekillendirme alanında uzmanlaşmış bir üretim şirketidir. Savunma sanayi başta olmak üzere, yüksek mühendislik ve kalite disiplini gerektiren projelerde çözüm ortağı olarak konumlanıyoruz. Kara araçları parçaları ve kara savunma sistemleri gibi kritik ürün gruplarında faaliyet gösteriyor; uluslararası kalite standartlarıyla süreçlerimizi yönetiyoruz.
Biz kendimizi yalnızca bir üretici olarak tanımlamıyoruz. Yusufoğlu Metal’i, sanayi dönüşümünde aktif rol alan bir mühendislik ve süreç yönetimi şirketi olarak konumluyoruz. Dijitalleşme, kalite güvence sistemleri, sürdürülebilir üretim ve kurumsal disiplin stratejimizin temelini oluşturuyor.
Yönetim Kurulu Başkanı olarak rolüm, operasyonel yönetimin ötesinde şirketin vizyonunu inşa etmek. Üretim sahasından stratejik yatırım kararlarına kadar tüm süreçlerin içindeyim. Hata toleransının sıfıra yakın olduğu projelerde, süreç tasarımı ve kalite kültürünün kurumsallaşmasına özellikle önem veriyorum.
“Pozitif ayrımcılık yok, liyakat odaklı yaklaşıyoruz”
Kadınların iş dünyasında görünürlüğü artık bir sosyal sorumluluk başlığı değil; ekonomik bir zorunluluktur. Sürdürülebilir büyüme, kapsayıcı liderlik olmadan mümkün değildir. Özellikle üretim ve savunma sanayi gibi erkek egemen olarak algılanan alanlarda kadınların varlığı; yalnızca temsiliyet değil, karar kalitesini ve kurumsal dayanıklılığı artıran stratejik bir güçtür.
Yusufoğlu Metal’de bu yaklaşımı söylemde değil, rakamlarda görüyoruz. Yönetim kadromuz ve beyaz yaka çalışanlarımızın %75’i kadınlardan oluşuyor. Bu oran, imalat sanayii ortalamasının oldukça üzerinde. Bizim için bu bir “pozitif ayrımcılık” sonucu değil; liyakat, disiplin ve yetkinlik odaklı yaklaşımın doğal sonucudur. Ayrıca imalat sanayinde kadınların güçlenmesine yönelik model geliştirme projelerine aktif olarak destek veriyoruz. Kadınların teknik alanlarda daha fazla yer alabilmesi için sürdürülebilir, uygulanabilir ve ölçülebilir modeller geliştirilmesi gerektiğine inanıyorum. Sadece bireysel başarı hikâyeleri değil; sistematik dönüşüm gerekiyor.
“Üç temel şart”
Kadınların daha görünür olması için üç temel adım şart olduğunu düşünüyorum:
- Teknik alanlarda kadın istihdamının bilinçli şekilde artırılması,
- Yönetim kademelerinde şeffaf ve liyakat temelli yükselme sistemleri kurulması,
- Güçlü rol modellerin görünürlüğünün artırılması.
“Kadınlar istisna değil standardı belirleyen güç olmalıdır”
Ben kadın liderliğini desteklenmesi gereken bir alan olarak değil, ekonominin büyüme kaldıraçlarından biri olarak görüyorum. Türkiye’nin sanayi geleceğinde kadınlar istisna değil, standardı belirleyen güç olmalıdır. Kadınların üretimde ve karar mekanizmalarında daha fazla yer aldığı bir sanayi yapısı, Türkiye’nin küresel rekabet gücünü doğrudan artırır. Bence bu; Eşitlik sadece sosyal ideal değil ekonomik bir stratejidir. Sosyoekonomik gelişmenin en güçlü anahtarıdır.
EPA Emlak Pazarlama A.Ş. Yönetim Kurulu Başkanı Burcu Ketrez: “Kalkınmanın temel şartı kadınların ekonomide daha fazla görülmesine bağlı”
“Kadınların iş ve ekonomi dünyasında daha görünür olması, yalnızca bireysel bir kazanım değil; toplumsal ve ekonomik kalkınmanın da temel şartıdır. Bunun için kadınların sadece istihdamda yer alması değil, karar alma mekanizmalarında ve liderlik pozisyonlarında daha fazla temsil edilmesi gerekir”
EPA Emlak Pazarlama A.Ş.’yi, 2017 yılında yerli sermayeyle; güven, şeffaflık ve kurumsal duruşu merkeze alan bir anlayışla kurdum. Gayrimenkul sektöründe yalnızca alım-satım yapan bir yapıdan ziyade, danışmanlarını sürekli eğitimle geliştiren ve müşterilerine doğru, sürdürülebilir yatırım kararları sunan bir sistem inşa etmeyi hedefledim. Bugün franchise modelimizle Türkiye genelinde büyürken, kalite ve etik değerlerden asla taviz vermeyen bir marka olmanın gururunu yaşıyoruz.
Sektörde edindiğim 32 yıllık aktif saha deneyimi, EPA’nın temelini oluşturan en önemli güçlerden biri. Gayrimenkulü sadece masa başından değil, sahada birebir çalışarak öğrenmiş bir profesyonel olarak; piyasanın dinamiklerini, yatırımcı beklentilerini ve danışmanlık mesleğinin sorumluluğunun nelere tekabül ettiğini çok iyi biliyorum. Bu birikimi kurumsal bir yapıya dönüştürmek, EPA’yı kurarken en temel motivasyonumdu.
“Kadınlar sadece istihdam edilmemeli, karar mekanizmasında da yer almalı”
Yönetim Kurulu Başkanı olarak şirketin vizyonunu, büyüme stratejilerini ve kurumsal gelişim süreçlerini doğrudan etki eden bir yönetici olarak, eğitim modellerinden performans sistemlerine, marka itibarından uzun vadeli stratejik kararlara kadar pek çok alanda aktif rol alıyorum. Benim için gayrimenkul sektörünün temeli güvendir. Bu nedenle sürdürülebilirlik anlayışımızı yalnızca ticari başarıyla değil; bilgi, etik duruş ve kalıcı itibarla birlikte ele alıyoruz.
Kadınların iş ve ekonomi dünyasında daha görünür olması, yalnızca bireysel bir kazanım değil; toplumsal ve ekonomik kalkınmanın da temel şartıdır. Bunun için kadınların sadece istihdamda yer alması değil, karar alma mekanizmalarında ve liderlik pozisyonlarında daha fazla temsil edilmesi gerekir. Eğitim, finansmana erişim ve güçlü mentorluk sistemleri bu dönüşümün en önemli yapı taşlarıdır.
“Kadınlar desteklenen değil değer üreten aktör olarak görülmeli”
Tüm Sorumlu Emlak Danışmanları Derneği (TÜMSED) Başkanı olarak, kadınların ekonomik hayatta daha güçlü yer alabilmesi için istihdam odaklı eğitim programları, girişimcilik atölyeleri ve finansal okuryazarlık çalışmaları yürütüyoruz. Kadınların kendi işlerini kurmaları ya da mevcut kariyerlerinde yükselmeleri için somut ve sürdürülebilir projeler geliştiriyoruz. Aynı zamanda kamu ve özel sektörle iş birlikleri yaparak kadın istihdamına yönelik farkındalık çalışmalarını yaygınlaştırıyoruz.
Gerçek dönüşüm, kadınların “desteklenen” değil; “değer üreten, yön veren ve karar alan” aktörler olarak görülmesiyle mümkündür. Hedefimiz ayrıcalık talep etmek değil; kalıcı ve adil fırsat eşitliğini sağlamaktır. Güçlü kadınların çoğaldığı bir ekonomi, her zaman daha dengeli, daha üretken ve daha dirençli olacaktır.
Dilşad Atalay - Eigen Mühendislik A.Ş. Genel Müdürü
“Kızların eğitim hayatlarının erken dönemlerinde cesaretlendirilmesi gerekiyor”
“Kadınların iş dünyasındaki varlığı bir tercih değil, sürdürülebilir kalkınmanın temel gerekliliklerinden biridir. İstihdamın ötesinde, kadınların zekâsı, titizliği ve yönetim becerisiyle karar verici pozisyonlarda daha fazla yer alması gerektiğine inanıyorum”
Eigen Mühendislik A.Ş., 2016 yılında uzun yıllara dayanan saha tecrübemin ve mühendislik disiplinimin bir sonucu olarak doğdu. Bugün geldiğimiz noktada Eigen Mühendislik A.Ş.; elektrik, enstrümantasyon ve telekomünikasyon alanlarında yalnızca hizmet sunan bir firma değil, karmaşık mühendislik ihtiyaçlarına ve problemlerine anahtar teslim çözümler üreten bir teknoloji paydaşıdır. Cumhuriyet’in bize sunduğu eşit eğitim imkânlarıyla, Anadolu’daki devlet okullarında başlayan yolculuğumun bugün teknik bir sektörde kurumsal bir kimliğe dönüşmüş olması ve hayallerimin gerçek olması benim için en büyük gurur kaynağıdır.
”Ekiplerimizle yakın teması önemsiyorum”
Şirketin kurucusu ve yönetim temsilcisi olarak rolüm yalnızca stratejik hedefleri belirlemekle sınırlı değil. Ben, mühendisliğin mutfağından, sahanın içinden gelen bir yöneticiyim. Bu nedenle kritik projelerin teknik tasarım süreçlerinden sahadaki uygulama aşamalarına kadar tüm aşamaları yakından takip etmeyi ve ekiplerimizle yakın temas halinde olmayı önemsiyorum. Benim yönetim anlayışımda liderlik, sadece masada karar vermek değil, sahada çözümün bir parçası olmaktır.
Kadınların iş dünyasındaki varlığı bir tercih değil, sürdürülebilir kalkınmanın temel gerekliliklerinden biridir. İstihdamın ötesinde, kadınların zekâsı, titizliği ve yönetim becerisiyle karar verici pozisyonlarda daha fazla yer alması gerektiğine inanıyorum. Kadınların daha görünür olabilmesi için, eğitimde fırsat eşitliği, karar mekanizmalarında temsil ve güçlü mentorluk ağları gibi üç temel alana odaklanılması gerektiğini düşünüyorum.
”Bir kadının başarısı ardından gelenler için fenerdir”
Genç kızlarımızın mühendislik ve teknoloji gibi erkek egemen algılanan sektörlere yönelmesi için eğitim hayatlarının erken dönemlerinde cesaretlendirilmeleri gerekiyor. Bu bilinçle, sivil toplum çalışmalarında aktif rol alıyor, genç mühendis adaylarına mentorluk yapıyor, onların staj, teknik gelişim ve yabancı dil süreçlerine destek oluyorum. Bir kadının başarısı, arkasından gelen onlarca genç kadın için birer fenerdir.
Cumhuriyetin bize açtığı aydınlık yolda yürüyen bir kadın mühendis olarak şuna inanıyorum; bizler sadece işimizi yapmıyoruz, aynı zamanda bir zihniyet dönüşümüne öncülük ediyoruz. Kadının iş gücüne katılımı ve karar verici pozisyonlara yükselmesi, bir ülkenin geleceğine yapılan en nitelikli yatırımlardan biridir. Bizim görevimiz, bize sunulan fırsatları başarıyla taçlandırmak ve sonraki nesiller için o kapıları ardına kadar açık tutmaktır.
Rasim Makina A.Ş. Genel Müdürü Elçin Rasim: “Kadınların daha görünür olduğu kurumlar rekabette öne çıkıyor”
“Biz kadınların iş hayatına önemli değerler kattığına inanıyoruz. Kadınların yaratıcı bakış açısı, detaylara gösterdikleri özen, analitik ve dikkatli yaklaşımı, hızlı aksiyon alabilme yeteneği ve aynı anda birçok konuyu yönetebilme becerisi iş dünyasında önemli fark yaratıyor”
Rasim Makina A.Ş., yaklaşık 30 yıllık sektör deneyimi ile araç üstü hidrolik vinçler ve kaldırma ekipmanları alanında faaliyet gösteren, Ankara merkezli bir aile şirketidir. Şirketimiz; distribütörlüğünü yürüttüğü uluslararası markalar ile birlikte kendi geliştirdiği ürünler ve özel projelerle Türkiye’de ve farklı coğrafyalarda hizmet vermektedir.
Üretim tesisimizde üretim, satış, montaj, servis ve satış sonrası hizmetleri entegre bir yapı içinde yürütüyor; müşterilerimize hem standart hem de projeye özel çözümler sunuyoruz. Özellikle araç üstü vinç uygulamaları ve özel amaçlı kaldırma sistemleri alanında geniş bir deneyime sahibiz.
Ben şirket yönetiminde aktif rol alan bir yönetim temsilcisi olarak; stratejik planlama, iş geliştirme, satış ve pazarlama ile kurumsal gelişim süreçlerine liderlik ediyorum. Bunun yanı sıra üretim ve proje süreçlerinde mühendislik ekibimizle birlikte çalışarak müşteri ihtiyaçlarının doğru analiz edilmesi, ürünlerin teknik olarak optimize edilmesi ve kalite standartlarının korunması konularında sürece katkı sağlıyorum.
“Kadınların yaratıcı bakış açısı iş dünyasında dinamizm yaratıyor”
İş ve ekonomi dünyasında kadınların daha görünür olması için öncelikle fırsat eşitliğini güçlendiren kurumsal politikaların yaygınlaşması, eğitim ve kariyer gelişim olanaklarının desteklenmesi ve özellikle teknik alanlarda kadınların daha fazla teşvik edilmesi gerektiğini düşünüyorum. Bunun yanında kurumların yönetim ve karar alma süreçlerinde kadınların daha fazla temsil edilmesi, rol model liderlerin görünür olması ve genç kadınların kariyer yolculuklarında desteklenmesi de bu sürecin önemli adımlarıdır.
Biz kadınların iş hayatına önemli değerler kattığına inanıyoruz. Kadınların yaratıcı bakış açısı, detaylara gösterdikleri özen, analitik ve dikkatli yaklaşımı, hızlı aksiyon alabilme yeteneği ve aynı anda birçok konuyu yönetebilme becerisi iş dünyasında önemli dinamizm yaratmaktadır. Bunun yanında yüksek sorumluluk duygusu ve çalışkanlıkları da kurumların gelişimine güçlü bir katkı sağlamaktadır.
Son yıllarda sanayiden endüstriye, dijital dünyadan teknolojiye kadar pek çok sektörde kadınların üst düzey yönetim pozisyonlarında daha fazla yer almaya başladığını görüyoruz. Kadın liderlerin karar alma süreçlerine dahil olması, kurumların farklı bakış açıları geliştirmesine ve rekabet ortamında fark yaratıyor.
“Erkek egemen sektörlerde daha fazla kadın”
Rasim Makina A.Ş. olarak biz de ekiplerimizde fırsat eşitliğini destekleyen bir yaklaşım benimsiyoruz. Yetkinlik ve performansa dayalı bir çalışma kültürü ile kadın çalışanların teknik ekiplerde ve yönetim süreçlerinde aktif rol almasını teşvik ediyoruz. Özellikle geleneksel olarak erkek egemen görülen sektörlerde kadınların daha fazla yer almasının sektörel gelişim açısından da çok değerli olduğuna inanıyoruz.
Kadınların üretimde, yönetimde ve karar süreçlerinde daha görünür olduğu kurumların; farklı bakış açılarıyla beslenen, daha vizyoner düşünebilen, değişime daha hızlı uyum sağlayabilen ve bu sayede rekabet ortamında gerçek anlamda öne çıkabilen organizasyonlara dönüştüğüne inanıyorum.
Aynur Aydoğan Deniz Yapı San. Tic. A.Ş. ve ArmaLoft Yurtları Kurucusu
“Kadınlar birbirine alan açtıkça güçlenir”
“Bir KAİSDER kadını olarak, özellikle kadınların iş hayatında sadece karar alma masalarında değil; kendi masalarını kuracak finansal güç ve finansmana erişimlerinin kolaylaşması için çeşitli çalışmalar yürütüyorum”
Mimar ve kadın girişimci olarak Deniz Yapı’yı kurdum ve hâlen yönetici olarak görev yapıyorum. Deniz Yapı, 15 yıllık tecrübesi ve referansları ile yangına ve depreme dayanıklı A1 sınıfı yanmaz beton katkılı Fibercement, seramik, porselen, emprenye ahşap ve kesme doğaltaş gibi malzemeler ile mekanik montaj cephe sistemleri üretiyor. Bunların tasarım, projelendirme ve uygulama aşamalarını da kendi bünyemizde gerçekleştiriyoruz. Distribütörlüğü üstlendiğimiz; Tepe Betopan, Tepepan ve Knauf gibi markaların her türlü yapı malzemesi satışını yaparken, ısı, su, ses yalıtımı konusunda teknik altyapımız ile çözümler sunuyoruz.
“Kadınların kendi masalarını kurmaları için çalışmalar yürütüyorum”
Bir kadın girişimci olarak, ArmaLoft markası ile 2017 yılında eğitim sektörüne de adım attım. İlgili bakanlık tarafından ruhsatlanmış olan ArmaLoft yüksek öğrenim kız öğrenci yurdu, 150 yatak kapasitesi ile yerli ve yabancı öğrencilere tam pansiyon konaklama hizmeti veriyor.
Bir KAİSDER kadını olarak, özellikle kadınların iş hayatında sadece karar alma masalarında değil; kendi masalarını kuracak finansal güç ve finansmana erişimlerinin kolaylaşması için çeşitli çalışmalar yürütüyorum. Bir kadın işveren olarak biliyorum: Kadınlar birbirine alan açtıkça güçlenir, güçlendikçe dünyayı değiştirir. 8 Mart Dünya Kadınlar Günü kutlu olsun.
