Türkiye’de fon skandalına ilişkin soruşturma ilerledikçe asıl hesap şimdi sorulmalı: Yüz binlerce yatırımcının milyarlarca lirası nerede? Kimlerin hesabına girdi, hangi şirketlere aktarıldı ve ne kadarı yurt dışına çıkarıldı? Soruşturmanın en kritik ayağı artık yalnızca sorumluları bulmak değil, yatırımcıların parasını ve bu parayla edinildiği belirlenen varlıkları geri almak. MASAK’ın yurt dışına aktarılan paraların izini sürmek üzere 20 kişilik özel ekip kurması bu nedenle önemli. Çünkü para sınırları aştıysa, onu geri getirmek Türkiye’deki soruşturmanın ötesinde uluslararası bir hukuk mücadelesi gerektirecek.
Filipinler’in eski devlet başkanı Ferdinand Marcos ve eşi Imelda Marcos’un servetini geri almak için yürüttüğü mücadele Türkiye’ye önemli bir ders veriyor. Marcos ailesinin serveti İsviçre’deki banka hesaplarına, vakıflara, off shore şirketlere ve gayrimenkullere dağıtılmıştı. Filipinler, 1986’da Marcos yönetiminin devrilmesinin ardından özel bir komisyon kurdu. Yabancı ülkelerle işbirliği yaptı ve hesapların dondurulmasını sağladı. İsviçre’deki 658 milyon dolarlık mevduatın Filipinler lehine müsaderesine 2003’te karar verildi. Bazı varlıkların geri alınması ise onlarca yıl sürdü.
Türkiye’de sorular belli: Para hangi ülkelere aktarıldı? Hangi banka hesaplarında tutuluyor? Paravan şirketlerin arkasında kimler var? Yurt dışında gayrimenkul, hisse veya başka varlıklar alındı mı? Yanıtlar, para hareketlerinin belgelerle izlenmesine bağlı.
MASAK’ın uluslararası mali istihbarat ağları üzerinden çalışması, Adalet Bakanlığı’nın adli yardımlaşma kanallarını işletmesi ve ilgili ülkelerin makamlarıyla işbirliği yapılması gerekiyor. Delillerin desteklediği durumlarda hesaplar ve mal varlıkları dondurulmalı; ardından müsadere ve iade yolları işletilmeli.
Marcos örneği, parayı geri almanın mümkün olduğunu ama sabır ve uzmanlık gerektirdiğini gösteriyor. Türkiye’de soruşturmanın başarısı yalnızca kaç kişinin yargılandığıyla ölçülmemeli. Yatırımcıların parasından ne kaldığı ve ne kadarının geri getirildiği de açıklanmalı.
Çünkü sanıkların cezalandırılması adaletin bir ayağıysa, kaçırılan servetin geri alınması diğeridir. Yatırımcıların parasının hesabı, sınır kapısında kapanmamalı.