Hanehalkının yüzde 80’i, (belki daha da fazlası) açıklanan TÜFE’den daha yüksek bir enflasyon yaşıyor. Bu TÜİK’in hatası değil, gelir dağılımındaki bozukluğun sonucu.
TÜİK önümüzdeki yıldan itibaren enflasyonu hesaplamak için Hanehalkı Bütçe Anketi yerine, hanehalkı nihai tüketim harcamalarını kullanacak. Ayrıca baz yıl 2003’ten 2025’e çekilecek ve bireysel tüketim harcamaları da yeniden sınıflanacak. Bu değişikliklerin TÜFE’yi nasıl etkileyeceğini henüz bilmiyoruz. Çok büyük bir etkisi olmayabilir.
Öte yandan bu fikirden hareketle, 2024 yılı için Hanehalkı Tüketim Harcamaları içinde gelir gruplarına göre tüketim ağırlıklarını ve TÜFE ana mal gruplarındaki fiyat artışlarını bildiğimize göre, 2024 yılı için farklı gelir gruplarının enflasyonlarını hesaplayabiliriz. Hatta 2024 yılındaki tüketim kalıplarının çok fazla değişmediğini varsayarak, Ekim 2025 gibi oldukça yakın bir tarih için de aynı hesaplamayı yapabiliriz.
Farklı gelire sahibiz ve farklı mallar tüketiyoruz
TÜİK’in açıkladığı enflasyon Türkiye’nin ortalaması ama hepimiz farklı gelire sahibiz ve farklı mallar tüketiyoruz. Yani hepimizin yaşadığı enflasyon farklı. Peki varsılların ve yoksulların enflasyonu aynı mı, farklı mı, fark az mı, çok mu? Her ana mal grubunun enflasyonunu, farklı gelir gruplarının tüketim ağırlıklarıyla çarpıp, ortalamasını alarak bunu bulabiliriz. Bulgular aşağıdaki tabloda. Buyurun beraber inceleyelim.
Tabloda en solda yer alan birinci dilim en düşük gelir grubu ve maalesef en yüksek enflasyon da onlara ait. Aralık 2024’de TÜFE Türkiye geneli için yüzde 44,4 iken, onların enflasyonu yüzde 51,9 olmuş. Tabloda sağa doğru ilerledikçe, yani gelir seviyesi yükseldikçe enflasyon oranı da düşüyor. En yüksek gelir grubu olan beşinci dilim yüzde 42,7 ile en düşük enflasyona sahip.
Ekim 2025’te (harcama kalıplarının 2024’e oranla çok fazla değişmediğini varsayarak) aynı hesaplamayı yaptığımızda, manzara yine değişmiyor. Türkiye yüzde 32,9 iken en düşük gelir grubu yüzde 38,5 , en yüksek gelir grubu ise yüzde 32,8 enflasyona sahip.
Peki bu beş gelir grubunun enflasyonlarının ortalamasını aldığımızda neden TÜFE rakamını bulmuyoruz? Bunun iki nedeni var. Birincisi grupların toplam tüketim içindeki payları farklı. Mesela en yüksek gelirli grup toplam tüketimin yarısını yaparken, en düşük gelirli grup yüzde 6’sını yapıyor. İkincisi gelir gruplarının yaptığı harcamaların ağırlıkları da farklı. Mesela en düşük gelirliler gelirlerinin yüzde 38’ini konuta harcarken, en yüksek gelirliler sadece yüzde 18’ini harcıyor.
Şimdi tablonun bize anlattığı üç önemli noktanın altını çizelim:
- Hanehalkının yüzde 80’i, (belki daha da fazlası) açıklanan TÜFE’den daha yüksek bir enflasyon yaşıyor. Bu TÜİK’in hatası değil, gelir dağılımındaki bozukluğun sonucu.
- Gelir düzeyi yükseldikçe, maruz kalınan enflasyon düşüyor.
- En düşük gelirlilerin enflasyonu daha ağır yaşamalarının temel nedeni konut, yani kira harcamaları. Ayrıca gıda enflasyonu da bu duruma biraz katkı yapıyor. Bu iki kalem en düşük gelir grubunun toplam harcamasının yüzde 72’si. En yüksek gelir grubunun ise sadece yüzde 29’u.
Peki ne yapabiliriz? Öncelikle dezenflasyon politikalarımızı yeniden düşünebiliriz. Mesela gelirler politikasını neden uygulayamayacağımızı gösteriyor bu tablo bize. Enflasyonun tüketimin kontrolüyle değil, tasarrufun artmasıyla düşeceğini söylüyor. Ayrıca büyük kentlerde arazi rantının yükselmesinin düşük gelirlilere nasıl olumsuz yansıdığını gösteriyor.
Enflasyonun bile en büyük kısmı, en yoksula düşüyor
Başka ne yapabiliriz? TÜİK farklı gelir grupları için farklı TÜFE endeksleri hesaplayabilir. Bu endeksler bize enflasyonu düşürmek için ne yapmamız ve yapmamamız gerektiğini daha iyi gösterecektir. Asgari ücret artışı gibi kritik kararları çok daha güçlü bir veri setiyle almamıza imkan verecektir.
Başlıktaki dize Ziya Paşa’nın Terkib - i Bend’inden. Beytin tamamı şöyle: “Bi-baht olanın bağına bir katresi düşmez, baran yerine dürr ü güher yağsa semadan”. Yani: “Gökten yağmur yerine inciler, mücevherler yağsa; bahtsız olanın bağına bir damlası bile düşmez.” Enflasyonun bile en büyük kısmı, en yoksulların payına düşüyor gibi görünüyor.