ENFLASYON DÜZELTMESİNİN DEVAM EDEN ETKİLERİ - 4
258 Yapılmakta Olan Yatırımlar hesabına ilişkin özel fon mekanizmasında temel çerçeve çizilmiş olsa da uygulama tekniğine ilişkin bazı kritik noktalar hâlen açıklığa kavuşmayı beklemektedir.
09.02.2026 tarihli sirkülerde açıklığa kavuşturulan önemli bir husus, özel fon hesabında izlenen tutarların yeniden değerleme oranıyla artırılan kısımlarının ilgili iktisadi kıymetin maliyetine eklenemeyeceğidir. Bu tutarlar yalnızca özel fon hesabında izlenecek ve kanundaki beş yıllık taksitlendirme çerçevesinde kazanca alınacaktır.
Önceki yazımızda, amortismana tabi olmayan kıymetlerin zararına satışında ortaya çıkan KKEG riskini ve düzeltilmiş değerlerin satış kararı üzerindeki etkisini incelemiştik. Bu yazıda, 258 Yapılmakta Olan Yatırımlar hesabına ilişkin özel fon mekanizmasının devam eden etkisini ele alıyoruz.
Enflasyon düzeltmesinin devam eden etkilerinden biri de, 258 Yapılmakta Olan Yatırımlar hesabına ilişkin enflasyon düzeltmesi farklarının izlendiği özel fon yapısının (uygulamada çoğunlukla 549 hesap) nasıl yönetileceği meselesidir. Bilindiği üzere, enflasyon düzeltmesinin ilk uygulamasında 258 hesap da diğer parasal olmayan aktif kalemler gibi düzeltmeye tabi tutulmuş; yatırım henüz tamamlanıp gelir üretmeye başlamamış olsa dahi, enflasyon katsayılarıyla oluşan artışlar bilançoya yansımıştır. Bu durum, özellikle yüksek tutarlı yatırım harcamaları bulunan işletmeler bakımından, “yatırım devam ederken enflasyon kazancı üzerinden vergi yükü doğması” yönündeki haklı eleştirileri beraberinde getirmiştir.
Yeni yasal düzenleme ve fon mekanizması
Bu eleştiriler üzerine, 30.10.2024 tarihli ve 32707 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan 7529 sayılı Kanun ile Vergi Usul Kanunu’nda değişikliğe gidilmiş; 258 Yapılmakta Olan Yatırımlar hesabının enflasyon düzeltmesinden kaynaklanan farklarının doğrudan dönem kazancına yansıtılması yerine, bilançonun pasifinde özel bir fon hesabında izlenmesi ve böylece vergisel etkinin ertelenmesi esasına dayanan bir sistem benimsenmiştir. Bu düzenleme uyarınca, özel fon hesabında izlenen tutarların, yatırımın tamamlanarak ilgili iktisadi kıymetin aktifleştirildiği hesap dönemi dâhil olmak üzere toplam beş hesap döneminde eşit taksitler hâlinde dönem kazancının tespitinde dikkate alınması; fon bakiyesinin ise her yıl yeniden değerleme oranında artırılması ve söz konusu tutarlara ayrıca enflasyon düzeltmesi uygulanmaması öngörülmüştür.
Sirküler ile gelen açıklamalar
Kanun değişikliği sonrası tebliğin uzun süre yayımlanmaması uygulamada ciddi tereddütlere yol açmış; bu tereddütlerin önemli bir bölümü ancak 15 ay sonra, 09.02.2026 tarihli sirküler ile giderilmiştir. Sirkülerde, VUK mükerrer 298/A-10 kapsamında yapılmakta olan yatırımlar hesabına ilişkin enflasyon düzeltmesi farklarının dönem kazancında dikkate alınmayarak pasifte özel fon hesabında izleneceği; bu tutarların, yatırımın aktifleştirildiği dönemden başlayarak izleyen dört dönemle birlikte toplam beş eşit taksitte kazanca alınacağı açıklanmıştır. Ayrıca özel fon hesabındaki tutarların her yıl yeniden değerleme oranında artırılacağı, bu hesaba ayrıca enflasyon düzeltmesi uygulanmayacağı ve 2025 yılı sonu artırımlarında 2025 yılı YDO olan %25,49 oranının esas alınacağı belirtilmiştir.
Sirkülerde açıklığa kavuşturulan bir diğer önemli husus, özel fon hesabında izlenen tutarların yeniden değerleme oranıyla artırılan kısımlarının ilgili iktisadi kıymetin maliyetine eklenemeyeceğidir. Bu tutarlar yalnızca özel fon hesabında izlenecek ve kanundaki beş yıllık taksitlendirme çerçevesinde kazanca alınacaktır.
Uygulamada belirsizlikler ve yaklaşım önerisi
Bununla birlikte, sirküler bazı temel uygulama başlıklarını açık bırakmıştır. Özellikle yeniden değerleme farklarının muhasebe kayıtlarında nasıl izleneceği, bu artışların defterlerde mi yoksa beyanname üzerinde mi dikkate alınacağı hususunda açık bir yönlendirme bulunmamaktadır. Bu nedenle muhasebe ve beyanname tekniğine ilişkin değerlendirmeler, mevcut düzenlemeler çerçevesinde önerilen bir uygulama yaklaşımı niteliğindedir.
Mevcut durumda ihtiyatlı görünen yöntem; ana fon tutarının ayrı izlenmesi, ilgili döneme isabet eden 1/5’lik kısmın defter kayıtlarında gelir etkisi yaratacak şekilde muhasebeleştirilmesi, yeniden değerleme artışının ise açık bir düzenleme bulunmadığından beyanname üzerinde ayrıca dikkate alınmasıdır. Ancak bu yaklaşımın nihai ve tartışmasız bir standart olduğu söylenemez. Bu nedenle mükelleflerin seçtikleri yöntemi çalışma kâğıtları ve hesap kırılımlarıyla belgelendirmesi, beyanname-defter uyumunu denetlenebilir hale getirmesi gerekir.
Sonuç olarak, 258 Yapılmakta Olan Yatırımlar hesabına ilişkin özel fon mekanizmasında temel çerçeve çizilmiş olsa da uygulama tekniğine ilişkin bazı kritik noktalar hâlen açıklığa kavuşmayı beklemektedir. Bu nedenle sürecin vergi etkisi kadar muhasebe kayıt düzeni ve beyanname uyumu bakımından da ihtiyatlı ve sistematik biçimde yönetilmesi önem taşımaktadır.
Sonraki yazıda: 2025–2027 döneminde tamamlanan yıllara sâri inşaat ve onarma işlerinde 2023 ve 2024 enflasyon düzeltmesi farklarının etkisini ele alacağız.