Amazon, 2023 Türkiye depremlerinden etkilenen ekosistemlerin restorasyonu ve rehabilitasyonu için Birleşmiş Milletler Kalkınma Programı’na (UNDP) 1,5 milyon Euro destek sağladı. Adıyaman’da hayata geçirilecek projede ‘doğrudan gelir elde etme’ modeli yerine ‘geçim fırsatları yaratma’ modeline odaklanılacak.
Depremin ardından yıkılan yapıları onarmanın ötesinde, zedelenen yaşam döngüsünü yeniden kurmanın ne kadar önemli olduğunu bizzat yaşadık.
Bugün afet sonrası toparlanma, artık sadece barınma ve altyapı başlığıyla doğanın, üretimin ve yerel yaşamın birlikte nasıl ayağa kaldırılacağı sorusuyla da ölçülüyor. Amazon’un UNDP iş birliğiyle Adıyaman’da başlattığı proje, tam da bu nedenle klasik bir destek programının ötesine geçiyor. Çünkü burada hedef, yalnızca hasarı gidermek değil, doğa temelli çözümlerle daha dayanıklı, daha üretken ve daha sürdürülebilir bir yeniden başlangıç modeli kurmak.
Amazon, üç yıl önce Türkiye’yi derinden etkileyen depremlerin ardından, bölgeye yardım malzemeleri ve temel ihtiyaç ürünleri ulaştırarak destek olmuştu. Bugün ise Birleşmiş Milletler Kalkınma Programı’na (UNDP) 1,5 milyon Euro destek sağlıyor. Bu hibe, Amazon’un dünya genelinde doğayı koruma ve iklim dayanıklılığını artırma hedefleri doğrultusunda oluşturduğu 100 milyon dolarlık Right Now Climate Fund (RNCF) girişiminin Türkiye’deki ilk yatırımı olma özelliği taşıyor. Yalnızca bir restorasyon çalışması değil aynı zamanda yeni bir kalkınma modeli sunan projeyi Amazon Türkiye Perakende Genel Müdürü Burak Erdem ile konuştuk:
Yerel bir projeden öte, küresel dayanıklılık modeli
EcoRest projesini sadece yerel bir restorasyon çalışması olarak görmüyoruz, ekosistemlerin onarılmasını sürdürülebilir geçim kaynakları ve doğa temelli çözümlerle birleştiren entegre bir model olarak da görüyoruz. Stratejimizin temelinde, Amazon’un faaliyet gösterdiği bölgelerde hem doğayı hem de toplulukları güçlendirerek gelecekteki afetlere karşı daha dirençli yapılar kurmak ve bugünden harekete geçmenin önemine dikkat çekmek yer alıyor.
Bu doğrultuda projenin en önemli yansımalarından biri, uygulanan ekosistem restorasyonu faaliyetleri ve doğa temelli çözümlerin Türkiye’de benzer çalışmalar için referans oluşturabilecek bir yaklaşım ortaya koyma potansiyelidir. Böylelikle Adıyaman’da hayata geçirdiğimiz bu pilot uygulamanın başarısını ve edindiğimiz deneyimleri bir referans noktası haline getirerek, benzer çevresel ve sosyal zorluklarla mücadele eden diğer bölgeler için de ölçeklenebilir ve etkili bir yol haritası sunmayı amaçlıyoruz.”
2 bin kişi, 450 hektarlık alan “1,5 milyon Euro’luk yatırım; ekosistem rehabilitasyonu ve doğa temelli çözümlerin yanı sıra kapasite geliştirme faaliyetleri, teknik rehberlik ve eğitim programları aracılığıyla yaklaşık 2 bin kişiye ulaşılmasını desteklemek amacıyla kullanılacak. Bütçe, toplam 450 hektarlık bir alanın iyileştirilmesi ve yerel toplulukların afetlere karşı direncinin artırılması hedefleri doğrultusunda entegre bir şekilde yönetilecek. Proje, pilot köydeki uygulamalardan elde edilecek veriler doğrultusunda gelecekte benzer bölgelerde uygulanabilecek ölçeklenebilir bir model geliştirmeyi hedefliyor. Bu nedenle kaynak dağılımı, ekosistem restorasyonu, doğa temelli çözümlerin kurulumu ve yerel toplulukların desteklenmesi arasında süreç içerisinde ortaya çıkacak ihtiyaçlara göre uyarlanacak.”
Yerel geçim kaynakları güçlendirilecek
“Proje ilk olarak Adıyaman’ın Yukarı Nasırlı Köyü’nde pilot uygulama ile başlayacak. İlk etapta, mevsim koşulları ve arazi yapısının el verdiği ölçüde sahada arazi hazırlığı, bozuk orman rehabilitasyonu ve bakım çalışmaları yürütülecek. Bölgenin ihtiyaçları doğrultusunda, teknik değerlendirmeler sonucunda belirlenecek doğa temelli çözümler kademeli olarak hayata geçirilecek. Aynı zamanda ekosistem yönetimi ve sürdürülebilir tarım alanlarında eğitimler verilerek yeni geçim fırsatları oluşturulacak. Projemizde ‘doğrudan gelir elde etme’ modeli yerine ‘geçim fırsatları yaratma’ modeline odaklanıyoruz. Ekosistem restorasyonunu yalnızca çevresel iyileşme ile sınırlı tutmuyor, aynı zamanda yerel geçim kaynaklarının güçlendirilmesini de hedefliyoruz. Proje, Birleşmiş Milletler Kalkınma Programı (UNDP) Türkiye tarafından Orman Genel Müdürlüğü’nün himayelerinde yürütülmekte olup ekosistem restorasyonu, ağaçlandırma, doğa temelli çözümler, sürdürülebilir geçim kaynaklarının geliştirilmesi ve toplulukların afetlere karşı dayanıklılığının artırılmasına odaklanıyor.”
Çevresel ve ekonomik etkiyi birlikte ölçen bütüncül bir çerçeve
“Bu projede başarıyı, çevresel ve ekonomik etkiyi birlikte ölçen bütüncül bir çerçeveyle ele alıyoruz. Restore edilen alan miktarı, ağaçlandırma ve rehabilitasyonun kapsamı gibi çıktılar bu çerçevenin önemli bir parçasını oluşturuyor. Bu iyileşmenin topluluklara nasıl yansıdığı da kritik. Eğitim alan kişi sayısı, ekosistem yönetimi ve hizmetleri gibi alanlarda geliştirilen bireylerin sayısı ve yaratılan ‘geçim fırsatları’ temel başarı göstergeleri arasında yer alıyor. Göstergeler projenin yerel ekonomi üzerindeki etkisini anlamamızı sağlayacak. Tabii bizim için projenin en kritik başarı göstergelerinden biri de Adıyaman’daki pilot uygulamanın ardından geliştirilecek operasyonel rehberlerin ulusal ölçekte paylaşılabilir, ölçeklenebilir ve başka bölgeler için ilham verici bir kaynak haline gelmesi olacak. Yani sadece kısa vadeli çıktılar değil, uzun vadede kendi kendini sürdürebilen ve başka coğrafyalarda da uygulanabilen bir model oluşturmak, başarımızın temel tanımlarından birini oluşturuyor.”