Enflasyon kalemlerinin sadece 27’sinde düşüş olmuş, 5’inde değişme olmamış, ancak 142’sinde artış olmuş. Yani enflasyon durmamış, ilerlemeye devam etmiş. Yukarı yönlü seyir sürüyor.
Şubat ayı enflasyon oranı dün sabah açıklandı.
Yine bir şey değişmemiş, hatta nedense (!) beklenenden de düşük çıkmış.
Şubat ayı enflasyonu yüzde 2.96 olmuş. Oysa bu oran geçen yıl yüzde 2.27 imiş.
Son iki ayın enflasyon oranı da geçen yıl yüzde 7.42 iken artmış ve yüzde 7.95 olmuş.
Ancak son 12 ayın (Şubat 2025-Şubat 2026) enflasyon oranı bir önceki yıla göre ciddi düşmüş.
Şubat ayı itibariyle bazı kalemlerin yıllık değişim oranları şöyle:
- Eğitim yüzde 55.78 ile ilk sırada,
- Yüzde 42,33 ile konut ikinci sırayı işgal etmiş durumda,
- Gıda ve alkolsüz içecekler ise yüzde 36.44 oranında yükselmiş.
Ancak ağırlık itibariyle baktığımızda;
- Yüzde 9,07 ile gıda ve alkolsüz içecekler ilk sırada görülüyor.
- Yüzde 6,24 ile konut yerini korumuş,
- Üçüncü sıraya ise yüzde 4,63 ile ulaştırma almış.
Bu arada enflasyon kalemlerinin sadece 27’sinde düşüş olmuş, 5’inde değişme olmamış, ancak 142’sinde artış olmuş. Yani enflasyon durmamış, ilerlemeye devam etmiş. Yukarı yönlü seyir sürüyor.
Enflasyon oranının sadece gıda fiyatlarına indirilerek tartışılmasının doğru olmadığı anlaşılıyor. Son birkaç haftadır bu konu ısıtılıp duruyor, ama artık işe yaramıyor.
Evet... inşallah mevsim koşulları iyileşir, artık kuraklık olmaz, don tehlikesi yaşanmaz, üretim artar ve fiyatlar düşer diyelim.
Haydi konut fiyatlarında da özellikle kiralarda fiyat artışlarının azalmaya yüz tuttuğunu söyleyelim, burada da beklentimiz olumlu olsun.
Diğer kalemlere ne diyelim?
Örneğin eğitim ve sağlık harcamaları nasıl düşürülecek?
Çok yeni gündeme gelen petrol ve enerji fiyatlarındaki artış ne olacak? Her şeyin içinde olan enerji fiyatlarındaki artış aynı şekilde her şeyi artırmayacak mı? Örneğin ulaştırma fiyatları yükselmeyecek mi?
Adeta yerlerde sürünen dolar fiyatı daha ne kadar bu düzeyde devam edecek? -ki enflasyon artışını frenleyen önemli bir adeta çıpa.- Dolar kuru baskıda tutularak enflasyon da kısmen bastırılıyor. Yani bir anlamda fiyat yönetiliyor. Tabii bunun bedelinin de çok ağır olduğu biliniyor.
Kamunun harcamalarında kısıntıya gitmediği ve adeta enflasyonun ateşinin altına atılan odun gibi rol üstlendiği biliniyor.
Enflasyonun daha da artmaması için yeniden değerleme ve benzeri enstrümanlar çalıştırılmıyor, yani enflasyon düşük tutulmak isteniyor.
Enflasyon ile ilgili beklentiler ortada...
Merkez Bankası’nın şubat ayı Piyasa Katılımcıları anketi sonuçlarına göre 2026 yıl sonu enflasyon tahmini yüzde 24,11, bu rakam 2027 sonu için yüzde 18.40 ve 2028 için yüzde 17,11. sonra da hükümet yetkililerinin ve Merkez Bankasının 2 yıl sonrası yüzde 5 enflasyon hedefine inanmamız bekleniyor.
Yine Merkez Bankasının bir başka düzenli anketine göre:
- Piyasa katılımcılarının 12 ay sonrası (Şubat 2027) enflasyon beklentisi yüzde 22,10,
- Reel sektörün 12 ay sonrası (Şubat 2027) enflasyon beklentisi yüzde 32,
- Hane halkının 12 ay sonrası (Şubat 2027) enflasyon beklentisi ise yüzde 48,81,
- JP Morgan’ın 2026 yıl sonu enflasyon tahmini yüzde 24.
- Artık hiçbir kuruluş veya yapı 2026 sonu enflasyonunu yüzde 24-26’nın altında görmüyor.
Açıkçası enflasyon ile mücadele bu şekilde sonuç vermiyor. Zira enflasyonun düşürüleceğine hükümet yetkilileri dahil kimse inanmıyor. Kaldı ki hükümetin bütçe politikaları da aksi yönde seyrediyor.
Hele de dış konjonktürün giderek ağırlaştığı ve zorlaştığı günlere girerken ve hızla da seçimlere yaklaşırken artık enflasyonla ciddi mücadele yapılacağını beklemeyelim.
Dolayısıyla “durmak yok, enflasyona devam!..”