Türkiye de aynen başlıktaki gibi bir ülke olma yolunda hızla ilerliyor. Eskiden bu atasözünü, atalarımız bize “Ayinesi iştir kişinin, lafa bakılmaz” diye öğretmişlerdi. Yani bir insanı tanımak ve anlamak için lafına değil, yaptığı işe bakmak gerekliydi.
Özellikle sermaye piyasasında işler son 2-3 yılda tamamen buna döndü. Biri elektrikli otomobil üreteceğim diyor hisseler uçuşa geçiyor, 2-3 ay sonra vazgeçtim diyor paraşütsüz iniş başlıyor. Biri şu yatırımı yapacağım diyor, ancak arkası gelmiyor. Yalanın bini bir para.
Son günlerde yaşananlar da aynen böyle. Şirket enerji, otomasyon ve teknoloji sistemleri alanlarında çalışıyor. 2020’de halka arz olmuş. Hisseleri 2021’de, 2022’de ve 2023’te yatırımcısını güldürüyor. Hedefleri ve yapacakları müthiş. Ancak ne kadarının doğru, ne kadarının yalan olduğunu SPK dahil soran yok ve bu arada tırmanış da devam ediyor.
Şirketin kurucuları her gün televizyonlarda, gazetelerde. Sürekli şirketin hem içerideki hem de ABD’deki yatırımları anlatılıyor. Millet hikayeye bayıldığı için alımların ardı arkası kesilmiyor. Artık uyuyan SPK bile dayanamamış büyük ortağa 19 Kasım 2022’deki tweeti yüzünden 1 milyon TL idari para cezası vermiş.
Nedeni ise şirketlerle ve yatırımlarıyla ilgili birtakım görselleri, altında İngilizce tanıtım yazılarıyla desteklediği tweet’inde yatırımlarının hiçbirinin ciro veya karlılığının henüz bilançolarına yansımadığını ifade etmesi. Yani düpedüz manipülasyon.
Hisse bu arada zirve yapmış ve ardında bilinen hikaye. Geçen ağustosta bir sinyal de MSCI’den geliyor ve hisse endeks dışına çıkartılıyor. Ama kimse umursamıyor bu işareti bile. Hisse bugün zirvenin yaklaşık yüzde 80 altında seyrediyor. Küçük yatırımcı perişan. Öyle ya “ava giderken avlanmış”.
Bu arada son bir ayda ilginç gelişmeler var. Hisse, nisan ortasındaki nedeni belirsiz yükselişin ardından, ortak satışı ve bedelli sermaye artırımı haberleriyle yine satış baskısına giriyor. Bu arada işin ilginç yanı iki ortağın hisselerini son günlerdeki tırmanış sırasında blok olarak satıp yüzde 5’in altına düştüklerinden şirket kartından çıkarılmaları. Yani açıkça sıvışıp gitmişler. Görünen o ki küçük yatırımcı yine hırsının kurbanı oldu, ancak bu durumda SPK’nın hiç mi kabahati yok?