Hamdi Ulukaya’yı hepiniz tanırsınız. Erzincan’dan çıkıp ABD’de kendi olanaklarıyla yarattığı Chobani’yi dünyanın en bilinen yoğurt markalarından birisi haline getirdi. Chobani bugün 20 milyar dolar değerlemeye ulaşmış ve çalışanlarının da ortak edildiği bir dev. Hamdi Ulukaya son yıllarda ana iş kolu olan yoğurt ürünlerinin ötesinde büyümek için önemi şirket satınalmalarıyla da dikkat çekti. Büyümesi sürdürülebilir şekilde devam ediyor.
Forbes’un 2026 listesine göre 13,5 milyar dolarlık servetiyle Türkiye’nin en zengin iş insanı olan Hamdi Ulukaya, toplumsal faydayı da işinin merkezine koyan bir isim. “Giving Pledge” iyi niyet taahhüdünü imzalayarak kişisel servetinin büyük bir kısmını toplumsal fayda için bağışlan Ulukaya hem Türkiye’de hem de dünyada çeşitli toplumsal projelere destek sağlıyor. Son olarak da "Resmi Beslenme Ortağı" olarak ABD Futbol Federasyonu ile yaptığı “Feed the Dream- Hayalleri Besle” adlı anlaşmayla genç sporcuların gelişimi ve sağlıklı beslenme konusunda somut bir model sunuyor. Kampanya kapsamında 500 yerel çocuk futbol takımına toplam 5 milyon dolar destek, eğitim materyalleri ve rehberler sağlanıyor; gençlerin hem sahada hem de beslenme alışkanlıklarında gelişimi hedefleniyor. Chobani’nin Türkiye’de Fenerbahçe ile kurduğu bağ da, kulübe sağlanan sponsorluk desteğiyle markanın Türk sporuna adım atmasını ve genç sporculara dolaylı katkı sağlamayı ifade ediyor. Türkiye, 24 yıl aradan sonra futbolda yeniden Dünya Kupası Finallerine katılıyor. Bu bileğinin hakkıyla kazandığı bir geri dönüş. Türk futbolunda dipten gelen dalga her zamankinden daha güçlü; altyapılarda yetişen gençler ve yeniden filizlenen inanç, büyük bir potansiyelin göstergesi.
İşte tam da bu noktada Hamdi Ulukaya devreye girebilir: ABD’deki modelin benzerini Türkiye’de hayata geçirerek, genç futbolcuların gelişimi için öncü bir rol üstlenebilir. Bu sayede sporun sadece sahadaki performans değil, altyapı ve hayaller üzerindeki etkisi de kalıcı hale gelebilir. Ne dersiniz Hamdi bey, ağanın eli tutulur mu?