Ticaret Bakanlığı, üç gün önce yaptığı açıklamayla İstanbul’da beyaz ette fahiş fiyat uygulayan marketlere toplam 10 milyon 114 bin 595 lira idari para cezası kesildiğini duyurdu. Kulağa büyük, caydırıcı bir rakam gibi geliyor değil mi? Vatandaşın bütçesini düşünen, fırsatçılara göz açtırmayan bir devlet refleksi izliyoruz sanki. Ancak madalyonun arkasında ise koskoca bir şeffaflık krizi var: Fahiş fiyat uygulayan, vatandaşı yaz başında tavuk eti üzerinden soyan o marketler hangileri? İsimleri nerede?
Bakanlığın resmi dil arkasına sığındığı metinde ne yazık ki tek bir marka, tek bir isim yok. Konuyu kurcalayıp Bakanlık Basın Müşaviri Mesut Özcan’a ulaştığımda aldığım yanıt ise trajikomik: “Haklısınız ama biz hep böyle açıklama yapıyoruz.” Kendisine market isimlerinin verilmesi durumunda tüketicinin ciddi bir tepkisi olacağını söyleyince de aldığım yanıt “Haklısınız. Bakan beye arz edeceğim” oldu. Ardından Ticaret Bakanlığı’ndan aldığım bilgide de denetimin nasıl yapıldığını ve nelere dikkat edildiği anlatılıyor.
Yok efendim geriye dönük üç aylık faturalar istenirmiş, yok yedi günlük savunma süreleri varmış ama ceza kesilenlerin isimlerini yine öğrenemedim. “Ser verip sır vermeme politikası” sıkı uygulanıyor. Denetimin bürokrasisini değil, bizi kimin kazıkladığını bilmek istediğimizi bir türlü anlayamadılar.
Burada açıkça ihlal edilen, bizzat tüketicinin en temel hakları. Evrensel tüketici haklarının başında “bilgi edinme” ve “ekonomik çıkarların korunması” gelir. Devlet, fahiş fiyat uygulayan firmaların adını saklayarak tüketiciyi değil, hukuku çiğneyen o marketleri korumuş oluyor. Oysa 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun’un ruhu şeffaflıktan beslenir. Vatandaş, bütçesine göz diken markayı bilme hakkına sahiptir.
İsimleri açıklamazsanız bu düzen böyle sürer gider. En büyük, en etkili ceza devletin kestiği para cezası değil, halkın bilinçli uygulayacağı boykottur. Eğer o marketlerin adları çarşaf çarşaf ilan edilseydi, en azından tüketicinin bir bölümü o dükkanların kapısından adımını atmazdı. Şeffaflık olmadan yürütülen hiçbir denetim fahiş fiyatı bitiremez; sadece usulsüzlüğe resmi bir kılıf hazırlar. Ceza miktarını başarı gibi sunmayı bırakın; millete kendisini en çok kimin kazıkladığını açıklayın ki bu soygun artık son bulsun.