Liderler; tartışmalı normlar, değişen ittifaklar ve azalan güven çağıyla karşı karşıya. Artık güvenlik ve egemenlik hakkındaki uzun süredir geçerli olan varsayımlar sorgulanıyor.
56. Dünya Ekonomik Forumu, İsviçre’nin Davos kentinde bu hafta başında başladı. Davos; dünya ekonomisinin konuşulduğu, tartışıldığı, gelecek okumalarının yapıldığı, entelektüel çizginin adeta tavan yaptığı bir ortam. Yarım yüzyılı aşan önemli bir etkinlik.
Forumda 130 ülkeden 3 binin üzerinde katılımcı yer alacak. 60’ın üzerinde devlet veya hükümet başkanı katılım sağlayacak. En önemli konuk (!) ise ABD Başkanı Donald Trump olacak. Avrupalı liderler de bu vesileyle bir araya gelecek ve gayri resmi bir AB zirvesi olacak. Çin ise yine ince diplomasisini sürdürerek Foruma başbakan yardımcısı düzeyinde katılacak.
Önce kısa bir tespit yapalım. Dünyanın en küçük ülkelerinden birinde İsviçre’de küçük bir kasaba, yıllardan beri dünyanın ekonomisine başkentlik yapıyor. Ekonomik güç sahibi olmak herhalde böyle bir şey olsa gerek. Daha da önemlisi siyasetten, iş dünyasından, kamu yönetimlerinden, basından, akademik çevrelerden bu kadar sayıda ve ağırlıkta insanın katıldığı toplantıda şehir lojistiğinin aksaksız olarak saat gibi çalışması kayda değer. Korumaların kol gezdiği değil, herkesin kol kola gezdiği bir düzen. Gerçekten işin en kayda değer ve keyifli yanlarından biri bu…
Dünya Ekonomik Forumu’nda bu yılın ana teması “Diyalog Ruhu”.
Aslında Davos tartışmaları beş temel küresel sorun etrafında yoğunlaşıyor:
1- Daha çekişmeli ve tartışmalı bir dünyada nasıl iş birliği yapabiliriz?
Liderler; tartışmalı normlar, değişen ittifaklar ve azalan güven çağıyla karşı karşıya. Artık güvenlik ve egemenlik hakkındaki uzun süredir geçerli olan varsayımlar sorgulanıyor. Bunların hepsi yeni iş birliği mekanizmalarına duyulan ihtiyaca işaret ediyor.
2- Yeni büyüme kaynaklarının kilidini nasıl açabiliriz?
İnovasyon ve teknoloji, insan sermayesi gelişimi ve küresel entegrasyon, gelişmiş ve gelişmekte olan ekonomilerde büyümeyi sürdürebilecek faktörleri oluşturuyor. Buna karşın toplumsal parçalanma ve zayıf kurumlar küresel büyüme beklentilerini olumsuz etkiliyor. Ayrıca, üretken yapay zekanın verimlilik üzerindeki etkisi küresel ekonomiye trilyonlarca dolar değer katabilir, ancak bazılarına göre yatırım telaşı yeni bir "yapay zeka balonu" yaratabilir. İnsanlara nasıl daha iyi yatırım yapabiliriz?
3- İnsanlara nasıl daha iyi yatırım yapabiliriz?
Dünya genelinde iş gücünün dayanıklılığını artırmak hayati önem taşıyor. Bu; yeniden beceri kazandırma, beceri geliştirme, iş yaratma ve iş gücü hazırlığına odaklanma anlamına geliyor. 2025 Geleceğin İşleri Raporu, her dört işten birinin 2030 yılına kadar değişmesinin ve mevcut becerilerin %39'unun geçerliliğini yitirmesinin muhtemel olduğunu ortaya koyuyor.
4- İnovasyonu nasıl büyük ölçekte ve sorumlu bir şekilde uygulayabiliriz?
İşletmeler, yapay zekâ ve diğer yeni teknolojilerin çalışma biçimlerini yeniden şekillendirmesini ve verimliliği artırmasını bekliyor. Ve inovasyon, farklı teknolojiler bir araya geldiğinde en hızlı şekilde büyüyor. Yapay zekâ gibi yerleşik araçlar, kuantum hesaplama veya sentetik biyoloji gibi alanlardaki atılımlarla birleştiğinde, fikirler laboratuvardan gerçek dünyaya çok daha hızlı bir şekilde geçebiliyor.
5. Gezegen sınırları içinde nasıl refah inşa edebiliriz?
Döngüsel, yenileyici ve kapsayıcı yaklaşımlara yatırım yaparak, kaynakları tüketmeden veya insanları geride bırakmadan uzun vadeli refah üreten ekonomiler yaratabiliriz. Doğa kaybı, Dünya'nın kara alanının %75'ini etkiliyor ve sadece ekolojik değil, ekonomik riskler de oluşturuyor.
Bu yıl ki Davos toplantısında da yukarıdaki küresel sorunlar çerçevesinde;
- Son yıllarda dünyanın gündemine oturan “yapay zekâ”,
- Yapay zekâyla gelen “yaratıcı yıkım”,
- Yapay zekâ daha rüştünü ispat etmeden öne çıkan “insan”,
- İnsan ile birlikte gündeme gelen duygusal zekâ, etik, iletişim gibi “kişisel beceriler”,
- Dünya para sisteminde yeni “tasarım” gibi başlıklar öne çıkıyor. Ancak Donald Trump gibi farklı liderlerin de toplantılara damga vuracağı anlaşılıyor.