Bugüne kadar makro ölçekte yeşil dönüşüm fırsatlarına ve güncel gelişmeler ışığında neler yapılması gerektiğine odaklandığım köşemde, bundan sonra sektörel potansiyel fırsatları da ortaya koymak istiyorum. Ele aldığım ilk sektör de Türk sanayisinin hem üretim gücü hem ihracat kapasitesi açısından en önemli alanlarından biri olan beyaz eşya sektörü.
Yüksek adetli üretim, güçlü tedarik zinciri, kalite beklentisi ve küresel rekabet baskısı bu sektörde enerji maliyetini doğrudan stratejik bir konu haline getiriyor. Türk Sanayisinin Enerji Verimliliği Raporu’nun üçüncü versiyonunda yer alan beyaz eşya sektörü analizleri de bu tabloyu net biçimde ortaya koyuyor.
Farklı ölçeklerde 16 tesiste yapılan enerji etütleri, sektörün enerji verimliliği açısından güçlü ve somut bir iyileştirme alanına sahip olduğunu gösteriyor. Bu tesislerin 6’sı 5.000 Ton Eş Değer Petrol (TEP) üzeri, 8’i 1.000 ila 5.000 TEP arası, 2’si ise 1.000 TEP altı tüketime sahip. Dolayısıyla elde edilen bulgular yalnızca büyük ölçekli tesisleri değil, farklı büyüklükteki üretim yapılarını kapsıyor.
Tüketim profili
Analiz edilen tesislerde toplam enerji tüketiminin %58’i elektrikten, %42’si ise ısı enerjisinden (fosil yakıtlardan) kaynaklanıyor. İlk bakışta elektrik tüketiminin daha yüksek paya sahip olması, verimlilik çalışmalarında odağın elektrikli sistemlere kaymasına neden olabilir. Ancak potansiyel tasarruf dağılımı farklı bir önceliğe işaret ediyor. Toplam enerji verimliliği potansiyeli %27,4 seviyesinde. Bunun %6,9’u elektrik tüketiminden, %20,5’i ise ısı enerjisi tarafındaki iyileştirmelerden geliyor. Başka bir ifadeyle beyaz eşya sektöründe en büyük verimlilik fırsatı, fırınlar, kurutma hatları, yıkama, yüzey işlem ve proses ısı ihtiyacı gibi alanlarda yoğunlaşıyor.
İlk üç odak alanı
Etüt sonuçlarına göre sağlanabilecek toplam 100 birim tasarruf potansiyelinin %57’si ısı ve proses alanından geliyor. İkinci sırada %23 ile soğutma sistemleri, üçüncü sırada ise %10 ile basınçlı hava yer alıyor. Bu üç başlıkla toplam potansiyelin %90’ına ulaşılıyor. Bu dağılım, enerji yönetiminde önceliklendirme açısından çok kıymetli ve hem mühendislik çalışmasının hem yatırım planının omurgasını oluşturmalı.
Yatırım iştahını artıran geri ödeme süresi
Ancak verimlilik potansiyelinin yüksek olması tek başına yeterli değil. Sanayi yöneticisi açısından asıl belirleyici unsur, bu potansiyelin hangi yatırım tutarıyla hayata geçirilebileceğidir. Beyaz eşya sektörü etütlerinde 1 TEP enerji tüketimi azaltımı için gereken ortalama yatırım 1,174 dolar olarak hesaplanıyor. Projelerin ortalama geri ödeme süresi ise 2,15 yıl seviyesinde.
Bu süre, sanayi yatırımları açısından oldukça yönetilebilir bir aralığa işaret ediyor. Özellikle enerji fiyatlarındaki oynaklık, ihracat pazarlarında karbon düzenlemelerinin sıkılaşması ve finansmana erişimde yeşil kriterlerin ağırlık kazanması dikkate alındığında, 2 yıl civarındaki geri ödeme süresi güçlü bir yatırım gerekçesi oluşturuyor.
Emisyon azaltımı açısından bakıldığında da tablo anlamlı. 1 ton karbondioksit eş değeri emisyon azaltımı için gereken ortalama yatırım tutarı 567 dolar. Bu gösterge, enerji verimliliği projelerinin karbon yönetimi açısından ölçülebilir bir araç olduğunu ortaya koyuyor.
Sahadan notlar
Beyaz eşya üretim tesislerinde en sık karşılaşılan tablo, proses ısısı tarafında atık ısının yeterince değerlendirilmemesi ya da fırın ve kurutma hatlarında ısı kayıplarının yüksek olması. Soğutma gruplarına baktığımızda, düşük verimli sistem tercihleri ile işletme sıcaklıkları, kısmi yük davranışı ve bakım kalitesi çoğu zaman ciddi tasarruf fırsatları yaratıyor. Basınçlı hava sistemlerinde ise kaçaklar, tesisat tasarım hataları, gereğinden yüksek basınçta çalışma ve kompresör seçimleri toplam tüketimi artırıyor.
Halbuki üretim prosesiyle enerji akışı birlikte değerlendirilmeli. Hangi hatta hangi sıcaklığa ihtiyaç duyulduğu, hangi noktada atık ısı oluştuğu, hangi vardiya düzeninde hangi sistemin kısmi yükte çalıştığı ve hangi yardımcı tesisin üretim kalitesini etkilemeden optimize edilebileceği aynı çerçevede ele alınmalı.
Öte yandan düşük sıcaklıkta aktive olan kimyasallar ile proses banyolarının ısı ihtiyacı azaltılabilir, ısıtma ve soğutma ihtiyaçlarına uygun tasarlanmış ısı pompası sistemleri ile hem fosil yakıttan çıkış hem de enerji tasarrufu sağlanabilir. Beyaz eşya üretimindeki enerji talebi ve proses sıcaklıkları özellikle ısı pompası projelerinin geri ödeme süresinin kısaltılmasına da imkan yaratır.
Son söz
Beyaz eşya sektörü Türkiye’nin sanayi gücünü dünyaya taşıyan alanlardan biri. Bu gücü düşük maliyetli, düşük karbonlu ve daha verimli bir üretim modeliyle desteklemek mümkün. Raporun ortaya koyduğu tablo, bunun teknik olarak yapılabilir, finansal olarak savunulabilir ve rekabet açısından gerekli olduğunu gösteriyor.