

















Merkez Bankası'nın verilerine göre bankacılık sektörünün toplam mevduatı, geçen hafta 776 milyar lira artarak 28,5 trilyon liraya yükseldi.
Finansal Kurumlar Birliği’nin 13. Olağan Genel Kurulu'nda konuşan Başkan Ali Emre Ballı, “Bundan önce olduğu gibi Türkiye’nin üretim gücüne, ihracat kapasitesine, istihdam yapısına ve hane halkının refahına katkı sağlamak için çalışmaya devam edeceğiz.” dedi.
TÜİK'in nisan ayı verilerine göre, aylık en yüksek reel getiri TÜFE ile indirgendiğinde yüzde 8,54 oranlarıyla külçe altında görüldü. Euro yüzde 3,83, mevduat faizi yüzde 0,2 yatırımcısına reel getiri sağlarken, BIST 100 endeksi yüzde 10,14, DİBS yüzde 7,6, dolar yüzde 0,26 kayba yol açtı.
Milletvekillerinin rezerv sorusuna futboldan örnek veren TCMB Başkanı Karahan, “5-2 biten maçın sonunda ‘2 gol yedik’ demezsiniz; 3 farkla kazandık’ dersiniz” diyerek rezervin eksi 60 milyardan pozitif seviyelere geldiğini vurguladı. Rezervdeki erimenin bittiğini kaydeden Karahan, “Ters yönlü hareket başladı” dedi.
Yabancı yatırımcı 19 Mart sonrasında sert satışlarına nisan ayı boyunca devam etti. MKK verilerine göre yabancının hisse, tahvil ve yatırım fonlarındaki toplam portföyü bir ayda yüzde 21,74 gerilerken en sert kayıp yüzde 47,5 düşen devlet tahvilleri portföyünde gerçekleşti.
Türk Ticaret Bankası yeniden faaliyete geçerken, bankanın ilk şubesi olan Avrupa Merkez Şube'nin açılışı için tören düzenlendi.
Bireysel Emeklilik Sistemi’nde 2025’in ilk 4 aylık döneminde katılımcı sayısı 17,3 milyona geldi, fon büyüklüğü 1,4 trilyon TL’yi geçti. İlk 4 ayda fon getirileri enflasyona paralel gerçekleşirken, sistemdeki altın yatırımlarının oranı yüzde 37’nin üzerine çıkarak tüm zamanların rekorunu kırdı.
Meclis Plan Bütçe Komisyonu'na bu yılın ilk sunumunu yapan Merkez Bankası Başkanı Fatih Karahan, mart ayında finansal piyasalarda yaşanan hareketlilik karşısında proaktif bir biçimde gerekli tedbirleri aldıklarını, gelecek dönemde de para politikasındaki kararlı duruşu sürdüreceklerini anlatarak, “Beklentiler, dezenflasyon süreci açısından risk unsuru olmaya devam etmektedir.” ifadesini kullandı.
Finansal piyasalarda 19 Mart sonrası başlayan ve TL’ye güveni azaltan sarsıntı sonrası Merkez Bankası’nın hamleleri ilk önce en kısa vadeli mevduat faizlerini yukarı iterken yüksek faizlerin bir süre daha devam edeceğine inanç bankacılık sektöründe 3 aya kadar vadeli mevduat faizlerini de yükseltti.