Dijitalleşme, günümüz küresel ekonomisinin temel itici gücü haline gelmiştir.
Yapay zeka, bulut bilişim, nesnelerin interneti (IoT) ve büyük veri gibi teknolojiler, şirketlerin rekabet gücünü belirleyen ana unsurlar arasında yer almaktadır.
Bu rekabet ortamında Türkiye, genç nüfusu, stratejik konumu ve büyüyen teknoloji ekosistemiyle dikkat çekmektedir.
Ancak, Türk şirketleri bu küresel yarışta hem fırsatları hem de zorlukları bir arada yaşamaktadır.
Açık kaynaklardan yararlandığım bu yazımda , Türk şirketlerinin dijitalleşme rekabetindeki mevcut durumunu, güçlü yönlerini, zayıf noktalarını, sektörel gelişmeleri, hükümet stratejilerini ve gelecek perspektifini ayrıntılı bir şekilde incelenmekte..
Analiz, 2025-2026 verilerine dayanarak hazırlanmış olup, Türkiye'nin dijital dönüşüm yolculuğunu kapsamlı bir biçimde ele almaktadır.
Türk Şirketlerinin Mevcut Durumu
Türkiye, dijitalleşme konusunda önemli adımlar atmış olsa da, küresel rekabette hala gelişmekte olan bir konumdadır. 2025 yılı itibarıyla Türkiye'nin startup ekosistemi değeri 40 milyar Euro'yu aşmış ve 2019-2024 arasında dokuz kat büyüme kaydetmiştir.
Bu büyüme oranı, Suudi Arabistan (6,9 kat) ve Birleşik Arap Emirlikleri (3,3 kat) gibi rakipleri geride bırakmıştır.
IT sektörü, 2025'te 1 trilyon TL pazar büyüklüğünü ve 100 milyon TL ihracat eşiğini aşarak rekabet gücünü artırmıştır.
Ancak, genel dijitalleşme endeksinde Türkiye ortalaması %60 civarındadır ve bu, özellikle küçük ve orta ölçekli işletmeler (KOBİ'ler) için yetersiz kalmaktadır.
Küresel karşılaştırmalarda, Türkiye'nin dijital hizmet ihracatı 2024'te 6,4 milyar dolara ulaşarak %27 artış göstermiş olsa da, bu rakam ABD, Çin veya Avrupa Birliği (AB) ülkeleriyle kıyaslandığında mütevazı kalmaktadır.
Örneğin, AB'nin yıllık Ar-Ge ve dijitalleşme fonları 14,7 milyar Euro iken, Türkiye'de Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı'nın toplam bütçesi 1,9 milyar Euro'dur.
Bu fark, Türk şirketlerinin altyapı ve inovasyon yatırımlarında geride kalmasına neden olmaktadır.
Güçlü Yönler ve Başarı Hikayeleri
Türk şirketleri, dijitalleşme rekabetinde belirli alanlarda öne çıkmaktadır.
Özellikle fintech sektörü, Türkiye'nin en hızlı büyüyen alanlarından biri olup, 160'tan fazla girişim barındırmaktadır.
Param, Colendi ve Midas gibi unicorn'lar, sektörün olgunlaşmasını simgelemektedir.
Turkcell gibi telekomünikasyon devleri, Google Cloud ile yaptığı 3 milyar dolarlık ortaklıkla Türkiye'yi Avrupa, Asya ve Orta Doğu arasında bir dijital köprü haline getirmeyi hedeflemektedir.
Turkcell'in 1795 Ar-Ge çalışanı ve 1000'den fazla ulusal patenti, şirketin küresel rekabetteki gücünü göstermektedir.
Startup ekosistemi, hükümetin Turcorn (Türk unicorn) hedefiyle desteklenmektedir. 2030'a kadar Turcorn'ların toplam değerinin 100 milyar dolara ulaşması planlanmaktadır.
Ayrıca, sürdürülebilirlik alanında Türk şirketleri küresel A Listesi'nde yer almaktadır; 2025'te 44 Türk şirketi CDP Global A Listesi'ne girmiş ve 5'i "Triple A" statüsüne ulaşmıştır.
Bu, dijital dönüşümün yeşil dönüşümle entegre edildiğini göstermektedir.
Perakende sektöründe de dijitalleşme hız kazanmıştır.
Bain & Company raporuna göre, 2025'te perakende sektörü %35-40 büyüme beklenmektedir.
E-ticaret platformları, ödeme ve lojistik sistemlerindeki iyileştirmelerle küresel rekabette avantaj sağlamaktadır.
Zorluklar ve Engeller
Türk şirketlerinin dijitalleşme rekabetindeki en büyük zorlukları, altyapı eksiklikleri, düşük dijital okuryazarlık ve finansmana erişim sorunlarıdır.
KOBİ'ler, dijital dönüşümde geride kalmakta olup, zayıf altyapı ve yetersiz eğitim nedeniyle rekabet kaybı yaşamaktadır.
Accenture Dijitalleşme Endeksi'ne göre, finansal hizmetler sektörü lider olsa da, genel ortalama düşük kalmaktadır.
Küresel rekabette, Google, Meta ve TikTok gibi devler Türkiye'nin dijital pazarını domine etmekte ve yerel şirketlerin payını sınırlamaktadır.
Ayrıca, birleşme ve satın almalar (M&A) artmış olsa da (2025'te 493 milyar dolarlık işlem), teknoloji şirketleri için yerel bileşen zorunluluğu gibi düzenlemeler yabancı yatırımları etkileyebilmektedir.
5G gibi teknolojilerde dış bağımlılık devam etmekte ve yarı iletkenler gibi kritik alanlarda Çin'in hakimiyeti Türkiye'yi zorlamaktadır.
Sektörel Gelişmeler
- Fintech ve Dijital Hizmetler: Türkiye, fintech'te unicorn'lar çıkarmış olup, 2026'da sektörün lider startup'ları dikkat çekmektedir.
Dijital hizmet ihracatı artarken, ödeme sistemleri ve platform ekonomileri odak noktasıdır.
- IT ve Yazılım: 105 teknoparkta 11.000 firma çalışmakta olup, Ar-Ge personeli 290.000'e ulaşmıştır.
Ancak, küresel pazar payı sınırlıdır.
- Sanayi ve Üretim: Endüstri 4.0 dönüşümü, yapay zeka entegrasyonuyla hızlanmaktadır. 2024-2028 Dijital Dönüşüm Stratejisi, yarı iletkenler ve IoT'ye odaklanmaktadır.
- Veri Merkezleri ve Bulut: Google Cloud'un 2 milyar dolarlık yatırımıyla Türkiye, hyperscale rekabetinde köprü rolü üstlenmektedir.
META bölgesinde dijital yatırımlar 2026'ya kadar 74 milyar doları aşacaktır.
Hükümet Stratejileri ve Destekler
Hükümet, 2030 Sanayi ve Teknoloji Stratejisi ile bulut bilişimi stratejik öncelik haline getirmiştir. Yabancı doğrudan yatırımlar (FDI), dijital sektörlere odaklanmakta olup, 2028'e kadar küresel FDI'nin %1,5'ini hedeflemektedir.
Milli Teknoloji Hamlesi, nitelikli insan kaynağını artırmayı amaçlamaktadır.
Ayrıca, GITEX AI Türkiye 2026 gibi etkinlikler, küresel entegrasyonu hızlandırmaktadır.
Gelecek Perspektifi
2026 ve ötesinde, Türk şirketleri dijitalleşme yatırımlarını artırarak rekabet gücünü yükseltecektir. IT sektörü, bulut ve AI odaklı büyüme ile küresel pazarlarda daha etkin olacak.
Ancak, başarı için eğitim, altyapı ve inovasyon ekosisteminin güçlendirilmesi şarttır.
Eğer mevcut trendler devam ederse, Türkiye dijital ekonomide %0,1'lik payını artırabilir ve teknoloji üretim merkezi haline gelebilir.
Riskler arasında ise, küresel ticaret savaşları ve enerji maliyetleri yer almaktadır.
Sonuç
Bu konudaki değerlendirmemi de sizlerin bilgisine sunacağım.
Türk şirketleri, dijitalleşme rekabetinde potansiyeli yüksek ancak yolun başında bir konumdadır. Güçlü startup ekosistemi ve hükümet destekleriyle fırsatlar değerlendirilebilirken, altyapı ve eğitim eksiklikleri acil çözüm gerektirmektedir.
Küresel başarı için, çoklu teknolojiye uyum ve uluslararası iş birlikleri kritik öneme sahiptir.
Türkiye’de dijital dönüşüm için gereken teknolojik altyapı ve yazılım çözümlerinin büyük ölçüde yurtdışından temin edilmesi, bağımlılığı artırmakta ve maliyetleri yükseltmektedir.
Bu durum, Türkiye’nin kendi yerli kaynaklarına dayalı dijital dönüşüm ekosistemini kurmasını zorlaştırmaktadır.
Türkiye, bu dönüşümü başarıyla yönetirse, dijital dünyanın önemli oyuncularından biri olabilir inancında olanlardanım...