Bugünkü durağım dağ başında küçük bir ülke. Andorra’yı ilk duyduğunda insan küçük, sakin bir dağ ülkesi hayal ediyor ama detaylara girince işler bayağı ilginçleşiyor. Örneğin en çarpıcı noktadan başlayalım: Bu ülkenin iki devlet başkanı var. Evet gerçekten. Biri Fransa’dan Emmanuel Macron, diğeri ise Urgell Piskoposu. Yani bir ülkeyi aynı anda hem bir cumhurbaşkanı hem de bir din adamı temsil ediyor. Üstelik bu piskopos İspanya’nın Katalonya bölgesinden geliyor. Gerçi ikisi de sembolik ama sistem 1278’den beri devam ediyor ve bugün hâlâ yürürlükte. Ama hem başbakanı hem de meclisi var. Modern dünyada oldukça sıra dışı bir yapı.
Ekonomik yapı da en az bu kadar ilginç. Kişi başı milli gelir yaklaşık 49 bin dolar. Bu da onu Avrupa’nın en zengin küçük ülkelerinden biri yapıyor. Zenginliğin kaynağı ise çok net: Turizm. Ülkeye yılda önemli bölümü günübirlik yaklaşık 9 milyon turist geliyor ve turizm tek başına ekonominin yaklaşık yüzde 60’ını oluşturuyor. Yani ülke resmen turistlerle dönüyor.
Nüfusu ise sadece 80-90 bin civarında. Yani nüfusun 100 katı turist geliyor. Ama buna rağmen sokakta yürürken Barselona’daki gibi her yerde turist görmüyorsun. Çünkü “altın yumurtlayan tavuklar” genelde kayak merkezleri, oteller ve alışveriş bölgelerinde yoğunlaşıyor.
Gümrük vergisi olmadığı için vergisiz alışveriş de ayrı bir çekim noktası. İnsanlar sadece gezmek için değil, alışveriş yapmak için de geliyor.
Coğrafya da bu yapıyı doğrudan belirliyor. Andorra, Pirene Dağları üzerinde yer alıyor. Bu yüzden ülke tamamen dağlık ve tarım neredeyse yok. Bu da gıda fiyatlarını hayli yüksek düzeylere çekiyor. Oteller de pek ucuz değil. Her şey hizmet sektörüne kaymış durumda. Hatta ülkede havalimanı ve tren istasyonu da yok ve bu nedenle Andorra’ya yalnızca karayoluyla ulaşabilirsiniz. Bir de dil konusu var. Ülkenin resmi dili Katalanca. Ama günlük hayatta İspanyolca ve Fransızca da çok yaygın şekilde kullanılıyor. Kısacası Andorra dışarıdan bakınca sakin bir dağ ülkesi gibi görünse de aslında içinde çok farklı bir sistem barındırıyor. İki devlet başkanı, milyonlarca turist ve küçük bir alana sıkışmış güçlü bir ekonomi… Gerçekten alışılmışın dışında bir ülke. Gidilir mi derseniz komşu ülkelere gitmişseniz ve yolu göz alıyorsanız bir gün geçirmek için evet.